İnsan hakları anayasalarla, kanunlarla ve dahi diğer düzenleyici işlemlerle düzenlenir. Elbette bu konuda düzenleyici işlemler değildir. Bunların yanında mahkeme içtihatları da insan hakları hukukuna yol gösterir. Bu hususta ve insan hakları konusunda birçok düzenleme ülkemizde de mevcuttur. Bu düzenlemeler ve kanunlarla beraber ülkemizde insan haklarının korunmasına ilişkin mekanizmalar getirilmiştir. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, İnsan Hakları Üst Kurulu, İnsan Hakları Danışma Kurulu, İnsan Hakları İhlali İddialarını İnceleme Heyetleri, Türkiye İnsan Hakları Kurumu Başkanlığı ve Kamu Denetçiliği Kurumu bu mekanizmaların arasında yer almaktadır. Bu yazımızda bu mekanizmalar detaylıca incelenecektir.
–
1) TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu ülkemizde insan haklarının ulusal düzeyde korunması amacıyla kurulan ilk ulusal insan haklarını koruma mekanizmasıdır. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu 3686 sayılı Kanun ile oluşturulmuş bir kuruldur. 3686 sayılı Kanuna göre, üye sayısı Danışma Kurulu’nun teklifi üzerine Genel Kurul’ca belirlenecek olan İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda; siyasi parti grupları ile bağımsızlar, Meclis’teki sayılarının üye tamsayısına nispet edilmesi ile bulunacak yüzde oranına uygun olarak temsil edilmektedir. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu uluslararası alanda genel kabul gören insan hakları konusundaki gelişmeleri izlemek, insan haklarının ihlale uğradığına dair iddialar ile ilgili başvuruları incelemek veya gerekli gördüğü hallerde ilgili mercilere iletmek, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’nca havale edilen kanun tasarı ve teklifleriyle, kanun hükmünde kararnameleri görüşmek, Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonlarının gündemindeki konular hakkında, istem üzerine görüş ve öneri bildirmek gibi görevleri bulunmaktadır.
–
2) İnsan Hakları Üst Kurulu
09.04.1997 tarihli ve 1997/17 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile kurulan İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu, 12.04.2001 tarihli ve 4643 sayılı Kanun’la “İnsan Hakları Üst Kurulu” adı altında yeniden yapılandırılmıştır. İnsan Hakları Üst Kurulunun Kuruluş, Görev ve İşleyişi ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 15.08.2001 tarihli ve 24494 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. İnsan Hakları Üst Kurulu’nun insan haklarının korunması ve geliştirilmesi için yasal ve idarî düzenlemelerle ilgili hazırlıkları yapmak, insan haklarının uluslararası standartlara uygun olarak korunması ve geliştirilmesi için yapılacak çalışmaları koordine etmek, insan hakları ihlâl iddialarına ilişkin olarak ilgili kurulların yaptıkları incelemeleri değerlendirmek ve alınması gereken önlemlere ilişkin tavsiyelerde bulunmak gibi görevleri vardır.
–
3) İnsan Hakları Danışma Kurulu
İnsan Hakları Danışma Kurulu, 10.10.1984 tarihli, 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında KHK’nın değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunda değişiklik yapan 12.04.2001 tarihli ve 4643 sayılı Kanun’la şu şekilde düzenlenmiştir: “İnsan haklarına ilişkin olarak ilgili Devlet kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları arasında iletişim sağlamak ve insan haklarını kapsayan ulusal ve uluslararası konularda danışma organı olarak görev yapmak üzere başbakanın görevlendireceği bir Devlet bakanına bağlı olarak İnsan Hakları Danışma Kurulu oluşturulmuştur.
Danışma Kurulu, insan hakları ile ilgili bakanlık, kamu kurum ve kuruluşları ile meslek kuruluşları temsilcileri, insan hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve bu alanda yayınları ve çalışmaları bulunan kişilerden oluşur”. İnsan Hakları Danışma Kurulu, insan haklarının korunması ve geliştirilmesinde danışma hizmeti vermek üzere kurulmuş olan bir organdır. Kurulun danışma organı olarak başlıca görevi, bu konularda öneri ve tavsiyeler içeren raporlar hazırlamaktır.
4) İnsan Hakları İhlali İddialarını İnceleme Heyetleri
12.04.2001 tarihli ve 4643 sayılı kanunun geçici 2. maddesine dayanılarak kurulmuştur. İnsan haklarının korunması ile ilgili olarak insan hakları ihlali iddialarının gereği gibi incelenerek, sonuca ulaştırılması uygulamada ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Bu amaçla insan hakları ihlali iddialarını yerinde incelemek ve araştırmak üzere Başbakan’ın görevlendireceği bir devlet bakanına bağlı olarak heyetler oluşturulmuştur. İhlal iddiasının kabulü şu şekilde yapılmaktadır.
a) İhlal iddiaları ile ilgili başvuru, kanıtlarıyla birlikte Başkanlığa yapılır.
b) Başvuruya bağlı olmaksızın, Başbakan tarafından re’sen inceleme heyeti oluşturulması istenebilir.
c) Başkanlığın ön incelemeyi yapıp, ilgili kurumdan iddia hakkında bilgi aldıktan sonra iddiayı kabul edilebilir nitelikte bulması halinde, söz konusu iddia İnsan Hakları Üst Kurulu’nun gündemine alınarak görüşülür.
d) Devlet Bakanının onayı ile Heyet çalışmalarına başlar.
5) Türkiye İnsan Hakları Kurumu Başkanlığı
BİHB, günümüz Türkiye’sinde devlet içinde oluşturulmuş, kendine özgülenmiş müstakil teşkilata sahip, ihtisaslaşmış bir insan hakları kurumudur. Bu yönüyle resmi nitelik taşıyan insan hakları kuruluşlarının en kapsamlısıdır. Nisan 2001 Tarih ve 4643 Sayılı Kanun’la Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı kurulmuştur. Başkanlık, Başbakanlık bünyesinde ana hizmet birimleri bölümünde doğrudan Başbakanlık Müsteşarlığına bağlı olarak çalışır.
Görevleri şunlardır:
a) İnsan hakları ile ilgili konularda görevli kuruluşlarla sürekli temas halinde bulunmak ve bu kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak,
b) İnsan hakları konusundaki mevzuat hükümlerinin uygulanmasını izlemek, izleme sonuçlarını değerlendirmek, uygulamada ve mevzuatta görülen aksaklıkların giderilmesi ve Türkiye’nin ulusal mevzuatının insan hakları alanında taraf olduğu uluslararası belgelerle uyumlu hale getirilmesi doğrultusunda yapılacak çalışmaları koordine etmek ve bu konularla ilgili önerilerde bulunmak.
c) Kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet öncesi staj ve hizmet içi insan hakları eğitim programlarının uygulanmasını izlemek değerlendirmek ve koordine etmek.
d) İnsan hakları ihlali iddialarıyla ilgili başvuruları incelemek ve araştırmak, inceleme ve araştırma sonuçlarını değerlendirmek ve alınabilecek önlemlere ilişkin çalışmaları koordine etmek.
e) Başbakanlığın koordinatörlüğünde görevleri ile ilgili konularda teşil edilen kurullara sekreterya hizmeti vermek.
f) Makamca verilen benzeri görevleri yapmak. Başbakanlığın bir “ana hizmet birimi” olarak planlanan ve oluşturulan BİHB, ülkemizin insan hakları merkezli geliştirmeye çalıştığı reform sürecinin kurumsal alt yapısında önemli sorumluluklar üstlenmiştir. Bu sorumlulukların en önemlilerinden biri, insan hakları ihlalleri ve bu konudaki şikâyetlerin değerlendirilerek takibidir.
–
6) İnsan Hakları İl ve İlçe Kurulları
İHK’lar, insan haklarının korunması ve geliştirilmesi çerçevesinde, gerek vatandaşlarla bireyler olarak, gerek sivil toplum kuruluşlarıyla genel düzeyde, temasları kolaylaştırmak ve işbirliğini arttırmak amacına yönelik olarak oluşturulmuştur. 02.11.2000 tarihli ve 24218 sayılı RG’de yayımlanan Yönetmelik’le kurulan İHK’lar 23 Kasım 2003 tarihli ve 25298 sayılı RG’de yayımlanan Yönetmelik’le yeniden yapılandırılmıştır. Anılan Yönetmelik’le kurulların kamu görevlisi ağırlıklı yapısı değiştirilmiş, sivil toplum eksenli ve ağırlıklı bir oluşum gerçekleştirilmiştir.
Kurulların görevleri, çalışma usul ve esasları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. İnsan haklarının korunması ve İhlâllerin önlenmesine ilişkin genel görevlerin yanı sıra Kurullar her türlü ayrımcılığın önlenmesi için gerekli çalışmaları yapmakla görevlendirilmiştir. İl ve İlçe İnsan Hakları Kurulları Mülki İdare Amirlerinin Başkanlığında kamu görevlileri, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve siyasi parti temsilcilerinden oluşmaktadır. Kurul başkanı gerek gördüğü durumda ilgili kamu veya özel kuruluş temsilcilerini de toplantıya çağırabilmektedir. İl ve İlçe Kurulları; İnsan hakları ihlali iddiaları ile ilgili başvuruları incelemek, araştırmak, inceleme ve araştırma sonuçlarını değerlendirmek, ulaşılan sonuçları konusuna göre Cumhuriyet Savcılıklarına ya da ilgili idari makamlara iletmek ve sonucunu takip etmekle görevlidir. Kurullar aynı zamanda insan hakları alanında bilgilendirme, bilinçlendirme, eğitim faaliyetleri gerçekleştirmek, kadın, çocuk, hasta ve özürlü hakları ile araştırmalar yapılmasını ve çözümler üretilmesini teşvik etmek, insan hakları uygulamalarını yerinde görmek amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlara ziyaretler gerçekleştirmek her türlü ayrımcılığın önlenmesi için gerekli çalışmaları yapmakla görevlidirler.
–
7) Kamu Denetçiliği Kurumu

Kamu Denetçiliği Kurumu, 14 Haziran 2012 tarihinde kabul edilen 6328 sayılı yasa ile kurulmuştur. TBMM’ye bağlı ancak özerk bir biçimde faaliyet yürüten bir kurumdur. Kamu denetçiliği, çoğu dilde ombudsman olarak bilinen sözcüğün karşılığı olarak kullanılmaktadır. Ombudsman politik olarak tarafsız olmalıdır. Kararlarında bağımsız olmalıdır. Her açıdan yüksek standartlara sahip olmalıdır. Ombudsman her başvuru ile tek tek ilgilenir. Ombudsmanın kuruluş ve işlevleri yasa ile belirtilmiştir. Kamu kurumları ombudsman ile işbirliği içindedirler. Ombudsmana masrafsızca, kolayca, doğrudan ulaşılabilir olmalıdır. Arkasında parlamento desteği bulunmalıdır. Medya ile aktif ilişkisi vardır/olmalıdır. Kamu
Denetçiliği Kurumu, 6328 sayılı yasa ile,
a) Kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle,
b) İdarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını;
c) İnsan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde,
d) Hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere kurulmuştur (6328 sK, m. 1).
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı, kamu tüzel kişiliğini haiz, özel bütçeli merkezi Ankara’da bulunan bir kuruluştur (m.2). Kurum Başdenetçi ve denetçilerden oluşur (m. 6). Kurum Başdenetçi tarafından yönetilir ve temsil edilir (m. 6). Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. Görev kapsamı dışındaki işlemler:
a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler. (Bu istisna 703 sayılı KHK ile kaldırılmıştır)
b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler,
c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar,
d) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri.
Sebepleri, konusu ve tarafları aynı olup incelenmekte olan veya daha önce sonuçlandırılan şikayetler hakkında Kuruma yeniden yapılan şikayetler ile belirli bir konuyu içermeyen şikayetler de incelenmez. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, Başdenetçiye ve denetçilere görevleriyle ilgili olarak emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Başdenetçi ve denetçiler, görevlerini yerine getirirken tarafsızlık ilkesine uygun davranmak zorundadır. Başdenetçi ve denetçilerin görev süreleri dört yıldır. (m. 14)
İnsan hakları denilince akla ilk olarak tabiki de çocuk hakları gelir. Çocuk hakları ve ombudsmanlık kavramının birleşimi olacak olan ve ileriki tarihlerde yürürlüğe girecek olan çocuk ombudsmanlık kavramını ele almamak olmazdı. İsveç’te ortaya çıkan ombudsmanlık kurumu, idarenin denetim usullerinden biri olup, denetim türlerinin eksikliklerini tamamlayıcı ve denetimin etkinliğini artırıcı bir görevi üstlenmektedir. Dünya genelinde tercih bir denetim mekanizması olan ombudsmanlığın yaptırım yetkisi olmamakla birlikte, meydana gelebilecek hak ihlallerini önlemek, yönetimin birey ya da toplum üzerinde olumsuz etki bırakan işleyişinden korunmak ve idarenin hukuka uygun bir şekilde işlemesini sağlamak gibi hedefler doğrultusunda kamuoyunu bilgilendirme yolu ile idare üzerine bir baskı oluşturması söz konusudur. Vatandaş ile idare arasında arabuluculuk işlevi gören ombudsman, idarenin işlem ve eylemlerine karşı olan şikayetleri dinlemekte, bu şikayetler üzerinde inceleme, araştırma ve soruşturma yapmakta, sonucunu da ilgili taraflara ve kamuoyuna duyurmaktadır. Kamu Denetçiliği kurumunun işlevsel olması ve buna bağlı olarak da farklı alanlardaki sorunlara çözüm olması nedeniyle çeşitlilik göstermiştir.
Bunlardan önemli bir tanesi de çocuk ombudsmanlığıdır. Birçok ülkede örnekleri bulunan çocuk ombudsmanlığı yine kamuda olduğu gibi çocuk haklarına dair ihlaller üzerine denetim yapan bir denetleme mekanizmasıdır. Bu bakımda İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Çocuk Hakları Alt Komisyonu da bu mekanizmaya örnek teşkil eden bir mekanizmadır.
Sonuç olarak bütün bu mekanizmaların temel amacı anayasal hakkımız olan insan haklarını korumaya yönelik birer kurumdur. Bu kurumlar hem anayasal hakkımızı korumayla hem de bir hukuka aykırı işlem yapılmasını önlemeyle görevlidir.
[zombify_post]
0 Yorum