Ötanazi, kişinin ya da hayvanların yaşamlarını dayanılamayacak durumda olarak algılanması nedeniyle yüksek dozda ilaçla veya yaşam destek ünitesinden ayırarak yaşamını sonlandırmaktır. İradeye bağlı, irade dışı, aktif, pasif, kazai ve medikal ötanazi olmak üzere birçok türü vardır. Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Kanada ve ABD’nin bazı eyaletlerinde ötanazi yapılmaktadır. Ötanaziyi benimseyen ve acılar içindeki kişiyi öldüren kimsenin cezasını hafifleten ilk hukuk kaynağına 18. yüzyılın sonlarında Prusya’da Büyük Frederik zamanında rastlanmaktadır.

Anayasa’da temel hak ve hürriyetlerin niteliği 12. maddede düzenlenmiş ve herkesin kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahip olduğu belirtilmiştir. Anayasa’nın 13. maddesine göre; temel hak ve hürriyetler, Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerle ve kanunla sınırlandırılabilir. Bu sınırlamalar hak ve özgürlüklerin özlerine dokunulmadan; Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyet’in gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmayacak şekilde yapılabilir.
Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulmasını düzenleyen Anayasa’nın 15. maddesinde; yaşama hakkının kullanılmasının dokunulmazlığını ancak savaşa uygun eylemler sonucu meydana gelen ölümlerin sınırladığı belirtilmiştir.
Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı hakkında düzenleme getiren Anayasa’nın 17. maddesinde; tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağı, kişinin rızası dışında bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamayacağı belirtildikten sonra meşru müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun izin verdiği zorunlu hallerde meydana gelen öldürme eylemlerinin bu durumun istisnası olduğu belirtilmiştir. Bu düzenlemeler çerçevesinde Anayasa’mızda ötanazinin yasaklandığına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Türk Ceza Kanunu’nda da konuyla ilgili açık hüküm yoktur. Fakat ötanazi, TCK 81. madde ile düzenlenen kasten öldürme suçu çevresinde değerlendirilir. Yani müeyyidesi ağırlaştırılmış müebbet hapistir.

Hukukumuzda ötanazi kelimesini içeren tek hukuki düzenleme 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’dur. Bu kanunla hayvanlara ötanazi kural olarak yasaklanmıştır. Ancak bu kuralın bir istisnası vardır. O da çok ekstrem durumlarda (örneğin bulaşıcı hayvan hastalıklarının önlenmesi) veteriner hekim tarafından ötanazi yapılmasına karar verilebilir.
Hasta Hakları Yönetmeliği 13. maddesi ile ötanaziye ilişkin düzenleme getirilmiştir. Tıbbi gerekler de dahil her ne suretle olursa olsun, hayat hakkında vazgeçilmeyeceğini ve kişinin kendisinin talebi halinde bile kimsenin hayatına son verilemeyeceğini belirterek ötanazi yasaklanmıştır. Bu konuda Anayasada ve kanunda madde bulunmadığı ve CBK’da olmadığı için bu yönetmelik maddesi uygulanabilir. Yani Türkiye’de ötenazi yasal değildir ve cezası ağırlaştırılmış müebbettir.

Sonuç olarak; Türk hukukunda yönetmelik düzeyinde ötenazi yasaklanmıştır. Fakat TCK ötenaziye ilişkin açık bir düzenleme getirmemiştir. Bu konuda ortaya çıkan bir boşluk vardır ve bunun giderilmesinin gerekliliği sabittir.
KAYNAKÇA:
* https://www.bilgile.com/nedir/154-otenazi-nedir.html
*https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/646935
*http://aurum.altinbas.edu.tr/tr/wp-content/uploads/2018/02/2-22.pdf
[zombify_post]
0 Yorum