Her geçen gün daha çok duymaya başladığımız sürücüsüz araçların sorumluluk hukuku bakımından incelenmesi şarttır. Otonom araç olarak da adlandırılan bu araçlar insan idaresi olmadan kendi kendilerine ileri derecede gelişmiş kontrol sistemleri ile çalışmaktadırlar. Otonom araçlardan bazıları sürücü ile de kullanılabilirken bu yazıda sürücü kontrol ve müdahalesine ihtiyaç olmadan her türlü riski hesaplayarak hareket edebilen araçlar sorumluluk hukuku bakımından değerlendirilecektir. Yapılan tahminlere göre 2020-2030 yılları arasında otonom araçlar satışa sunulmaya başlayacaktır. 2020-2040 yılları arasında otonom araçların kullanacağı yolların tamamlanacağı ve 2060 yılından sonra da otonom olmayan araçların tamamen yasaklanacağı öngörülmektedir. Güncel gelişmelere baktığımızda otomotiv endüstrisinde otonom araç pazarının genişleyeceğine dair işaretler bulunmaktadır.
Ülkemizde Kara Ulaşım Araçları ile İlgili Yasal Düzenlemeler
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun amacı karayolları bakımından mal ve can güvenliğinin sağlanmasıdır. Bunun için de trafikle ilgili kuralları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanması ve denetlenmesi için gereken önlemleri belirler. Kanun’un 85. Maddesinde bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaktır. Kanun’un 86. Maddesine göre işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi sorumluluktan kurtulmak için kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispatlamalıdır. Son olarak Kanun’un 88. Maddesinde motorlu aracın katıldığı bir kazada üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü tutulduysa bunların müteselsil olarak sorumlu tutulacağı belirtilmiştir. Bu noktada sorumluluk açısından öncelikle aracın işletilmesi gerekir.
Hakim görüşe göre işletenin sorumluluğu tehlike esasına dayanır ve Madde 85’in özel bir tehlike esasına dayandığı belirtilir. Tehlike sorumluluğu açısından tehlike kaynağı olan aracı işleten kişi kusursuz da olsa aracın verdiği zarardan sorumlu olacaktır. İşletme kavramı makine tekniğini esas aldığı için tercih edilmektedir ve aracın mekanik aksamının harekete geçirilmesiyle ortaya kaza tehlikesi çıkmaktadır. Bu noktada sorumluluk bakımından sürücünün tamamen hakimiyetinde olan bir araç ile otonom bir araç arasında fark olmadığı savunulmaktadır. Bunun nedeni ise her iki durumda da meydana gelebilecek zararlar aracın sebep olduğu tehlike sonucundadır ve madde 85’te aranan tipik tehlike unsuru gerçekleşmiş olacaktır. Yine bu görüşe göre oto pilotun hatası olduğu savunularak sorumluluktan kurtulmak mümkün olmayacaktır. Madde 86’da belirtildiği üzere ancak kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü bir kişinin ağır kusurundan geldiğini ispatlayarak işletici sorumluluktan kurtulur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu sürücünün sorumluluğunu Madde 49’da değerlendirir. Bu maddeye göre sorumluluğun unsurları hukuka aykırı fiil, zararın doğması, zarar ve hukuka aykırı fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması ve kusurdur. Zarar verenin kusurlu davranışı sorumluluk bakımından bir kurucu unsurdur ve otonom araçlar bakımından bu önem arz eder. Karayolları Trafik Kanunu madde 3’te sürücü, motorlu veya motorsuz bir aracı sevk ve idare eden kişi olarak tanımlanır. Otonom araçlarda ise aracın sevk ve idaresi araç sistemi tarafından yapılır. Bu noktada çeşitli görüşler bulunmaktadır. Savunulan ilk görüşe göre aracın sevk ve idaresi bütünüyle otomatik sisteme geçtiği için sürücülük sıfatı ortadan kalkacaktır ve sorumluluk şartları oluşmayacaktır. Diğer bir görüşe göre ise sürücü sevk ve idareyi kendi iradesiyle otomatik sisteme devreder. Sisteme müdahale edebilme ve sistemi devre dışı bırakma imkanlarına sahip olduğu için sürücü niteliği ortadan kalkmaz. Bu husus Alman hukuku bakımından tartışmalıdır.
Türk hukuku bakımından kusur ortalama bir insandan beklenilecek özen ölçüsüyle saptanır. Sürücüden beklenen özen kazayı önlemek için ortalama bir insandan beklenecek tüm özeni göstermesidir. Otonom araçlar bakımından sürücüden hiçbir özenin beklenmemesi veya sürücüyü araç sisteminin tüm hatalarından sorumlu tutmak iki uç nokta olarak isabetli görünmemektedir. Bu noktada sürücünün özen yükümlülüğü araç sisteminin denetlenmesi ve aracın muayenesinin düzenli olarak yapılması olarak belirlenebilir. Böylece otonom araç sevk ve idareyi sürücüden tamamen aldığında bir zarar meydana geldiği takdirde araç sisteminden kaynaklanan bir hata bu zarara neden olduysa sürücünün kusurundan bahsedilemeyecektir.
Yeni Hukuki Düzenlemelerle Sorumluluğun Belirlenmesi
Otonom araçlarda sürücü unsuru tamamen ortadan kalktığında araç üreticileri ve altyapı tedarikçilerine sorumluluk yüklenebileceğine dair bir görüş oluşmaktadır. Bu görüşe göre araçların üretiminden son kullanıcıya kadar geçen aşamada ekonomik fayda sağlamış olan herkes meydana getirdikleri risklere göre kusurlarınca sorumlu olacaklardır. Avrupa Birliği hukuku bakımından da zarar görenin tek bir aktörü sorumlu tutabilmesi açısından üreticileri sorumlu tutma görüşü oluşmaktadır. Bu bakımından bu sorumluluk genel bir ürün sorumluluğu mu yoksa araç üreticilerine yönelik yeni bir trafik sorumluluğu mu olacağı tartışmalıdır.
Başka bir görüşe göre sorumluluğu araç üreticilerine ürün sorumluluğu olarak yüklemek üreticilerin kaldıramayacağı bir tazminat yükümlülüğü oluşturacaktır. Bu da sektördeki gelişimi olumsuz olarak etkileyecektir. Binlerce kişinin hayatını kurtaracak otonom araçların tüm sorumluluğunu üreticilere yüklemek, üreticilerin yenilik yapma riski almamasına neden olacaktır çünkü finansal olarak daha fazla otonom araç üretmeleri çok zorlaşacaktır. Bundan dolayı riskin araç sahiplerine geçmesi gerektiğini ve üreticilerin bunu sağlamak üzere araç sahipleri ile sözleşme yapmaları gerektiği belirtilir. Özellikle Amerikan hukukunda bu görüş savunulmaktadır. Ancak bu da araç sahiplerini büyük bir yükümlülük altına sokacaktır ve adil sonuçlar doğmayabilecektir. Araç sahipleri gelecekte otonom araçların sebep olacağı zararların belirsizliği nedeniyle bu riske girmekten kaçınabilirler ve otonom araçları kullanmaktan vazgeçebilirler.
Başka bir görüş ise sigorta şirketlerinin riski hafifletmesidir. Normalde araç ne kadar risksizse sigorta primleri o kadar düşük olacaktır. Otonom araçlar bakımından da sigorta şirketleri riskli ve risksiz araçlar bakımından en güncel bilgilere sahip olacaktır. Üreticilerden gelen bilgilerle de otonom araçlar üzerinde yapılan değerlendirmeler sonucunda düşük primler teklif ettiklerinde tüketicilerin bu otonom araçları tercih edebilecekleri savunulur. Böylece yüksek primli otonom araçlar tercih edilmez ve teoride üreticiler daha risksiz ve güvenli otonom araçlar üretirler.
Otonom Araçlar Bakımından Cezai Sorumluluk
Türk Ceza Kanunu 20. Maddesinde belirtildiği üzere ceza sorumluluğu şahsidir. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Otonom araçlar taksirle öldürme veya yaralama suçlarına sebep olabilirler. Ancak otonom araçlar bakımından bu suçların kasten işlenemeyeceği kabul edildiğinden araç maliki ve üreticiye kamu vicdanına uygun düşecek şekilde bir adli para cezası verilmesi savunulmaktadır.
Sonuç
Otonom araçların geniş kesimlerce kullanılmaya başlanmasına çok az bir zaman kalmışken meydana gelebilecek zararlarda sorumluluk hukuku bakımından hala birçok tartışma ve görüş farklılıkları bulunmaktadır. Ancak benim görüşümce otonom aracın sevk ve idaresi aracın sistemine bırakıldığı için sürücüyü meydana gelecek zararlardan sorumlu tutmak adil sonuçlar doğurmayacaktır. Sürücünün kusurundan bahsedilemeyeceği için araç üreticilerini sorumlu tutmak daha doğru olacaktır.
–
Kaynakça
- Brodsky, Jessica. “Berkeley Technology Law Journal”, Vol. 31, No. 2, Annual Review (2016), pp. 851- 878, https://www.jstor.org/stable/26377774
- Çekin, M. “Otonom Araçlar ve Hukuki Sorumluluk”. Türkiye Adalet Akademisi Dergisi (2018): 283-346, https://dergipark.org.tr/en/pub/taad/issue/52649/693701
- Patti, Francesco Paolo. “The European Road to Autonomous Vehicles.” Fordham International Law Journal, vol. 43, no. 1, October 2019, p. 125-162. HeinOnline.
- Yetim, D. “Sürücüsüz Araçlar ve Getirdiği / Getireceği Hukuki Sorunlar”. Ankara Barosu Dergisi (2016): 0-0, https://dergipark.org.tr/en/pub/abd/issue/33840/374707
[zombify_post]
0 Yorum