Genel

Yaşasın Kadınlar: Bizi Kim Öldürmekte?

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Gülsüm Kav tarafından yazılan "Yaşasın Kadınlar", kadına şiddetin izlerini sürerken hukuki çözümleri de ele alıyor.4 min


54

Türkiye'de kadın cinayetlerinin görülme nedenlerinin ve çözüm yollarının "Türkiye'de kadın cinayeti" dendiğinde akla gelen birçok vakayla pekiştirilerek sunulduğu bir kitap şubat ayında rafları aldı: Yaşasın Kadınlar. Araştırma-inceleme türündeki bu kitaptan elde edilecek telif geliri, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun çalışmalarına ayrılacak. Nitekim kitap bizzat bu platformun genel sekreteri Gülsüm Kav tarafından kaleme alındı. Peki kimdir Gülsüm Kav?

https://www.marieclaire.com.tr/utopyadir-bir-kadin/

Gülsüm Kav, 2010 yılında kurulmuş olan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun kurucularından ve bu platformun genel sekterliği görevini üstlenmiş bir uzman doktor. Bu platform altında çalışma yürüten birçok kadınla birlikte kadın cinayetlerini öncelikle durdurma, önlenememiş cinayetleri duyurma ve en nihayetinde engelleme hedefleriyle mağdur ailelerin sesi oluyor ve Türkiye'deki kadın cinayetleri verilerini biriktiriyor. (Daha fazla bilgi için platformun internet sitesine buradan ulaşabilirsiniz.) Gülsüm Kav'ın Yarın gazetesi dahil olmak üzere başkaca yayın organlarında yazıları mevcut. Kendisini, özellikle son yıllarda İstanbul Sözleşmesi bağlamında, televizyonlarda görmeniz de hayli mümkün. Çizdiği çizginin doğrultusunda sokaklarda görmemiş olmanızın ise imkanı yok.

Kitap, kadın cinayetleriyle olan savaşındaki tecrübelere dayanıyor. Attığı adımları tek tek sıralamış, açıklamış ve önemli yerlerin altını çizmiş Gülsüm Kav. Kadın cinayetlerine dair sosyal, kültürel, ekonomik ve tarihi sebepler, bu kitapta gözler önüne serilmiş.

Kitapta size çok kıymetli sorular sorulacak ve sizler de olayları sorgulayacaksınız. Kavramda kadın cinayeti yerine kadın katliamı tercih edilseydi neler gözardı edilirdi, cinskırım denseydi hangi gerçekler örtbas edilirdi? Türkiye'deki kadın cinayetlerin yıllara dağılan grafiğine bakıp neden 2011'de bir düşüş olduğunu, daha sonra nerede hangi hatanın yapıldığı ve bir anda önüne geçilememiş bir yükselme grafiğinin çizildiğini merak edeceksiniz ve hepsine yazarın kendisinden bir cevap bulacaksınız.

Aslında birçok sorunumuzun çözümünün İstanbul Sözleşmesi olduğunu çıktığı programlarda ve sosyal medyada dile getiren Gülsüm Kav, sözleşmeyi kitapta da vurgulamakta. Sözleşmenin ülkemizde fiilen uygulanmamış olmasına rağmen etkisini hangi yönde nasıl gösterdiği, sözleşmenin gücü, sözleşme kapsamında ele alınan konular detaylıca yer almakta. İstanbul Sözleşmesi üzerine yazdığımız bir yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Kanaatimce kitaptaki en can alıcı sorulardan biri, "Bizi kim öldürmekte?" sorusu. Kadınların bunca süredir maruz kaldığı  muamelenin sebebi zihniyet mi? Bu çerçevede erkek "kurban" mı? Peki bu soyut durumlar kadınların dövüldüğü, öldürüldüğü somut sonuçları bizzat oluşturabilir mi? Elbette hayır. Döven, öldüren erkektir. Elbette burada kast edilen, bir toplumsal cinsiyet rolü olarak erkektir. Belirli bir zihniyetten etkilenerek ölümlerin gerçekleştiğini söylersek, burada suçlu zihniyet mi? Varsayımda öyle olsun, zihniyet değişirse kadın cinayetleri son bulacaksa, erkek aklı kendi kararlarını alamayan bir unsur olarak karşımıza çıkmaz mı? Cinsiyetçi sorunlara cinsiyetçi cevaplar mı üreteceğiz? Zihniyetin suçlandığı bir ortamda iyi niyet suistimal edilir mi?

Zihniyet kavramıyla ilgili olarak Yaşasın Kadınlar kitabında ilgi çeken bir mesele daha var. Gülsüm Kav, şiddetin bireysel olamayacağından bahsediyor. Bir dönem gibi toplumsal olarak şiddetten arınılacağını anlatıyor. Şiddetin kaynağını toplumdan aldığını söylemekte, özet olarak. Peki bu zihniyet-birey başka bir deyişle somut-soyut fikir çatışmalarında bizi nereye taşıyor?

Bir hukukçu olarak kitapta beni en çok yaralayan sayfalardan birinden bahsetmek istiyorum. Ülkemizde görülmüş kadın cinayetlerinin de birer birer incelendiği kitapta Ceren Damar davasında sanığın indirim alabilmek için aralarında ilişki olduğunu iddia etmesi üzerine sorulan sorular yargı sürecine yönelik güçlü eleştiriler doğurabilecektir. Bizzat kitaptan alıntılamak istediğim bir soru var: "Ya da hangi erkek maktulün arkasından yargı sürecinde cinsiyetçi indirimleri almak için kullanılan böyle bir ifade verilirdi?". Zihniyetin yargı sistemimizi nasıl kavrayabildiğini gösteren bu soru, bir kadın gözünden gayet korkutucu ama İstanbul Sözleşmesi'nden haberdar olanlar içinse çözülemeyecek bir mesele değil.

Ben Yaşasın Kadınlar'a konunun arkaplanını öğrenmek için duyduğum büyük açlıkla başladım. Bitirdiğimde ise bilgiye daha da açtım. Kuralı bilmek elbette çok önemli fakat suistimale müsait olan bir konunun kurallarının nasıl uygulandığını bütün açıklığıyla hatta özellikle çirkin yanlarıyla bilmek istedim. Yargının sorunun çözümünde kuvvetli bir araç olması sebebiyle kadın cinayetleri meselesinde her hukukçunun Gülsüm Kav'ın tecrübelerinden kendine pek çok faydalı ders çıkarabileceğini düşünüyorum.

Yazıda sorulmuş birçok sorunun cevabıyla birlikte, konu hakkındaki fikirlerinizi de yorumlarda görmekten mutluluk duyarız.

Kitaba dair soruları yazar Gülsüm Kav, 5 Nisan 2020 Pazar günü saat 16.00'da #KoronaGünlerindeKadınlarİçin başlığı altında platformun Instagram hesabında (@kadincinayetlerinidurduracagiz) yanıtlaycak.

Kaynakça

  • Kav, Gülsüm. Yaşasın Kadınlar: Türkiye'de Kadın Cinayetlerinin Gerçeği ve Çözüm Yolları. İstanbul: Doğan Kitap, 2020.

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

54

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.