Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Bir Hukuk Öğrencisi

BM’nin en son belirlediği hedefler “2030 yılına kadar Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri” adı altında toplanmıştır. Kısaca SDG (Sustainable Development Goals) diye bahsedeceğimiz bu hedefler; yoksulluğu ortadan kaldırmak, gezegenimizi korumak ve tüm insanların barış ve refah içinde yaşamasını sağlamak için aslında evrensel bir eylem çağrısıdır.3 min


73

Birleşmiş Milletler, kurulduğu 1945 yılından bu yana hem belirlediği hedeflerle hem de yaptığı içtihatlarla insanlığın ortak değerlerini korumaya çalışmış ve çok zor savaş dönemlerini tecrübe etmiş insanoğlunun bedeller ödeyerek sağladığı barış ortamını muhafaza etmek için çaba sarf etmiştir. BM’nin en son belirlediği hedefler “2030 yılına kadar Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri” adı altında toplanmıştır. Kısaca SDG (Sustainable Development Goals) diye bahsedeceğimiz bu hedefler; yoksulluğu ortadan kaldırmak, gezegenimizi korumak ve tüm insanların barış ve refah içinde yaşamasını sağlamak için aslında evrensel bir eylem çağrısıdır. Medeniyetin temel taşlarından adalet kavramını temsil edecek olan bir hukuk öğrencisinin de bu hedeflere vakıf olmasını beklemek, takdir edersiniz ki çok doğaldır. O yüzden işbu yazıda bu hedeflerden küçük örnekler verilecek ve bir hukuk öğrencisinin daha öğrencilik yıllarında ne gibi projelere dahil olarak bunlara katkı sağlayabileceği anlatılacaktır.

Maalesef günümüz insanlarının ataları (çok uzak değil, 80 yıl önceki atalar), hiç tecrübe etmek istemedikleri yıkımlara maruz kalmışlardır. Birinci dünya savaşının daha yaralarını saramadan ikinci dünya savaşı patlak vermiş ve üst üste depremler “genel barış”ın kolonlarını çatlatmıştır. Fakat işin ilginç yanı tarihin belli anlarında insanların daha makul hareket ederek statükolarını korumak amacıyla işlevsel adımlar atabilmeleridir. Bunun en bariz örneği BM’nin kurulması ve alt kollara ayrılıp farklı sorunların kolektif şuurla çözülmeye çalışılmasıdır. Burada BM’nin ne kadar ağır top olduğu ya da ne kadar etkili olduğu tartışılmayacaktır; bu tamamen okuyucunun görüşüne kalmış bir şey. Burada asılda odaklanılması gereken mevzu, bunun kuruluş amacıdır. Gerçekten de bu amaca baktığımızda, küreselleşen bir dünyanın sorunlarına odaklanan bir ide görmekteyiz. Bunun günümüze yansıyan hali de yukarıda tanımı verilen SDG’lerdir. Peki bir hukuk öğrencisi neden bunları bilmek zorunda? Medeniyetin temel taşlarına baktığımızda, insanın “vahşi doğa ve tekil yaşantısı”ndan “kümesel sosyal yaşantı”ya yani medeniyete geçerkenki en büyük motivasyonunun hakkını geri alabilmek olduğu görülmektedir. Buna kısaca adaleti sağlama, vaadlerin yerine gelmesi vb. kalıplara da sokabiliriz. Şimdi ta medeniyetin başından itibaren insanoğlunun bu motivasyonunu sürdürebilmesi, bunu öğretip diğer kuşaklara ne kadar aktarabildiğine bakmaktadır ki bu noktada hukuk öğrencisi devreye girmektedir. Bu da aslında hukuk okuyanların ne derece bir yük altında olduğunu göstermektedir zira ortak mirasın en temel dayanağını doğru öğrenmekle mükelleftirler. Konumuza dönecek olursak, ortak mirasın taşıyıcılarının gene bu ortak mirası muhafaza edecek olan evrensel hedefleri bilmeleri gerekmektedir. Peki 2030 hedefleri tam olarak nasıl bu kitleye yansıyor ve bu kitle bu hedefler dahilinde neler yapabilir?

Bu hedefler 17 alanda faaliyet göstermektedirler. Her bir alan farklı bir küresel soruna ışık tutmakta ve onlarla alakalı çözüm odaklı projeler barındırmaktadır. İşin güzel yanı bir hukuk öğrencisi için bu hedeflerin çoğusu (tamamına yakını) pekalâ alâkalıdır. Mesela SDG 16 olan “Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar” direk bir hukuk öğrencisine hitap etmekte ve kendisini alanında geliştireceği birçok fırsat sunmaktadır. Ya da SDG 5 olan “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” başlığı direk kadın, erkek ve diğer insanların toplumdaki statüsü ile alakalı sayısız projeler ihtiva etmektedir ki bir hukuk öğrencisi neredeyse her toplumun yarası olan bu adaletsizlikle alakalı aksiyon adımlarını daha genç yaştayken atması gerekmektedir.

Peki bu projeler nasıl hayata geçiyor? BM’nin partnerlik yaptığı birçok organizasyon var fakat bunlardan belki de en geneli ve en tecrübelisi açık ara farkla Association Internationale des Étudiants en Sciences Économiques et Commerciales organizasyonu yani kısaca AIESEC’tir. Bu gençlik organizasyonu, ikinci dünya savaşından sonra BM’nin kuruluşundan hemen üç yıl sonra yani 1948 yılında yedi farklı ülkeden yedi genç tarafından kurulmuştur. Dünyayı, liderler yetiştirerek daha iyi bir geleceğe taşımak adına Birleşmiş Milletler’le ortaklaşa çalışan bu organizasyon, dünyanın dört bir yanındaki kültürleri bir araya getirerek aslında Küresel bir Köy haline gelen yeryüzünü daha anlaşılabilir kılmak için çaba sarf etmektedir ki SDG’lerin hayata geçmesine en fazla katkı sağlayan organizasyondur. Çeşitli milletleri aynı çatı altında toplayıp farklı lokasyonlardaki evrensel sorunlarla alakalı projeler geliştirerek insanları “comfort zone”nundan çıkartarak yeni tecrübeler edinmesini sağlamaktadır. Bu noktada, bir hukuk öğrencisi, mesela yukarıda bahsedilen SDG 16 ile alakalı Mısır’da bir projeye gidebilir, oradaki lokal bazlı evrensel sorunları saha çalışmaları yaparak saptayabilir ve bu problem ile alakalı çeşitli projeler geliştirebilmektedir. Ya da SDG 5 olan “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” ile alakalı Güney Asya’da bir projeye katılabilir ve oradaki kız çocuklarının eğitimi ile alakalı sempozyumlar düzenleyerek oradaki insanları bilinçlendirme adına aksiyon adımları atabilir. Bütün bunları yaparken de küresel bir köyün parçası olduğunu hissederek ileride kendini adayacağı adalet kavramına daha da tanrısal bakabilir.

Sadede gelindiğinde, SDG’lerin gücünü ve anlamını keşfeden ve olaylara biraz daha evrensel bakmayı başarabilen, sorunlara çözüm odaklı ve kriz yönetimi keskin hukuk öğrencisi, ortak medeniyet mirası olan “adalet” kavramını gelecek kuşaklara en etkin bir şekilde aktarabilecektir.

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

73

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.