İşte O Tarihi Soru; CUI BONO?

Cicero'yu bu kadar şöhrete kavuşturan ve savunmanın anahtar sorusu olan Cui bono? Ne anlama gelmektedir?5 min


45

Asıl anlatmak istediğim olaya geçmeden önce Cicero'yu biraz olsun tanımakta fayda var o sebeple sizlere önce Cicero ile ilgili kısa bir bilgi vermek istiyorum.

Marcus Tullius Cicero M.Ö. 106 yılında Arpinum yakınlarında dünyaya gelmiştir. Hukukla başlayan kariyer hayatı daha sonra kendini edebiyat ve felsefeye bırakmıştır. Hayatı boyunca farklı işlerle meşgul olan Cicero savaşı hiç sevmemesine rağmen orduya katılmış, mahkemelerde başkanlık yapmış ve daha sonrasında da konsül olmuştur. Bütün bunların yanında başarılı hukukçu kimliğini de daima korumuştur. M.Ö 44 yılında Sezar öldürülünce Cicero'nun popülaritesi artmıştır ve senatonun en güçlü adamı haline gelmiştir. Cicero'yu bu kadar başarılı ve ün sahibi yapan en önemli özelliği şüphe götürmez ki onun inanılmaz hatipliğidir. Cicero'nun 88 konuşması kayda geçirilmiştir fakat bunlardan yalnızca 58 tanesi günümüze ulaşabilmeyi başarmıştır.

Cicero hakkında kısa bir bilgilendirmenin ardından sizlerle bu yazımda asıl paylaşmak istediğim nokta, Cicero'nun gençlik yıllarında, müvekkili Sextus Roscius’un davasını çözmesini sağlayan Cui Bono'dur. Bu davadan sonra Cicero'nun hukukçu kimliği oldukça ön plana çıkmış ve namı fazlasıyla yayılmıştır.

Peki Cicero'yu bu kadar şöhrete kavuşturan ve savunmanın anahtar sorusu olan Cui bono? Ne anlama gelmektedir?

Roma Hukuku'nda cinayetleri açığa kavuşturmaya yarayan ve bugün hala geçerliliğini koruyan en temel sorudur Cui Bono? Latince bir deyimdir ve “Kim karlı çıktı?” veya “Kimin yararına?” anlamına gelmektedir. Sorunun temelini teşkil eden önerme ise şudur: Eğer bir suç rasyonel hesaplama yapmamızı gerektirecek kadar karmaşık bir yapıdaysa, bu suçun sorumluları, suçu, en çok kendilerine yarar sağlayabilmek maksadıyla işlemiştir. Bu temel noktadan yola çıktığımız takdirde de somut olayda sorulan bu sorunun cevabı bulunduğunda suçlu da ortaya çıkmış olacaktır.

Cicero da, müvekkili olan ve babasını öldürdükten sonra  mallarına sahip olmakla suçlanan Sextus Roscius’un suçsuzluğunu bu tarihiyi soruyu sorarak ispat etmiştir. Olayda bütün deliller Sextus’un aleyhinedir. Ayıca kuzeni de Sextus'un aleyhine şahitlik yapmaktadır. Bütün bunlar yetmezmiş gibi Sextus'un öldürmekle suçlandığı babasının çiftliklerine de Roma’nın en güçlü isimlerinden biri olan, iç savaştan sonra da pek çok kişiyi öldürerek etrafa korku salan Sullan adında bir diktatör el koymuştur.

Roma Hukuku’nda  kişinin babasını öldürmesinin cezası ise tüyler ürpertecek cinstendir. Katil, önce derisi yüzülene kadar kırbaçlanır, ardından deri bir torbaya bir yılan, bir köpek ve bir maymunla beraber konulup torbanın ağzı dikildikten sonra da tiber nehri’ne atılırmış. Sextus’un babasının 13 adet çiftliği vardır ve tek varis de Sextus'un kendisidir ancak babasını öldürmekle suçlanıp tutuklandıktan sonra çiftliklerin 10 tanesine Sullan diğer 3 tanesine de Kuzen Capito el koymuştur. Daha doğrusu Kuzen Capito’ya o 3 çiftliği Sullan vermiştir. Tam da bu noktada o meşhur sorumuzu soralım, cui bono? Sizin de tahmin edeceğiniz üzere bu olaydan karlı çıkan iki isim vardır ve onlarda Sullan ile Kuzen Capito'dur. Zararlı çıkan tek kişi ise Sextus’tur. Tabi ki bu durum başarılı bir hukuk insanı olan Cicero'nun da gözünden kaçmamıştır. Tahmin ediyorum ki açıklığa kavuşturulması gereken ve sizin de merak ettiğiniz iki önemli husus var. Sullan çiftliklere istediği gibi nasıl el koymuştu ve neden 3 çiftliği Kuzen Capito'ya vermişti?Sizi daha fazla meraklandırmadan hemen cevaplayalım:

Eski Roma’da seçilmişler listesi denen bir liste vardır ve bu listeye, muhalifler, iç çekişme sırasında iktidar mücadelesinden yenik ayrılanlar ve kazananla uzlaşmaya niyeti olmayan ya da iktidar için tehlikeli bulunan isimler girmektedir. İşte Sextus’un babasının adı da bu listeye eklenmiştir fakat bunun için hiçbir geçerli sebep yoktur. Cicero kendisine o meşhur ''cui bono?'' sorusunu sorarken Sullans’tan iyice şüphelenmeye başlamıştır. Seçilmişler listesini roma arşivine  girerek incelemiş ve Sextus'un babasının adının o listeye cinayetten sonra eklendiğini görmüştür. Cicero son anda öldürülmekten kurtularak bu belgeyi mahkeme jürisine sunmuştur. Bütün bunlar neticesinde de anlaşılacağı gibi olayın arka planında Sullan'ın, Sektus’un babasının çiftliklerini ele geçirmek istemesi ve bu amaçla Kuzen Capito’yu amcasını öldürmeye azmettirmesi yatmaktadır. Tahmin edersiniz ki Sullan tarafından Kuzen Capito'ya verilen 3 çiftlikte Capito'nun sessiz kalması ve Sextus aleyhine şahitlik yapması içindir. Oysa bu noktada Sullan ve Kuzen Capito'nun düşünemediği önemli bir ayrıntı vardır. Tek varis olan Sextus neden babasını miras için öldürmüş olsun ki? Jüri de böyle düşünmüş olmalı ki Sextus suçsuz bulunmuştur.

Eski Roma'da mahkeme jürilerinden çoğunluğun kararı sonucu belirlemektedir. Jüri üyeleri kararlarını bir tabletin üzerine a veya c harflerini yazarak bildirmektedirler. a: apsolbo yani suçsuz demektir, c: condeimo yani suçlu anlamına gelmektedir. Mahkeme sonunda oybirliği ile tabletlerin üzerine a yazılmıştır yani Sextus suçsuz bulunmuştur. Mahkeme sonunda Kuzen Capito cinayetten suçlu bulunmuştur. Bu durum bizi her ne kadar üzse de Sullan'a hiçbir şey olmamıştır. Ancak yazımın başında da belirttiğim gibi bu olay neticesinde Cicero'nun ünü oldukça yayılmıştır, hukuk alanındaki başarısının yanı sıra cesaretiyle de konuşulmaya başlanmıştır.


KAYNAKÇA

https://www.microdestek.com.tr/ciceronun-hayati-cio-bono-yani-kim-kazancli-cikti.html

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

45

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.