1924’ten 2020’ye

Takvimlerden 20 Nisan. Bugün, yeni Türkiye Cumhuriyeti modern Anayasasına kavuşmuştur. 1924 Anayasası'nın kabulünün 96. yılı kutlu olsun!5 min


26

Bu içerik Latif Sezgin, Batuhan Yeredoğdu ve Büşra Yıldırım tarafından hazırlanmıştır.

Takvime bakınca 20 Nisan olduğunu görüyoruz. Bugün Türkiye Cumhuriyeti yeni bir Anayasaya kavuşmuştur. Bugüne kadar ülke, 20 Ocak 1921’de kabul edilmiş ve cumhuriyetin ilan edildiği gün bazı maddeleri değiştirilmiş olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile idare ediliyordu.

İkinci dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçildikten hemen sonra, yeni bir anayasa yapma sorunuyla karşı karşıya kalmıştı. Zira, 1876 Kânûn- ı Esasîsi resmen ilga edilmemişti. 1921 Teşkilât-ı Esasîye Kanunu da yeni bir devletin ihtiyaçlarını karşılayacak derecede ayrıntılı değildi.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi, yeni bir anayasa yapmak için özel olarak seçilmiş bir “kurucu meclis” değildi. Anayasa tasarısı Kânûn-ı Esasî Encümeni  tarafından hazırlandı. Hazırlanan tasarı Genel Kurul’a sunuldu. Yeni Teşkilât-ı Esasîye Kanunu 20 Nisan 1924 günü kabul edildi.

Yeni Anayasa (1924 Anayasası), tam bir parlamenter devlet teşkilatlanmasına imkan vermekteydi. Bu Anayasa’ya göre egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milleti’nin idi. Türkiye Büyük Millet Meclisi milletin yegâne ve hakiki temsilcisi olup millet namına bu egemenliği kullanmaktaydı. TBMM’nin üstünde veya ona eşit güçte herhangi bir organ yoktu. TBMM millet tarafından dört yıl için seçilmiş milletvekilleri tarafından oluşmaktaydı. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanlığı makamına ve Bakanlar Kurulu’na verilmişti. Cumhurbaşkanı TBMM Meclisi tarafından ve kendi üyeleri arasından bir dönem için seçilmekteydi. Yargı görevi bağımsız mahkemelere verilmişti. Cumhurbaşkanı kanunlardan ve hükümet kararlarından sorumlu değildi. Başbakanı; TBMM üyeleri arasından Cumhurbaşkanı seçer, diğer bakanlar da başbakan tarafından seçilirdi.

1921 Teşkilatı Esasiye her ne kadar ilk Anayasamız sayılsa da Anayasa olma dolayısıyla çok doğal bir şekilde dönemin koşullarına göre bazı eksiklikler barındırmaktaydı.1921 Anayasası’nda kişi hak ve özgürlüklerine yer verilmiyor iken 1924 Anayasası’nda kişi hak ve özgürlüklerine yer verilmiştir. Keza 1924 ile yukarıda da bahsettiğimiz özelliklerden görülecektir ki o eksiklikler bir bir tamamlanıyordu.

Tabii bununla beraber bildiğimiz üzere 1961 ve 1982 Anayasalarımız’da da olmak üzere, zamanla birçok değişikliğin yaşanmasına rağmen, totalde dört tane T.C. Anayasamız mevcuttur. İsterseniz genel bir girişten sonra 1924’ten 2020’ye kadar olan süreçte Anayasamız’da neler yaşandığını inceleyelim.

1924-1961 Anayasaları

1961 yılına gelindiğinde mevcut Anayasa’nın yeterli olmadığı düşünüldü ve yeni bir Anayasa hazırlandı. 1961 Anayasası ile 1924 Anayasası’nda yaşanan aksaklıkların yaşanmaması amaçlanmaktadır. Bu sebeple bir takım yeni mekanizmalar getirilmiştir. TBMM’nin sınırsız bir şekilde kullandığı yetkileri kısıtlamak amacıyla meclis, Millet Meclisi ve Senato olmak üzere ikili hale getirilmiştir. İkinci meclis parlamentoyu belli bir ölçüde denetleme hakkına sahipti. İki meclisli yapı sayesinde daha geniş bir tartışma ortamı oluşturuldu. Ayrıca 1961 Anayasası ile Anayasa Mahkemesi kurulmuştur. Bu mahkeme TBMM’nin yaptığı yasaların Anayasa’ya uygunluğunu denetleme hakkına sahiptir. 1961 Anayasası’nda hükümet sistemi tipik bir klasik parlamenter sistemdir. Yürütme iki başlıdır  (Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu) ve yürütmenin TBMM’ye karşı sorumlu olan kanadı Bakanlar Kurulu’dur. 1961 Anayasası ile Cumhurbaşkanı 7 yılda bir, Milletvekilleri ise 4 yılda bir seçiliyordu. Buradaki amaç Cumhurbaşkanı’nın farklı çoğunluklarla çalışması, böylelikle tarafsızlığın sağlanmasıydı. Yine tarafsızlığın sağlanması için Cumhurbaşkanı’nın seçildikten sonra partisiyle ilişkisini kesmesi gerekiyordu. 1961 Anayasası özgürlükçü bir anayasadır. Sendika kurma, grev, asgari ücret, toplu iş sözleşmeleri gibi haklar ilk defa 1961 Anayasası ile tanınmıştır. Hukuk devleti ilkesi, demokratik devlet ilkesi, sosyal devlet ilkesi ve insan haklarına dayanan devlet ilkesi ilk defa 1961 Anayasası ile Türk hukukuna girmiştir.

Bir ülkede adaletin ve demokrasinin sürdürülebilmesi için hukuk devleti ilkesinin benimsenmesi şarttır. Bu sebeple 1961 Anayasası “idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” demiştir. Ayrıca hakim ve savcıların bağımsızlığının sağlanması amacıyla Yüksek Hakimler Kurulu ve Yüksek Savcılar Kurulu oluşturulmuştur. 1924 Anayasası milliyetçi devletten bahsederken 1961 Anayasası Türk milliyetçiliğinden bahseder. “Türkiye Cumhuriyettir” ilkesi aynen mevcuttur. “Egemenlik milletindir” ilkesi de keza vardır. “Egemenlik, kanunlarla yetkili organlarca kullanılır” denilmektedir.

Genel olarak toparlarsak; yasama, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Senatosu’na, yürütme ise Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu’na, yargı da  bağımsız mahkemelere verildi. 1924 Anayasası’nda seçmen yaşı vardır, 1961 de ise yoktur. 1961 Anayasası’nda “seçimler eşit, gizli, tek dereceli oy sisteminde olur” denmektedir. 1924 Anayasası’nda açıkça yukarıda da bahsettiğimiz gibi belirtilmeyen hukuk devleti, bu Anayasa’da açıkça belirtilmiştir. 1961 Anayasası yasaların uygunluğunu denetleme yetkisini Anayasa Mahkemesi’ne vermiştir. 1961 ile sosyal devlet ilkesi Anayasamıza girmiştir. Temel hak ve özgürlükler en geniş biçimde bu Anayasa’da yer alır. 1961-1924′ den farklı olarak güçler ayrılığını net biçimde ortaya koyar.

1961-1982 Anayasaları

1961 Anayasası ile 1982 Anayasası’nın  öncelikli olarak benzerliklerine bakarsak;

Askeri müdahale ile oluşmuşlardır. Anayasalar yürürlüğe girmeden önce halk oyuna sunulmuşlardır. Her iki Anayasa’nın sivil kanadının yetkileri sınırlıydı. Bakanlar Kurulu’nu kurma, düşürme yetkileri yoktu. Her iki Anayasa da bir askeri bir sivil kanadın oluşturduğu kurallar aracılığıyla yapılmıştır.

1961 Anayasası Askeri kanat: Milli Birlik Komitesi, Sivil kanat: Temsilciler Kurulu. 1982 Anayasası Askeri kanat: Milli Güvenlik Komitesi, Sivil kanat: Danışma Meclisidir.

1982 Anayasası ve 1961 Anayasası’nın farklılıklarına bakacak olursak;

1961 Anayasası’nda yer alan Sivil Kanat (Temsilciler Kurulu) daha temsili nitelik taşırken, 1982 Anayasası’nda Sivil Kanat tarafına Danışma Meclisi’nin üyeleri atanmıştır.

CHP, CKMP 1961 Anayasası’nın hazırlanmasında rol alırken 1982 Anayasası’nda yani Danışma Meclisi’nde hiçbir siyasi parti yoktur. Danışma Meclisi daha çok bürokratik bir görevdedir. Temsilciler Meclisi, Danışma Meclisi’nden daha yetkiliydi.

1961 Anayasası’nda halk oylamasında ne olacağı belliyken (Anayasa kabul edilmez ise yeniden seçim yapılacak ve yeni Temsilciler Meclisi kurulacaktı.) 1982 Anayasasında böyle bir hüküm yoktur.

Genel olarak özetlediğimizde günümüze kadar yaklaşık 100 yıl boyunca Anayasamız birçok durum ve değişiklikle karşı karşıya kalmıştır. Bizlerin en büyük dayanağı olan Anayasalarımızın yine uzun yıllar boyunca bizimle beraber kalacağını düşünerek , 1924 Anayasamızın kabulünün 96. yılı kutlu olsun diyoruz.

Kaynakça

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

26

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.