İnternet ortamına erişimin gelişen teknolojiyle kolaylaşması bireylere çeşitli faydalar sağlasa da kimi zaman olumsuz etkiler de meydana getirebilmektedir. Sosyal medya aracılığıyla elde edilen güç ve kontrol duygusu bireylere normal hayatta yapmayacakları veya yapmaktan korkacakları şeyleri yaptırabilmektedir. Sosyal medyanın bireyler üzerindeki en büyük psikolojik özelliği “kişinin kendi ev ortamında kendisini özgür hissetmesi” olarak ifade ediliyor.[1] Bireylerin özgürlüklerinin sınırını elde ettikleri güçle kaybetmeleri sosyal medyada sıklıkla hakaret suçunu karşımıza çıkarıyor.
İfade özgürlüğü ve hakaret suçu arasında ince bir çizgi vardır. İfade özgürlüğü gerek anayasada gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)’yle koruma altına alınan temel hak ve özgürlüklerdendir. Ancak ifade özgürlüğünün de sınırları vardır. Birçok hak ve özgürlük gibi ifade özgürlüğü de meşru bir amaçla, demokratik bir toplumda orantılı ve zorunlu olmak koşuluyla ve kanunla sınırlanabilir. [2]
Kişiler ifade özgürlüğü kapsamında kendilerini diledikleri araçlarla ve diledikleri biçimde ifade edebilirler. Ancak AİHS’de de ifade edildiği gibi, ifade özgürlüğü başkalarının şöhret ve haklarının ortadan kaldırılmasına imkan vermez. İfade özgürlüğü, bireylerin toplum içindeki saygınlıklarını sarsabilecek nitelikteki davranışları kapsamaz.[3]

Türk Ceza Kanunu’nda Hakaret Suçu
Hakaret suçu Türk Ceza Kanunu’nda Şerefe Karşı Suçlar başlığı altında 125 ve 131 maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Madde 125– "(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır."
Kanun maddesinden hareketle hakaret suçuyla korunan hukuki değer kişinin şeref, onur ve saygınlığıdır. Bunlar aynı zamanda suçun konusunu da oluşturmaktadır. Madde gerekçesinde: “Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığıdır.” biçiminde açıklama yapılmıştır.[4]

Suçun faili ancak gerçek kişiler olabilir. Gerçek kişinin hakaret suçundan dolayı sorumlu tutulabilmesi ise ceza ehliyetinin bulunmasına bağlıdır. Akıl hastalığı, yaş küçüklüğü, geçici bir nedenin varlığı sebebiyle davranışlarını yönlendirme yeteneği olmayan kişiler hakaret suçunun faili olsalar bile cezalandırılmaları olanaklı değildir.[5]
Suçun mağduru ise herhangi bir kişi olabilir. Akıl sağlığı yerinde olmayanlar ve küçükler de bu suçun mağduru olabilirler. Kendilerine yöneltilen hakaret fiilerinin ayırdına varamasalar bile hukuk düzeni kişilik hakkı olan herkesin toplumdaki saygınlığını, sosyal değerini korur. Bu nedenle yaşı, hastalığı, akıl hastalığı, fiziksel engeli gibi bir nedenden dolayı hakaret fiilini anlayamayan, idrak edemeyen kişiler de hakaret suçunun mağduru olabilirler.[6] Akıl hastası ve çocukların mağdur olduğu durumlarda şikayet hakkını bu kişilerin kanuni temsilcileri kullanabilecektir.[7]
Hakaret suçu neticeli bir suç olmayıp sırf davranış suçudur. Davranışın yapıldığı anda suç da gerçekleşmiş olacaktır. Suçun oluşması için mağdurun hakarete bağlı olarak toplum içinde tüm itibar ve saygınlığının ortadan kalkması gerekmediği gibi mağdurun da hakaret fiilinden dolayı kendisine karşı duyduğu kişisel saygınlığını yitirmiş olması gerekmez.[8] Hakaret suçu kanundaki tanımı ışığında; isnat ve sövmek, suçu oluşturan seçimlik hareketlerden her biridir. Bunların mutlaka kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek niteliğe sahip olması gerekir.
Hakaret suçu huzurda veya gıyapta işlenmek suretiyle gerçekleşebilir. Huzurda hakaret mağdurun birebirde muhatap olduğu fiilken; gıyapta, yani mağdurun yokluğunda hakaret suçunun oluşabilmesi için en az 3 kişinin bu fiile tanık olması gerekir.
Hakaret suçu şikayete bağlı bir suçtur ancak mağdurun kamu görevlisi olması durumunda soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılır. Şikayette tabi suçlarda mağdur altı aylık sürede suç duyurusunda bulunmalıdır. Altı aylık süre mağdurun fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (TCK m.73)
Hakaret suçunun Ceza Genel Hukuku açısından internet ortamında erişilebilir ayrıntılı kaynak için bkz. Mine ARISOY, Hakaret , TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
Sosyal Medya Ortamında İşlenen Hakaret Suçu
Sosyal medyada hakaret suçu ise TCK m.125/f2 “Fiilin, mağduru
muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” hükmüne göre değerlendirilebilir. Mağdura yönelik telefon, e-posta, mesaj, internet siteleri üzerinden gerçekleştirilen hakaret fiilleri de ilk fıkra hükmündeki cezaya göre cezalandırılır.
Hakaret suçunun cezayı arttıran nitelikli hali olan suçun alenen işlenmesi bahsi sosyal medya açısından önemlidir. Halk dilinde aleniyet gizlilik sözcüğünün zıttı olarak kullanılmakta, açık olma durumunu, açıktan açığa, herkesin gözü önünde, herkesin içinde gizlenmeden gerçekleştirilen bir olgu şeklinde kullanılmaktadır.[9] Twitter, Facebook vb. herkes tarafından erişilebilen ve gönderilerin görüntülenebildiği sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılan yazı, görsel veya sesli iletilerin aleniyet unsurunu karşıladığı kabul edilmektedir.
İnternet ortamındaki hakaret suçunda mağdurun ismi açıkça belirtilmeyebilir. Ancak böyle bir durumda TCK m.126 ”Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.” hükmü uyarında hakaret gerçekleşebilir.[10]
Bir kimsenin fotoğrafına hakaret içerikli yazı, görsel eklenmesi sosyal medya üzerinden doğrudan mağdura gönderilmesi halinde huzurda hakaretin gerçekleştiği kabul edilecektir.[11] Ancak doğrudan mağdura göndererek değil de, herkesin erişimine açık bir ortamda paylaşılması durumunda aleniyet unsuru da gerçekleşmiş olacağından ceza altıda bir oranında arttırılacaktır.
İnternet yoluyla işlenen hakaret suçunda failin tespiti her zaman kolay olmayabilir. Hakaret suçunu oluşturan iletinin kaynağı olan IP adresinin tespiti gibi bazı teknik desteklerle faile ulaşmaya çalışılacaktır. Özellikle IP adresinin yurtdışında bulunması faile ulaşmayı zorlaştırabilir. Bu ve benzeri nedenlerden dolayı uluslararası işbirliği sağlamak amacıyla çeşitli sözleşmeler devletler arasında imzalanmaktadır. Türkiye’nin de çekince ve beyanlarla taraf olduğu “Sanal Ortamda İşlenen Suçlar Sözleşmesi” 2010 yılında imzalanmış ve 2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu sözleşme sanal ortamlarda işlenen suçların ortak tanımlarının yapılması ve ortak ceza usul hukuku düzenlemeleri getirerek uluslararası yeknesaklık ve işbirliğinin arttırılması amacı taşımaktadır.[12]
Zaman aşımı açısından belirttiğimiz altı aylık süre, suçun internet ortamında işlenmesi halinde suçun temel hali açısından farklı işler. Şöyle ki; hakaret suçunu oluşturan yazılı, görsel veya sesli iletinin internet ortamında varolmaya devam etmesi ve herkes tarafından erişilmeye devam ettiği sürece suç henüz tamamlanmamıştır.[13] Şikayet zaman aşımı süresinin başlaması için hakaret suçuna neden olan fiilin gerçekleşip bitmiş olması gerekir. Yani ileti internet ortamından kaldırılırsa altı aylık süre başlayabilir.
Hakaret suçunun aynı kişiye karşı değişik zamanlarda işlenmesi halinde veya birden fazla kişiye ya da bir topluluğa yönelik hakaretlerde de zincirleme suç hükümleri uygulanabilir. Bu durumlarda faile hakaret suçundan dolayı bir kez ceza verilecek ancak bu ceza artırılacaktır.
Ek Bilgiler
“Kişilerin fiziksel özelliklerinin bu kişilerin saygınlıklarını zedeleyecek biçimde ifade edilmesi ve bu kişilere bu nitelikte ifade ve lakaplar yakıştırılması da hakaret suçuna vücut verebilir. Örneğin görme engelli kişiye “kör”, duymayan kişiye “sağır” demek, kamburu çıkmış birine “kambur” diye hitap etmek, psikolojik sorunları olana “deli” demek de sövmek suretiyle hakaret olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle Yargıtay’ın aksi yöndeki kararına rağmen, gözlük kullanan kişiye hitaben sarf edilen “dört gözlü” ifadesinin de hakaret olarak kabul edilmesi gerekir.”[14]
“TCK m. 127/f.2’ye göre “İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir.” Bu nedenle bir kişinin geçmişte işlediği ve mahkum olduğu bir suçtan dolayı kendisine aşağılayıcı ifadeler yakıştırılması da hakaret suçuna vücut verecektir.[15] Örneğin geçmişte hırsızlık suçundan mahkum olan B’ye hitaben “merhaba hırsız” denilmesi, hakaret suçuna vücut verecektir.” [16]
Dipnotlar
[1] Prof.Dr. K. Nevzat TARHAN
[2] Devrim AYDIN, Türk Ceza Kanunu’nda Hakaret Suçu, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt:19, Sayı:2, İstanbul 2013, sf.880
[3] Devrim AYDIN, sf.880
[4] Mine ARISOY, Hakaret , TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
[5] AYDIN, sf.882
[6] Yenidünya – Alşahin, s. 47; Centel – Zafer – Çakmut, s. 223. (AYDIN,sf.884)
[7] Zeki Hafızoğulları – Muharrem Özen: Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler-Kişilere Karşı
Suçlar,US-A Yay., Ankara, 2011, s. 230; Murat Kayançiçek: Şerefe Karşı Suçlar, Adalet Yay., Ankara,
2008, s. 16.(AYDIN, sf. 884)
[8] AYDIN, sf.916
[9] Dr. Fehmi Şener GÜLSEREN, Ceza Hukukunda Aleniyet Kavramı
[10] Örn. Yargıtay Kararı: Yargıtay 18. CD, 01.07.2015, 2105/4274 E., 2015/3760 K.
[11] Ali Haydar DOĞU, Bilişim Hukuku; Bilgi ve İletişim, 2016, Ekin, s.108
[12] DOĞU, sf.109
[13] DOĞU, sf.110
[14] AYDIN, sf.889
[15] Veli Özer Özbek: “Şerefe Karşı Suçlar”, Hukuk ve Adalet Dergisi içinde, Nisan 2005, Sayı:5, sf.264 (AYDIN, s.889)
[16] AYDIN, sf.888
KAYNAKÇA
- Ali Haydar DOĞU, Bilişim Hukuku; Bilgi ve İletişim, 2016, Ekin
- Devrim AYDIN, Türk Ceza Kanunu’nda Hakaret Suçu, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt:19, Sayı:2, İstanbul 2013
- Mine ARISOY, Hakaret , TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
[zombify_post]
0 Yorum