İnsanlık mı dedim ben ? Pardon, dilim sürçtü

2 min


62

Sıradan delilik öyküleri, Charles Bukowski’nin kitabının adı. Bugün Türkiye sokaklarında ise sıradan olmayan gerçek dramlar var. Onlar golden’lar…

Hani şu geçtiğimiz on senenin en popüler köpekleri, nam-ı diğer aile köpekleri. Çok sosyal ve iyi huylu oldukları için tercih edilen, sabırlı oldukları için çocuklarla çok iyi anlaşan ve hatta bebek bakıcılığı bile yapabilen hayvanlar. İşte tüm bu sebeplerle de bir dönem oldukça popüler olmuş olanlar.

Bugünlerin geleceğini aslında 2003’lerde biliyorduk biz hayvan korumacılar. O dönem sokaklara en çok terrierler ve tıpkı çizgi filmdeki gibi yemeyecek içmeyecek, tuvaleti gelmeyecek, akıl küpü hayvanlar oldukları sanılan dalmaçyalılar atılıyordu. Çünkü bir dönem öncesi onlar popülerdi.

Sonrasında goldenlar geldi. Herkeste bir golden merakı. Para vermeden beleş sahip olmak isteyenler de “Bari iyilik de yapalım. Var mı barınakta golden yavru?” diye sorar oldu. Genelde insanları yargılamamaya gayret gösteririm ama bu tipleri aynen böyle “beleşçi sevici” olarak tarif ediyorum. Eğer dertleri golden olsa, daha da ötesi bir hayvan kurtarmak olsa zaten cins aramazlar, hadi arıyorlar, yavrusunu aramazlar. Hem cins bulsun hem kendileri yetiştirsin, huyu suyu ona göre olsun ama asıl beleş olsuncular bunlar! Yemezler.

Her neyse bu zihniyettekiler, çok hayvan sevesi gelenler ve çevrelerindeki goldenlı aile resimlerine özenenler aldılar onları. Evlerine obje seçer gibi golden seçtiler. Ve sonra bir de baktılar ki o dekorasyonun parçası olan sehpa, masa ya da vazo gibi kolay objeler değilmiş bu hayvanlar. Acıkıyormuş, hastalanıyormuş, tuvaleti geliyormuş, ötesinde sevgi istiyormuş, paylaşmak istiyormuş. Yani can’lıymış, onun da bir insan gibi istekleri, ihtiyaçları varmış. Elbette bu “golden olsuncular”a bu durum zor gelmiş. Bu sebeple de şu anda sokaklar goldendan geçilmezmiş.

Siz, terk edenlere denecek çok sağlam beddualar var aslında. Ettim varsayın.

Ama sizlerden tek bir ricam var, o da şu ki “Bir daha elinizi herhangi bir hayvana sürmeyin.”

Olur da sürecek olursanız dilerim ki o hayvanın gözlerinde terk ettiğiniz, sokağa attığınız, barınakta buz gibi kafeslerde umutsuzca sizi bekleyen, gözlerinde hala size rağmen size koşulsuz bir bağlılık olan goldenınızın gözleriyle karşılaşın.

Ve o anda, tam da o anda, insanlığınızdan utanın. İnsanlık mı dedim ben? Pardon, dilim sürçtü.

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

62

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.