Osmanlı Devleti’nin son, Türkiye’nin ise ilk hukukçularından Ebül’ula Mardin Kimdir?

2 min


101

        http://lawtudent.com/wp-content/uploads/2017/10/ebukk-300x225.jpg

Ebül’ula Mardin 9 Ağustos 1881  İskodra/ARNAVUTLUK doğumlu olan Mardin, mezun olduğu İstanbul Üniversitesinde hayatı boyunca öğretim üyeliği yapmış ve Medeni Hukuk alanında ordinaryüs profesör olmuştur.

http://lawtudent.com/wp-content/uploads/2017/10/madin4-191x300.jpg

Babası Mardin kadısı Ömer Şevki Efendi’nin oğlu Yusuf Sıtkı Efendi,annesi Behice Hanım’dır. 1903’te İstanbul Hukuk Mektebinden birincilikle mezun olmuştur. Eğitimini tamamladıktan sonra öğretim üyeliğine başlayan Mardin 1914-1919 yılları arasında Niğde,1920’de Mardin mebusu olarak Osmanlı Mebusan Meclisinde yer almıştır.1951 yılında Medeni Hukuk alanında ordinaryüs profesör unvanıyla İstanbul Üniversitesinden emekli olmuştur. Hukuk alanında 17 eseri bulunmaktadır.

Akademik hayatıyla etkilerini hukuk camiasında göstermeye devam eden Ebül’ula Mardin’in adı Beşiktaş’ta bir sokağa ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Amfi1’e verilmiştir.

Ebül’ula Mardin hukuk fakültesine girişini,bir yakınının fakültede bir işini halletmek için onunla birlikte geldiğinde, yakınını beklerken bir hocanın dersini dinlemesi ve hitabetinden etkilenmesi sonucu olduğunu belirtmiştir. Ebül’ula Mardin’in o gün dersine girip dinlediği hoca ise Adalet Bakanlığına ve Sadrazamlığa kadar yükselen meşhur İbrahim Hakkı Paşa’dır.

Mardini ailesi gibi bir aileye mensup olan bir gencin babasından icazet almadan böyle bir karar vermesinin mümkün olmadığını belirten Mardini durumu kendi ifadesiyle şöyle açıklamıştır:

“Mesele, valide merhumun delaleti ile peder merhuma arz edilir.” 

http://media.dunyabulteni.net/250x190/2012/05/31/mardin9.jpg Yusuf Sıtkı Efendi

Babası onu huzuruna çağırıp izin vereceğini  fakat bazı şartlarının olduğunu söyler ve şunları ekler:

“Evvela Müdde-i Umumi (savcı) olmayacaksın. Çünkü ömrünü başkalarını itham etmekle geçirmeni istemem. Saniyen, avukatlık yapmayacaksın. Bu dünyada herkesin derdi kendine yeter. Bir de başkalarının dert ve sıkıntılarını yüklenmek isabetli olmaz. Salisen hakimlik yapabilirsin fakat bunu ancak senden talep edilirse yapabilirsin.”

Mardini Mecelle’nin külli kaidelerini derslerde sık sık zikredermiş. 1933 Üniversite Reformu döneminde Medeni Hukuku islami bir dille anlattığı gerekçesiyle öğrencileri tarafından hakkında Atatürk’e çeşitli şikayetler iletildiğinde Atatürk’ün Mardini’yi desteklemesi alanında ne kadar başarılı olduğunun bir göstergesidir. Ord. Prof. Ebül’ula Mardini’yi saygı ve rahmetle anıyoruz.

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

101
Busra

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.