69. Yıldönümünde Bilinmesi Gereken Yönleriyle 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü

10 Aralık İnsan Hakları Günü ve bugünü meydana getiren İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi hakkında neler biliyoruz?4 min


101

Ölüyor çarpışarak insanlarımız

Halbuki nasıl hakketmişlerdi yaşamayı

Ölüyor insanlarımız

 Ne kadar çok

Sanki şarkılar ve bayraklarla

Bir bayram günü nümayişe çıktılar

öyle genç  ve fütursuz.

Dizelerinde insanlığın uğradığı ihlalleri biraz olsun gözler önüne sermek istemiştir Nazım Hikmet. İnsan haklarından, dahası insanlığın haklarından söz edilmesi adına armağan edilen 10 Aralık İnsan Hakları Günü ve bugünü meydana getiren İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi hakkında neler biliyoruz? Gelin birlikte hatırlayalım…

Her şey atılan imzalarla başladı!

1.Dünya Savaşı’ndan sonra dünyadaki devletler bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleştiler. İnsan Hakları Bildirisi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu tarafından Haziran 1948’de hazırlandı ve 10 Aralık 1948’de Genel Kurulun Paris’te yapılan oturumunda kabul edildi.

Türkiye, 6 Nisan 1949 tarihinde bu belgeyi imzalayan ülkeler arasına katıldı.

Oturumda, 6 sosyalist ülke “burjuva sınıfından olan insanların sınıf çıkarını koruduğu ve işçi sınıfının egemen sınıflarla uzlaşmak zorunda bırakacağı” gerekçesiyle çekimser kaldı. Bildiri, bu ülkeler ile Suudi Arabistan ve Güney Afrika Birliği dışında kalan ülkelerin oylarıyla kabul edildi.

Belge neden bu denli önem taşıyor?

Hükümetler, beyanlarda belirlenen insan haklarını savunmak için kendilerini ve halkını adamışlar ve bu onların korunmasına yardımcı olmuştur. Bildiri, 1948 yılından beri birçok ülkenin anayasasını etkilemiştir. Bu bildiri, günümüze kadar bazı uluslararası kanunlar, ulusal yasalar ve antlaşmalar için bir temel oluşturmaktadır.

Bildiri, Guinness Rekorlar Kitabı tarafından 501 farklı dile tercüme edildikten sonra “En Çok Tercüme Edilen Belge” olarak kayıtlara geçmiştir.

Madde 1: “Bütün insanlar hür ve eşit doğarlar. Akıl ve vicdan sahibidirler; birbirlerine karşı kardeşçe davranmalıdırlar.”

“onurda ve haklarda eşitlik, ayrımcılık yasağı, yaşama hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, kölelik yasağı, işkence ve aşağılayıcı muamele yasağı, kişi olarak tanınma hakkı, kanun önünde eşitlik, etkili bir hukuk yoluna başvurma hakkı, keyfi tutma yasağı, adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi ve kanunsuz ceza olmaz ilkesi, özel hayatın gizliliği ilkesi, seyahat özgürlüğü, sığınma hakkı, vatandaşlık hakkı, evlenme hakkı ve ailenin korunması, mülkiyet hakkı, düşünce, vicdan ve din özgürlüğü, ifade özgürlüğü, toplanma ve örgütlenme hakkı, katılım hakları, sosyal güvenlik hakkı, çalışma, adil gelir ve sendika kurma hakkı, dinlenme hakkı, yaşam standardı hakkı, eğitim hakkı, kültürel yaşama katılma hakkı, insan haklarının gerçekleşebileceği bir toplumsal düzende yaşama hakkı, hakların sınırlandırılması, hakları kötüye kullanma yasağı” madde başlıkları ile beyannameyi özetleyebiliriz

İnsanlığa armağan edilen bu günde neler yapılıyor?

Dünya üzerinde her yıl 10 Aralık’ı içine alan İnsan Hakları Haftası’nda sivil toplum, kuruluşları, dernekler, hükümetlerin insan hakları komisyonları ve daha pek çok kuruluş insanları bilinçlendirmek adına sempozyumlar, toplantılar, bildiri yayınları gerçekleştirip kamuoyunda ses getirmeye, insan hakları kavramını hatırlatmaya çabalıyorlar.

Tüm bunlara rağmen bilanço hala çok acı!

Ne yazık tüm çabalara rağmen büyüyen dünyada vahim tabloların önüne tam anlamıyla geçilebilmiş değil. Hala dünyanın her yerinden saldırı, tecavüz, istismar haberleri gelmektedir. Rakamlar üzerinden konuşulduğunda durumun daha da umut köreltici olduğu gerçeği yüzümüze çarpıyor.

Rakamlar Türkiye’de ve dünyada iç karartıcı boyutta!

Türkiye’de İnsan Hakları Derneği 2016 verilerine göre yıl içerisinde sadece ulaşılabilen rakamlara bakacak olursak 33 kadının intiharı, 361 kadının şiddete maruz kaldığı, 293’ünün ise fuhuşa zorlandığı gözler önüne seriliyor. Bu kadarla da kalmıyor maalesef 60 çocuğun ölüm istatistikleri söz konusu, işkence, kötü muamele vb. insanlık dışı uygulamalar dile getirildiğinde ise bu rakam 5000’leri buluyor.

Neler yapılabilir?

İnsan hakları elbette ki önemi bir günle sınırlı kalmaması gereken bir husustur. İnsan hakları insanlığın en hassas noktasıdır. Bu düşünceyle hükümetlerin, kuruluşların, sokaktaki halkın işbirliğinde her geçen gün daha fazla bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı, hakların nasıl korunacağı tüm zihinlerde yeterince cevap bulmalıdır. Haklarınız için mücadele vermekten vazgeçmeyin. İnsan ancak haklarıyla yeryüzünde varlığını sürdürebilir!

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

101

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.