Yeni Anayasa Nasıl Olmalı: Geçmiş Anayasalardan Günümüze Bir Eleştiri

Anayasa bireylerin hak ve özgürlüklerinin korunmasına olanak sağlayan, devletin siyasal birim olarak teşekkülünü oluşturan denge mekanizması gibi çalışan belgedir.7 min


89
92 Paylaşım, 89 Beğeni

Anayasa bireylerin hak ve özgürlüklerinin korunmasına olanak sağlayan, devletin siyasal birim olarak teşekkülünü oluşturan denge mekanizması gibi çalışan belgedir (Yazıcı,H 605).Temelde siyasal iktidarın keyfi hareketlerini ve gücünü sınırlayan kurallar bütünü olarak da karşımıza çıkar.

Bu yazımızda Türk anayasalarının demokratikliği, anayasa değişikliğine bakış ve mevcut anayasa değişikliğinin nasıl olması gerektiği ile şimdiki anayasa eleştirileri olacaktır.

Anayasa Çeşitleri 

Anayasalar düzenleniş şekillerine ve yapılış amaçlarına göre çeşitlilik göstermektedir ve bunların bilinmesi fayda sağlayacaktır.

Çerçeve anayasalar, devletin kurucu unsurları ile insanların öncül haklarını içeren ve ayrıntıya yer bırakmayan anayasa tipidir. Böylelikle soyut ve spesifik konular( Yazıcı,H,607) ilgi alanı olur. Ayrıca bu şekilde bir düzenleme şekli anayasalar üzerinde değişikliğin sürekli olmamasına, ihtiyaçların farklı düzenlemelerle giderilmesine olanak tanır(Yazıcı,H,607). Bunların sonucu olarak anayasalar uzun ömürlü olur, hukuki istikrar sağlanır, vatandaşların anlamasına olanak tanır, siyasal sistem etkin bir şekilde işlevini yerine getirir(Yazıcı, H,608). 

Kazuistik (ayrıntılı) anayasalar pek itibar görmemekle beraber kuralların birçoğuna anayasalarda yer verildiği üst normları barındırır. Bahsedilen anayasaların ortasında diyebileceğimiz ancak ayrıntılı düzenlemeye yaklaşan düzenleyici anayasalar mevcuttur(Atar,25). Bu anayasalar ayrıntıya yer vermekle beraber siyasi istikrarı sağlamak hedefiyle bazı ayrıntılara yer vermektedir, kazuistik anayasalardan ayrılan yönü budur. Böylelikle siyasi istikrar ile anayasanın istikrarı konusunun çatışması söz konusudur(Atar,25). Anayasalar siyaset hizmetçisi olarak kullanılabilmektedir.

Anayasalar yapılış ve değiştiriliş usullerine göre katı ve yumuşak anayasa olarak da ayrılabilir. Katı anayasa kanunlardan farklı değiştirme usulü olan ve değiştirmenin bazı şartlara tabi olduğu anayasalardır. Yumuşak anayasalar ise sıradan kanunlarla değiştirilme usulü bulunan anayasalardır(Atar,26).

1921 ( teşkilat-ı esasiye kanunu) anayasası haricinde ülkemizdeki anayasalar katı anayasalardır ve anayasanın değiştirilmesi bazı şartlara tabi tutulmuştur. 

Yine 1921 anayasası çerçeve anayasa olup şu ana kadar oluşturulan anayasalar düzenleyici anayasalardır. 1921 anayasası olağanüstü şartlar içerisinde yönetim akıcılığını sağlamak bakımından kısa tutulmuş ve 1876 kanuni esasiden yararlanılmıştır. Ancak Teşkilat-ı Esasiye, Kanuni Esasiyi tam anlamıyla ilga etmemiştir.

Sivil Anayasa ve Anayasa Kurucu Tipleri 

Bilindiği üzere ülkemizde birden fazla askeri müdahale olmuş ve bu müdahaleler sonucu sivil iktidarların yönetimdeki boşluklarını kendilerince doldurmak bakımından yeni anayasa yapma çabalarına girişilmiştir. Bu da ülkemizde toplum sözleşmesine yaraşır bir oluşum olmasına aykırı bir durumdur. 

Anayasaların sivil ve demokratik olması tek bir ölçüte dayanılamayacak kadar geniş bir yapılış biçimine tabidir. Anayasa hazırlayan organın yalnız seçimle belirlenmesi sivil anayasada tek ölçüt olamaz(Yazıcı,S,35).  Temel ölçütlerden bahsetmek gerekirse, anayasayı hazırlayan organın, seçimle belirlenmesi, anayasayı yapma sürecinin halkın katılımına olanak vermesi ve halkoyuna başvurulması, seçmen iradesinin özgürce ifade edebilmesinin sağlanması ve gerekli tüm ifade hürriyetlerinin anayasa yapım sürecinde ortaya konması, bu süreç içinde demokratik seçim esaslarının bulunması mutlak surette gereklidir(Yazıcı,S). Demokratikliği sağlayacak esaslardan birinin eksikliği anayasanın meşruiyetini zayıflatabilecek ve halkın hukuk tarafından korunan haklara karşı olan güveni sarsılacaktır. 

Anayasanın sivil ve demokratik olarak tanımlanabilmesi için devlet iktidarını sınırlayan, dengeyi oluşturan ve iktidar karşısında bireyi koruyan haklara yer vermelidir. Yani devletin üstün otoritesinin, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin zedelenmesine olanak tanımayan tutumu demokratik ve sivil olarak kabul edilecektir ve hukuk güvenliği sağlanmış olacaktır.

1924 anayasasının yapımı süreci demokratik bir seçim gibi görünse de tek parti yönetiminin hâkim olduğu bir dönemde, o partinin gösterdiği adaylar arasında çift dereceli seçim yöntemiyle meclis oluşturulmuştur. Dolayısıyla halkın katılımı olmasına rağmen yeterince demokratik bir şekilde olduğu düşünülemez. Sadece erkek vatandaşlar oy kullanmıştır ve seçme ve seçilme hakkı etkin kullanılamamıştır (Yazıcı,S).

1961 anayasasının kurucu meclis olan ve askeri müdahale ile sivil iktidarın yerini alan Milli Birlik Komitesi ve bir kısmı MBK tarafından atanan temsilciler meclisinin katılımıyla hazırlanan bir yapı olduğu görülür (Yazıcı,S). Anayasa hazırlanırken partilere propaganda ve tanıtım izni verilmemiştir. Ayrıca temsilciler meclisi MBK’nın vesayeti altında iradelerini ortaya koymuştur.

1982 anayasasının hazırlanma süreci de 1961 anayasası ile benzerdir. Yine 1980 yılında askeri müdahaleyle yönetimi ele geçiren Milli Güvenlik Konseyi ve MGK tarafından seçilen ve atanan Danışma meclisinin katılımıyla anayasa hazırlanmıştır. Yine birçok yönden sivil ve demokratik bir anayasa olmadığı anlaşılmaktadır. Bu süreç içerisinde siyasi haklar sınırlandırılmış, ifade ve propaganda hürriyeti askıya alınmış, partiler anayasa hazırlık sürecine alınmamış ve birçok husus serbestçe tartışılamamıştır (Yazıcı,S).

Anayasaların kimler tarafından oluşturulduğu da büyük bir etkiye sahiptir. Görüldüğü üzere anayasalarımızdan ikisi askeri müdahale sonrası kurulan askeri komite veya konseyler tarafından ve onların vesayeti altında kurulan temsilciler tarafından oluşturulmuştur. Aslında seçimle gelen hükümetlerin pek tabii anayasayı değiştirme ve baştan yapma hakları mevcuttur. Bunun yanında öncelikle asli kurucu iktidar ile tali kurucu iktidar kavramlarının anayasal sürece nasıl katkı sunduklarını bilmek gerekir.

Asli kurucu iktidar, devrim, ihtilal veya askeri müdahale(Hekimoğlu,2) benzeri olaylarla önceki anayasaların yerine kendi ideolojilerinin etki ettiği anayasaların oluşturmaları halinde adlandırılan anayasa koyucudur. Buradaki aslilik tam olarak temel, meşru olan değil hukuk dışılığı ifade eder (Atar,395). Ancak Zühtü Arslan’a göre mevcut hükümetin baştan bir anayasa yapması da asli kurucu iktidar olmasına olanak verir. Bu görüşe göre asli kurucu iktidar ve tali kurucu iktidar ayrımına, yapılan değişikliğin şartlarındaki farklılık ve kullanılan yol sebebiyet vermektedir (Arslan,Başörtüsü, Ak Parti ve Laiklik: Anayasa Mahkemesinden İki Karar Bir Gerekçe).

Tali kurucu iktidar, mevcut anayasal düzenlemelerle tümden değişiklik yapan iktidara denir (Hekimoğlu,3). Anayasalar mevcut şartlara göre esnetilebilmelidir. Dolayısıyla anayasa herhangi bir değişiklik için yetki vermişse tümden değiştirebilme mümkündür.

Anayasa Değişimi 

Değinildiği üzere anayasa değişimini tali kurucu iktidar (meclis/meşru seçilmiş organ/yasama organı) yapabilmektedir. Türk anayasası da anayasa değişikliğinin nasıl şartlar taşıdığını belirlemiş olup bu düzenlemeler meclis iç tüzüğünde de yer almaktadır.

Öncelikle anayasa değişikliği için meclisin 1/3’ ünün anayasa değişikliği teklifi vermesi gerekir. Anayasa değişikliği talebi yazılı yapılmak zorundadır, ayrıca bu değişikliğin gerekçesi yazılmalıdır (Atar,405).

Anayasa komisyonu incelemesinden sonra rapor genel kurula gönderilir ve değişiklik iki kez görüşülür. İlk görüşmede anayasanın tümü incelenir ve maddelere geçilip geçilmeyeceği tartışılır. Maddelere geçilmesi kabul edilmezse talep reddedilmiş olur. İkinci görüşmede ise maddeler hakkında değişiklik yapılmasına dair önergeler var ise görüşülüp tartışılır ve sonunda tümü için oylama yapılır.

Kabul edilen değişiklik oylanınca iki farklı durum ortaya çıkar. Birincisi 3/5 çoğunluğun sağlanması durumunda zorunlu olarak halkoylamasına gidilir veya Cumhurbaşkanı bunu meclise iade eder. Bu iade 2/3 çoğunlukla kabul edilirse Cumhurbaşkanı onaylar ve halkoylamasına gidilmesi mecburi değildir. Diğer bir durum oylamada 2/3 çoğunluğun olmasıyla Cumhurbaşkanı onaylar veya meclise iade eder. Meclis tekrar 2/3 çoğunlukla aynen kabul ederse yine onaylar ve halkoylamasına gitmek mecburi değildir.

Dolayısıyla anayasamız duruma göre mecburi ve ihtiyari olarak halkoylamasını tercih ettiğini görmekteyiz. Yani, mecliste, anayasa değişimi için oylamada 2/3 çoğunluk sağlanırsa herhalde millet iradesinin tecelli ettiği görüşü ortaya çıkmaktadır.

Değerlendirme 

Türkiye, 1876’dan bu yana düşük yoğunluklu da olsa, bir anayasa tecrübesine ve müktesebatına sahiptir. (…) ancak şunu ifade edelim ki yakın zamanda anayasaların kökleşmiş bir kabule kavuşmamalarının temel nedeni yapım süreçlerinde milletin yer almaması veya dışlanmasıdır. Militer vesayet altında seçkinci yaklaşımla hazırlanan protez anayasaların ‘aşkın zamanlı norm’ niteliği kazanmaları ve meşruiyet tartışmasından kurtulması mümkün değildir. 1961 ve 1982 Anayasalarının başlarına gelen budur. (İyimaya,80)

Bu sözlerden anlaşılacağı üzere anayasalarımız çeşitli nedenler dolayısıyla halkın da iradesini anayasaya girmesini engelleyici durumlar ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte sivil ve demokratik bir anaysa yapımı tartışmaya söz konusu olmaktadır.

Bu tartışma haklı bir yön kazanmaktadır diyebiliriz. Anayasanın, devleti koruma mekanizmasının yerine hak ve özgürlükleri sınırlamayan, bunları koruyan ve geliştiren bir anayasa mutlaka gereklidir. Devleti koruma mekanizması siyasi iktidarın daha çok önlem almasına yarayan kuralların uygulanmasına geçici olsa da izin vermektedir. Hak ve özgürlükler karşısında devleti koruma düşüncesi terk edilmelidir. Ayrıca olağanüstü hâl kararnameleri veya yeni değişiklikle bunun yerine geçecek herhangi bir düzenlemenin “yargı” denetimine açık olması gerekir. Bu yüzden şu anki olağanüstü hâl kararnameleri yargı denetimine tabi olmalıdır.

1982 anayasasının düzenleyici daha çok kazuistik bir anayasa şeklinde olması da bazı güçlükleri getirmekte dahası sosyal yapının ve hukukun çağın gerisinde kalmasına sebebiyet vermesi ve siyasal güçlüklerin ortaya çıkmasına mahal vermektedir. Böylelikle ne siyasal ne de sosyal gelişim sağlanamamaktadır. Kanaatimce yeni bir anayasa yapım süreci sırasında kazuistik temele dayanan bir anayasa değil de çerçeve anayasa düzenleyip hükümeti siyaseten zora sokmayan, hak ve özgürlüklerin temelini mutlak surette koruyan bir tasarı gerçekleşmelidir.

Ayrıca anayasal denetim mekanizmasının ve yargı kurumlarının bazı durumlarda yaptırım uygulamasına olanak veren düzenlemeler gerekmektedir. Kanaatimce yargı kararlarının uygulanmamasını engelleyecek düzenlemeler getirilip yargı mercileri güçlendirilmelidir. Pek tabii bu durum “yargıçlar hükümeti” uygulamasına dönüşmemelidir.

Sonuç olarak şu ana kadar anayasamızda 184 değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikler ilga edilen ve eklenen maddeleri de içermektedir. Gelinen noktada, anayasadan, askeri vesayet ile getirilen birçok düzenleme ortadan kaldırılıp sivil anayasa düzenine gelinmeye çalışılmıştır. Ancak kanaatimce bu yeterli değildir. Hala mevcut iktidara geniş yetkiler tanıyabilen maddeler mevcuttur. Bu siyasi iktidarı sınırlama düşüncesini şiar eden anayasa felsefesine aykırı bir durum oluşturmaktadır. Yukarıda değinilen hususlar ve anayasacılık felsefesi çerçevesinde yeni sivil ve demokratik bir anayasa ihtiyacı mevcuttur.

Kaynakça

  • ATAR, Y., Türk Anayasa Hukuku, Ankara, Eylül 12. Baskı, Seçkin Yayınları
  • ARSLAN, Z.Başörtüsü, AK Parti ve Laiklik: Anayasa Mahkemesinden İki Karar Bir Gerekçe,SETA Analiz,https://www.setav.org/basortusu-ak-parti-ve-laiklik-anayasa-mahkesinden-iki-karar-bir-gerekce/ , erişim tarihi: 15.3.2021
  • HEKİMOĞLU,M.M., Bu Meclis Anayasa Yapabilir Mi?, Gündem,s.8-11,http://www.ekonomikyorumlar.com.tr/files/articles/1526374707_39.pdf , erişim tarihi: 15.3.2021
  • İyimaya, A.(2013). Anayasa Hazırlama Süreci(Gözlemler-Ürünler-Öngörüler),Yeni Türkiye(Yeni Anayasa Özel Sayısı),50,P.80-96
  • Yazıcı,H.(2013).Yeni Anayasayı Nasıl Yapalım? Çerçeve ve Ayrıntılı Anayasa Açısından Bir Değerlendirme, Yeni Türkiye(Yeni Anayasa Özel Sayısı),50,S.605-614
  • YAZICI,S., Yeni Bir Anayasa Hazırlığı ve Türkiye: Seçkincilikten Toplum Sözleşmesine, İstanbul, 3.Baskı, Eylül 2016, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

89
92 Paylaşım, 89 Beğeni

Sizin Tepkiniz Nedir?

lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
fail fail
1
fail
love love
3
love

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar verme ya da görüş belirleme/oy verme
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Video
Youtube and Vimeo Embeds
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri