Türk Hukukunda Adi Ortaklıklar, Türk Borçlar Kanunu’nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Adi Ortaklık, ticaret hukuku derslerinin ortaklıklar bölümünde ilk incelenen, oldukça kolay bir biçimde kurulabilen ve girişim projeleri bakımından önemli bir yere sahip olan ortaklık türüdür. Yazımız boyunca bu ortaklık türünü tanımlayacak ve başlıklar halinde kısa bir biçimde özetlemeye çalışacağız.
Yazımızda yer alacak başlıklar şu şekildedir:
- I- Adi Ortaklığın Tanımı ve Unsurları
- II- Adi Ortaklığın Özellikleri
- III- Adi Ortaklığın Yönetimi ve Temsili
- IV- Ortakların Hakları ve Borçları
- V- Ortaklıktaki Değişiklikler
- VI- Adi Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarılma
- VII- Adi Ortaklığın Sona Ermesi
–
I- Adi Ortaklığın Tanımı ve Unsurları
Adi ortaklık sözleşmesi, TBK m. 620’de “iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Ortaklıklar hukuku bakımından temel sayılması ise “Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır.” hükmüne dayanmaktadır.
Adi ortaklığın kurulmuş olması için birtakım unsurlara sahip olması gerekmektedir. Şimdi bu unsurları 5 başlık halinde inceleyelim:
–
Kişi Unsuru
Adi ortaklık genelde birbirini tanıyan ve birbirine güven eşit durumda olan ortaklar tarafından kurulur. Adi ortaklıkta kişiler gerçek veya tüzel kişi olabilirler. Ortakların tam ehliyetli olması, sınırlı ehliyetlilerin ise yasal temsilcilerinin rızasının olması aranmaktadır.
“
Sermaye Unsuru
Sermaye payı ortaklık ile güdülen müşterek amaca ulaşılabilmesi yolunda bir ortağın üstlenmesi gereken katkı şeklinde tanımlanabilir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı sürece, katılım payları, birbirine eşit ve ayrıca ortaklığın amacının gerektirdiği önem ve nitelikte olmalıdır. Para alacak veya başka bir mal ya da emek sermaye olarak ortaklığa getirilebilir. Ortaklardan biri bir malın mülkiyetini de getirebilir. Bu hususta mülkiyetin geçirilmesi kuralları geçerlidir. Sermaye koyma borcu sözleşmenin akdedilmesiyle birlikte veya ortak daha sonra ortaklığa katılacaksa ortak sıfatının iktisabıyla ortaya çıkar.
Bir ortak tarafından zamanında ve gereği gibi yapılan ifa teklifi diğer ortaklar tarafından kabul edilmezse, reddeden ortaklar, hem alacaklı temerrüdüne hem de borçlu temerrüdüne düşer. Sermaye koyma borcunda temerrüt durumunda ilk başvurulabilecek yol ortakların veya onların adına yöneticinin açacağı ifa davasıdır. Sözleşmede öngörülmüşse cezai şart da istenebilir. Taahhüt edilen sermaye nakitse temerrüt faizi veya aşkın zarar talep edilebilir.
“
Sözleşme Unsuru
Adi ortaklık sözleşmesi rızai bir sözleşme olup sürekli borç ilişkisi niteliği taşır. Adi ortaklık sözleşmesi için herhangi bir şekil şartı öngörülmemiştir. Adi ortaklık sözleşmesinin kurulması için her bir ortağın irade beyanının tüm diğer ortaklara yöneltilmesi gerekir.
“
Müşterek Amaç Unsuru ve Ortaklığın Konusu
Adi ortaklık ilişkisine katılan kimselerin müşterek bir amaç etrafında toplanmaları, ortaklık sözleşmesinin temel unsurudur. Müşterek amaç, iktisadi bir amaçtır veya daha dar anlamda kazanç paylaşma amacıdır. Diğer amaçlarla adi ortaklık kurulması mümkün değildir. Ancak dernek kurulabilir. Adi ortaklığın bir ticari işletme işletmesi ortakların tacir sıfatı kazanmalarına neden olur.
“
Affectio Societatis
Ortakların aynı zamanda ortaklık amacının gerçekleştirilmesine yönelik olarak, eşit durumda ortaklık faaliyetlerine katılma ve bu yolda diğer ortaklarla iş birliği yaparak, aralarında altlık üstlük ilişkisi olmaksızın onlarla birlikte çaba sarf etme niyet ve iradesine de sahip olmalarıdır.
“
II- Adi Ortaklığın Özellikleri
- Adi ortaklığın özellikleri arasında incelenecek en önemli hususlardan biri adi ortaklığın ticaret ortaklarından farklı olarak herhangi bir tüzel kişiliği bulunmamaktadır ve iflasa da tabi değildir. Bu sebepten dolayı adi ortaklık kendi adına hak ve borç iltizam edemez, davacı veya davalı olamaz. Ortaklık aleyhine açılmak istenen davalar tüm ortaklar aleyhine, ortaklık lehine açılacak davalar da tüm ortakların katılımı ile açılmalıdır.
- Adi ortaklıkta ortak konumu kolaylıkla devredilemez ve mirasçılara geçmez.
- Ortaklar ortaklık borçlarından dolayı şahsen, müteselsilen ve sınırsız olarak sorumludur.
- Ortaklar ortaklığı kural olarak bizzat yönetirler.
“
III- Adi Ortaklığın Yönetimi ve Temsili
TBK m. 624’e göre “Ortaklığın kararları, bütün ortakların oybirliğiyle alınır. Sözleşmede kararların oy çokluğuyla alınacağı belirtilmişse çoğunluk, ortak sayısına göre belirlenir.” Ortaklar yönetim ve temsil yetkilerini bir veya daha fazla sayıda ortağa veya üçüncü bir kişiye devredebilirler. Olağan işleri yöneticiler tek başlarına yapabiliyorken, olağanüstü işleri yönetici olsun olmasın tüm ortaklar oybirliği ile karar alarak yapmalıdır. Haklı bir sebep olmaksızın yönetim yetkisi kaldırılamaz veya sınırlandırılamaz.
Adi ortaklıkta temsilen davranan ortağın temsil yetkisi yok ve diğer ortaklar da bunun yaptığı işleme onay vermezlerse, kural olarak yetkisiz temsil kuralları uygulanamaz. Çünkü işlemi yapan ortak, aynı zamanda işlemi kendi adına da gerçekleştirmiştir. Bu nedenle üçüncü kişi, ona başvurarak ifayı talep edebilir.
Adi ortaklıkta olağan işlemler bakımından idareci ortağın aynı zamanda temsilci olduğu karinesi işler. Buna karşılık temsil yetkisine sahip yönetici ortağın yapacağı önemli tasarruf işlemlerine ilişkin yetkinin, bütün ortakların oybirliğiyle verilmiş olması ve yetki belgesinde bu hususun açıkça belirtilmiş olması şarttır.
“
IV- Ortakların Hakları ve Borçları
Adi ortaklıkta, ortakların en önemli yükümlülükleri, rekabet yasağı ve özen borcudur. Rekabet yasağı TBK m. 626’da “Ortaklar, kendilerinin veya üçüncü kişilerin menfaatine olarak, ortaklığın amacını engelleyici veya zarar verici işleri yapamazlar.” şeklinde yer almaktadır. Özen borcu ise yine TBK m. 628/II’de açıklanmıştır. Ortaklar bakımından bir başka yükümlülük ise ortaklık işleri için yaptığı giderlerden veya üstlendiği borçlardan dolayı diğer ortakların, ilgili ortağa karşı sorumlu olurlar.
Ortakların hakları içerisinde de denetleme hakkı ve elde edilen kar ve zararın paylaştırılması hakları bulunmaktadır. Denetleme hakkı, yönetim yetkisi olmasa bile her ortağın ortaklığın işleyişi hakkında bilgi alma, defter ve kayıtlarını inceleme, bunlardan örnek alma ve mali durum hakkında özet çıkarma haklarını içermektedir. Ortaklar elde edilen kar ve zararın paylaşılması bakımından eşit hakka sahiptirler.
“
V- Ortaklıktaki Değişiklikler
Adi ortaklığa yeni bir ortak alınması için, ortaklığa katılacak üçüncü kişi ile diğer ortaklar veya temsilcileri arasında bir katılma sözleşmesi yapılmalıdır. Diğer bir şart ise yeni ortağın alınmasının tüm ortakların rızasına bağlı olmasıdır. Yeni katılan ortak, ortaklığın bütün malları ve borçları üzerinde diğer ortaklarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olur.
Ortaklığa bir ortak alınması dışında alt katılım başlığı düzenlenmiştir. Alt katılım ortaklardan birinin tek taraflı olarak bir üçüncü kişiyi ortaklıktaki payına ortak etmesidir.
“
VI- Adi Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarılma
Adi ortaklığın sona ermesi başlığından hemen önce bir ortağın bakış açısından bakarak ortak için ortaklığın bitmesini yani çıkma ve çıkarılmayı incelemek istiyorum. Çıkma bir ortağın ortaklık ilişkisinden kendi tek taraflı iradesiyle ayrılmasıdır. Buna karşılık çıkarılma ise ortağın kendi iradesi dışında ortak sıfatının elinden alınmasıdır.
Bir ortağın:
- Fesih bildiriminde bulunması,
- Kısıtlanması,
- İflası,
- Tasfiyedeki payının cebrî icra yoluyla paraya çevrilmesi,
- Ölmesi,
hâlinde sözleşmede ortaklığın diğer ortaklarla devam edeceğine ilişkin bir hüküm varsa, bu durumlardan biri gerçekleştiğinde, o ortak veya temsilcisi ya da ölen ortağın mirasçısı ortaklıktan çıkabilir veya diğer ortaklar tarafından yazılı olarak yapılacak bir bildirimle ortaklıktan çıkarılabilir. Çıkma için ise herhangi bir şekil şartı öngörülmemiştir.
Çıkma ve çıkarılmanın iç ve dış ilişkide sonuçlarını incelersek;
İç ilişkide çıkma, çıkma beyanının ortaklara ulaştığı anda, çıkarılma ise yazılı çıkarılma beyanının çıkarılan ortağa ulaştığı anda hüküm ve sonuçlarını doğurur. Buna karşılık dış ilişkide ortaklıkla işlem yapan üçüncü kişilere karşı durumun derhal bildirilmesi gerekir.
“
VII- Adi Ortaklığın Sona Ermesi
Sona erme nedenleri TBK m. 639’da sıralanmıştır. Bu başlıkları genel olarak sıralayacağız. Ancak açıklanması gereken birkaç hususa da değinmeden geçmek istemiyoruz.
A) Ortaklık Sözleşmesinde Öngörülen Ortak Amacın Gerçekleşmesi veya Gerçekleşmesinin İmkansız Duruma Gelmesi
B) Ortaklardan Birinin Ölmesi (Mirasçılarla Sürdürülmesine Dair Hüküm Yoksa)
C) Sözleşmede Ortaklığın Devam Edeceğine İlişkin Bir Hüküm Yoksa
1. Kısıtlanma
2. İflas (Adi ortaklık tüzel kişi olmadığından iflasa tabi değildir.)
3. Ortağın Tasfiyedeki Payının Cebri İcra Yolu ile Paraya Çevrilmesi
D) Bütün Ortakların Oybirliği ile Karar Vermesi
E) Ortaklık için Kararlaştırılan Sürenin Bitmesi
F) Haklı Sebeple ve Mahkeme Kararıyla Ortaklığın Feshi
Haklı sebeple adi ortaklığın sona erdirilebilmesi için, ortağın mahkemeden dava yoluyla talepte bulunması gerekir. Haklı sebep, ortaktan artık ortaklık ilişkisine devam etmesinin objektif bakımdan beklenemeyeceği veya ortaklık amacına ulaşma olanağına kuvvetli olumsuz bir etki yapan sebeptir.
G) Feshi İhbar Suretiyle Ortaklık İlişkisinin Sona Erdirilmesi
Feshi ihbar, ortaklardan birisi tarafından diğer ortaklara yönelik açık bir irade beyanı ile ortaklık ilişkisinin sona erdirilmesi demektir. İhbar süresi 6 ay olarak belirlenmiştir.
Son olarak sona eren adi ortaklığın sonuçları ve tasfiyesine değinerek yazımı noktalıyorum.
Ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ortaklık malvarlığı paraya çevrilir ve alacaklar tahsil edilir. Katılım payları iade edilir. Ortaklık borçları ödenir. Ortakların getirmiş oldukları sermaye iade edilir. Bu şekilde sermayeler de dağıtıldıktan sonra likit olarak geriye kalan ortaklık malvarlığının tasfiye karı ortaklara dağıtılır.
“
Kaynakça
- Şener, Oruç Hami. Ortaklıklar Hukuku. 4. Baskı, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2019
- Bahtiyar, Mehmet. Ortaklıklar Hukuku. 13. Baskı, İstanbul, Beta Yayıncılık, , 2019
[zombify_post]
0 Yorum