Rekabet hukuku, serbest hukuk düzenini destekleyen ve adil sürdürülmesini amaçlayan, firmaların rekabete aykırı yaklaşımını engelleyip, düzenleyen bir hukuk dalıdır. Birtakım kurallardan meydana gelir. Rekabet (ani-tröst) kurallarıyla yönetimler, ekonomiyi düzenlemeyi ve piyasa rekabetini arttırmayı amaçlar. Peki anti-tröst nedir? Anti-tröst yasaları genel olarak rekabet yasaları olarak adlandırılır.Tröst ve kartel oluşumunu engellemek, tüketicilerin haklarını denetlemek, serbest piyasa işleyişini muhafaza etmek ve haksız rekabete engel olmak amacıyla çıkartılan yasalardır.
Rekabet kurallarının bazı temel amaçları vardır. Şirketler arasındaki rekabeti olumsuz etkileme olasılığı olan eylemlerin ve anlaşmaların önlenmesi, rekabete negatif etkisi muhtemel birleşme, devralma veya ortaklaşmanın önlenmesi, bir şirketin ileri düzeyde avantajlı konuma geçerek herhangi bir piyasada tekelleşmesini sağlama ihtimali olan kararların önlenmesi bu amaçlardan bazılarıdır.
Rekabetin öneminden bahsetmemiz gerekirse, serbest piyasa ekonomisi olarak adlandırılan, devletin bağımsız kuruluşlara bıraktığı ekonomi modelinde, sağlıklı ve adil bir sistemin dönmesi için rekabetin korunması ve öneminin kavranması oldukça mühimdir.
Şirketlerin rakip firmalarla bilgi paylaşmaları, üretim sınırlandırma anlaşmaları, şartlı arz anlaşmaları yapmaları, patent, know-how(bir işin nasıl yapılacağı konusundaki sırları, püf noktaları bedel karşılığında aktarımı teknolojiyi ve tecrübelerini pazarlaması) ve marka kullanmaları, dağıtıcı ve müşterileri seçmeleri ya da işlerine son vermeyi, birleşme veya devralma faaliyetleri, rekabet hukuku kurallarını ihlal etme olasılığı olan faaliyetler arasındadır. Bunlar gibi işlemlerde ortaya çıkabilecek muhtemel hak ihlalleri ve sorunlara etik ve adil biçimde müdahale edilebilmesi için, firmaların rekabet kurallarına hakim olmaları ve sektördeki ilişkilerini bunlara bağlı kalarak hareket etmeleri gerekmektedir.

Devlet çeşitli yasal düzenlemelerle rekabetin korunması için gerekli önlemleri almaktadır. Bu şekilde konu ile ilgili sınırlandırmalar getirmektedir.
Günümüzde bu yasal düzenlemeler çoğunlukla 4054 sayılı rekabetin korunması hakkında kanun, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve Rekabet Kurulunun tebliğlerinde toplanmaktadır.
4054 sayılı Kanun genel olarak belirli hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaları, hakim durumun kötüye kullanılmasını; Rekabet Kurul’unca çıkartılacak tebliğlere aykırı birleşme ve devralmaları yasaklar.
6102 sayılı Kanun genel olarak ticari şirket ortaklıklarında ortak ve/veya yöneticilerin ve acentelerin rekabetlerini düzenler.
TTK’nın 230. maddesinde kolektif şirket ortaklarının, 311. maddesinde komandit şirket ortaklarının, 396. maddesinde anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin, 626. maddesinde de limited şirket müdürlerinin rekabet yasaklarını düzenlemiştir.
Rekabetin sınırlandırılması ile ilgili düzenlemeler 4054 sayılı Kanun ile düzenlenmiş iken, rekabet yasakları ile ilgili düzenlemeler esas olarak Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre düzenlenmektedir. Bu ikisi arasında benzerlikler ve farklılıklar mevcuttur. Özetle rekabet yasakları kanun ve sözleşme hükümlerine aykırı olarak rekabet ihlallerinin engellenmesi şeklinde açıklanabilir.
Rekabeti engelleyici faaliyetleri ortadan kaldırmak ve serbest piyasa ekonomisine göre işleyişi sağlamak amacıyla, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun uyarınca Rekabet Kurumu kurulmuştur. Kurumun icra organı, Rekabet Kuruludur. Rekabet Kurulu üyeleri farklı merciler tarafından seçilmektedir. Kurul biri başkan, biri ikinci başkan olmak üzere 11 üyeden oluşur. Rekabet Kurumu piyasayı etkileyecek kararları, Rekabet Kurulu kararları ve Rekabet Kurulunun yayınladığı tebliğler aracılığı ile gerçekleştirmektedir. Rekabet Kurumunun teşkilatı, yönetim ve çalışma kural ve yöntemleri 07.12.1994 tarih ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un 62. Maddesi gereğince hazırlanan Yönetmelik ile belirlenir.
Rekabet Kurumu tamamen bağımsız bir şekilde görevini ifa etmektedir ve kurumsal yapı olarak Rekabet Kurulu, Başkanlık, Ana Hizmet Birimleri, Yardımcı Hizmet Birimleri ve Danışma Birimlerinden oluşmaktadır.
Sonuç olarak arzın talebe yetişemediği serbest piyasa ekonomisinde, teşebbüslerce bir çeşit ekonomik mücadele olarak gerçekleştirilen rekabetin; yine bu teşebbüslerce tekel olup piyasada hakim durum yaratma çabasının önlenmesi önem arz etmektedir. Bunun adil ve etik bir düzlemde yapılabilmesi için gerekli maddeleri ve kuralları bilmek oldukça mühimdir.
–
Kaynakça
- Manav, A. E. “İş Hukukunda Rekabet Yasağı Sözleşmesinin Geçerlilik Koşulları.” Türkiye Barolar Birliği Dergisi, S 87 (2010): 322-364.
[zombify_post]
0 Yorum