1.Kadına Yönelik Şiddet Nedir ?
Türkiye tarafından 2011 yılında imzalandıktan sonra 2014 yılında yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesince bir insan hakkı ihlali ve ayrımcılık olarak da nitelendirilen kadına yönelik şiddet; kamu yahut özel hayatta meydana gelen, kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik zarar ve acı verilmesi sonucunu doğuracak toplumsal cinsiyete dayalı eylemler olarak tanımlanmıştır. Toplumsal cinsiyet ifadesinden şiddetin, kadına, sadece kadın olmasından dolayı uygulanması anlaşılmaktadır [1].
–
2.Şiddetle Mücadelede Uygulanacak Hükümler
2.1.Fiziksel Şiddette Uygulanacak Hükümler
Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.
Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe karşı,
İşlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Kişiye bedensel bakımdan acı veren yahut kişiyi aşağılayan eylemlerin belirli bir bütünlük içerisinde sistematik bir halde işlenmesi ile eziyet suçu meydana gelmektedir. Buna karşılık bu eylemlerin sistematik bir hal kazanmadan işlenmesi halinde ise kasten yaralama suçu vücut bulmaktadır [2].
Kasten yaralama suçunda doktrinde eş kavramından Medeni Kanun hükümleri esas alınmakta ve sadece resmi nikahla evli olan kişiler eş kapsamında kabul edilmektedir [3]. Koca/Üzülmez ise resmi nikahla evli olanlarla birlikte resmi nikahla evli olmayıp eş hayatı yaşayan ve bunu çevrelerinde alenileştiren kişileri de eş kapsamında kabul etmektedir [4].
–
2.2.Cinsel Şiddette Uygulanacak Hükümler
Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)
(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.
Evlenmekle eşin cinsel özgürlüğünü diğer eşe teslim etmesi yaklaşımı modern hukuk anlayışına uygun olarak 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu ile terk edilmiş ve cinsel saldırı suçunun eşe karşı işlenmesi hali cezai yaptırıma tabi tutulmuştur. Doktrinde cinsel saldırı suçunun sadece nitelikli halinin eşe karşı işlenebileceği, basit halinin ise eşe karşı işlenemeyeceğini kabul eden görüşler mevcuttur [5]. Buna karşılık Özbek’e göre suçun hem temel halinin hem de nitelikli halinin eşe karşı işlenebileceği kabul edilmektedir [6]. Ali Kemal Yıldız da cinsel saldırı suçunun temel halinin eşe karşı işlenebileceği görüşüne katılmaktadır. Yıldız’a göre 102/2’de özellikle eş ifadesine yer verilmesinin sebebi, re’sen kovuşturulan suçun eşe karşı işlenmesi halinde şikayete tabi hale gelmesidir. Yazara göre bu düzenleme cinsel saldırı suçunun temel halinin eşe karşı işlenmesini engellememektedir [7]. Kanaatimce kanun koyucunun yasayı oluştururken korumak istediği değer göz önünde bulundurulmalı ve cinsel saldırı suçunun temel halinin de nitelikli halinin de eşe karşı işlenebileceği kabul edilmelidir. Zira aksi kabul Türkiye’nin de tarafı olduğu İstanbul Sözleşmesi madde 36’ya aykırılık teşkil edecektir.
–
2.3.Psikolojik Şiddette Uygulanacak Hükümler
Madde 84- (1) Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Eşini psikolojik baskılarıyla intihara teşvik eden, eşinin intihar kararını kuvvetlendiren yahut intiharına yardım eden kişi bu madde kapsamında sorumlu tutulacaktır.
Madde 109- (1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Bu suçun;
e) Üstsoy, altsoy veya eşe karşı,
İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.
Kişinin hareket etme özgürlüğünü kısıtlayan bir suç olan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun eşe karşı işlenmesi TCK’da nitelikli hal olarak kabul edilmiş ve cezada artırıma gidilmiştir.
Bu maddelerin yanında eşin çalışmasını engelleme ve inançlarını yaşamasını engelleme de psikolojik şiddet olarak kabul edilmiş ve suç sayılmıştır.
–
3.Değerlendirme
Yukarıda sözü geçen maddelerde eş ifadesinin kapsamının yalnızca resmi nikahla evli olan kişilerle sınırlı tutulması tarafı olduğumuz sözleşmelere ve yasa koyucunun işbu maddelerde korumayı hedeflediği değerlerin niteliğine aykırılık oluşturacağından bu maddelerin suçun eski eşlere ve partnerlere karşı işlenmesi halinde de uygulanması gerekmektedir [8].
Türk hukuk mevzuatı bakımından gerek ulusal yasalar (6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu) gerek uluslararası sözleşmelerle (CEDAW, İstanbul Sözleşmesi) kadına yönelik şiddete ilişkin önemli düzenlemeler getirmiştir. Kadınların her gün kendi hayatlarına yönelik aldıkları kararlardan dolayı şiddete uğradığı ve öldürüldüğü göz önünde bulundurulduğunda bu düzenlemelerin etkin bir şekilde uygulanmasının önemi ortaya çıkmaktadır.
Sadece İstanbul Sözleşmesinin imzalanması ile kadın cinayetlerinin azaldığı 2011 yılı göz önünde bulundurulduğunda mevcut düzenlemelerin etkin bir şekilde uygulanması ile kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin son bulacağı aşikardır.
Şiddet görmediğimiz ve öldürülmediğimiz güzel günlerin gelmesi temennisi ile 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü bütün kadınlar için kutlu olsun!
–
Kaynakça
1. Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi, madde 3- a, 3-d.
2. Mahmut KOCA İlhan ÜZÜLMEZ, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, sayfa 303.
3. Mahmut KOCA İlhan ÜZÜLMEZ, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, sayfa 219.
4. Mahmut KOCA İlhan ÜZÜLMEZ, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, sayfa 220.
5. Mahmut KOCA İlhan ÜZÜLMEZ, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, sayfa 329.
6. Bkz. Özbek/Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe/, Özel Hükümler, (3), s.320.
7. Bkz. Ali Kemal Yıldız, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu, Açıklamalar-Değerlendirmeler Öğretiden Görüşler ve Yargıtay Kararları, İstanbul 2007, s.213.
8. Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi, madde 3-b.
[zombify_post]
0 Yorum