Akıllı Sözleşmeler

Akıllı sözleşmeler blok zinciri üzerinde kurulan şifrelemeden ibarettir. Diğer bir deyişle transfer sürecinde oluşan şifrelemeden oluşur. 4 min


34

Teknolojik gelişmenin getirdiği dijitalleşme verilerin dijital ortamlarda saklanması ,işlemlerin yapılması ve hatta bazı uygulamalar sayesinde satın  alıp-verme işlemleri sanal ortamlarda gerçekleşebilmektedir. Bu bize iş yüklerinin azaltılması açısından elektronik ortamdaki verilerin daha verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayacaktır. Ancak elektronik ortamda anlaşma yapılması mümkün olur mu? Elektronik ortamdaki sözleşmeler ve işlemler ne kadar güvenilir olacaktır? Ayrıca bu sözleşmelere hukuk nasıl bir pencereden bakacaktır.

Bu yazımızda elektronik ortamda gerçekleşen sözleşmelerin varlığından ve bu uygulamaların nasıl işlerlik kazandığından bahsedecek akıllı sözleşmeler ve blok zinciri teknolojisini anlatacağız.

Blok Zinciri

Akıllı sözleşmelerin ne olduğunu öğrenmeden önce “blok zinciri” teknolojisinin çalışma mantığını öğrenmek mutlak surette bize yardımcı olacaktır. Bu iki kavram birbirine bağlı kavramlar olarak yer etmektedir.

Blok zinciri eşten-eşe bağlantı yapısına sahip olan ve bu eşler arasında güvenli bir şifreyle işlem yapılmasını sağlayan teknolojik gelişmedir. Karmaşık çalışma  yapısını anlatmadan önce blok zinciri ne işe yaradığından bahsetmek faydalı olacaktır. Bu teknolojiyle uluslararası işlemlerde bir merkezden diğer merkeze ulaşma ve kabul gibi protokollerin gerçekleştirilmesi için geçen süreleri kısaltmaya yaramaktadır.

Merkezi bir makinesi olmayan birbirine bağlı makinelerden oluşan ekleme yapılan silinemeyen bir yapıdır. Burada her bir blok kaydedilir ve her birinin birbirine bağlantılı anahtarı vardır. Burada ağa katılan birçok kişi olduğundan işlemleri diğer kişiler görebilmekte ve bu işlemi onaylayabilmektedir. Bu işleme iş ispatı(proof of work) ismi verilmektedir. Bu onaylama işlemini madenci olarak isimlendirilen kişiler yapmaktadır.

Bu teknolojinin özelliği şifreleme sistemidir ve bu yüzden para birimlerine “ kripto” denmektedir. Parayı kişinin özel anahtarına göndermekle şifreleme işlemi oluşur ve bu şifrelere “hash” ismi verilir. Her bir blok oluşturulunca bir önceki blokla karşılaştırılır ve diğer katılımcıların  %51’inin onayıyla işlem gerçekleşir.

Blokların birbirlerine bağlı olduğundan bahsetmiştik. Bu bağlantı sayesinde içeride bir değişiklik diğer blokları da etkileyeceğinden önceki blokların aynı kalması ileride onaylanacak bloklar gerekli olacaktır. Çünkü bunu onaylayacak olanlar önceki blokları da görebilmekteler ve değişiklik bu sistem üzerinde karmaşaya sebep olacaktır.

Akıllı Sözleşme

Öncelikle “akıllı sözleşme” deyimini Nick Szabo ilk defa 1996 da ortaya atmıştır ve elektronik ticaret üzerine çalışmalar yapmıştır. Akıllı sözleşmeler blok zinciri üzerinde kurulan şifrelemeden ibarettir. Diğer bir deyişle transfer sürecinde oluşan şifrelemeden oluşur.Burada transfer sonrası kilide sahip olan diğer taraf bir süreliğine kilidi açar veya işlemi yapar. Süre dolunca da anahtar kullanıma kapanır. Örneğin araç kiralamak isteyen birisi “kripto para” ile ödemeyi gerçekleştirdikten sonra karşı taraf kilidi kullanıma açar ve süre dolunca da kullanıma kapanır. Bu sözleşmeleri destekleyen en büyük block zinciri Ethereum’dur.

Akıllı sözleşmeler beraberinde şunları getirmektedir;

  • Erişim kolaylığı
  • Zaman ve mekan sınırlaması yoktur
  • Merkezi bir sisteme bağlılık ve oradan gelen iş yoğunluğu yok
  • Aracı olmadığından ucuzdur
  • Uluslararası spekülasyonlara kapalıdır

Sözleşme Hukuku Bakımından Değerlendirme 

Sözleşmenin kurulması pek tabii sanal ortamda değişim gösterecektir. Bu değişim acaba farklı çevrelerde nasıl anlaşılacak ve sözleşme özgürlüğü ve geri kalan şartlar açısından değişik hükümlere tabi olması gerektiği açıktır.

İlk olarak sözleşmenin kurulması nasıl olacak sorusuna cevap öneri ve kabulün hazır olmayanlar arasında olacağını belirtelim. Özel anahtarla giriş bir öneri sayılmaktadır. Daha sonra yine özel anahtarla bu beyanın kabulü gerçekleştirilir. Ancak sözleşmenin kurulduğu an olarak kabul beyanının değil blok zincirinin oluşmasıyla gerçekleşeceği düşünülmektedir. Çünkü orada oluşturulan bloklar onay aşamasından geçtikten sonra bir oluşum sergilemektedir.

Sözleşmenin değiştirilmesi, irade sakatlıkları gibi bir halde blok zincirinde bir değişiklik yapılamadığı ve bu değişikliğin katılımcıların(madenci) %51 oranında oyunun gerekmesi de sözleşmenin değiştirilmesini olanaksız kılmaktadır.

Borçların ifasında, blok zinciri uygulaması sayesinde otomatik ödemeler gündeme gelecek ve böylelikle işlemler daha hızlı bir hal alıp işlerin kolaylaştırıcılığını artıracaktır. Ancak borçların ifasında borcun ifası imkansız hale gelirse veya borç ödenmezse sistem üzerinde değişiklik yaratılamaması menfaatleri zedelemektedir.

Hülasaten, kanun koyucu birçok alanda menfaat dengesini sağlamaya çalışırken blok zinciri yüzünden birçok alanda menfaatler zedelenebilecektir.

Sonuç

Blok zinciri birbirleriyle bağlantılı şifreleme yöntemi üzerine onaylanma sürecinden geçirerek veri güvenliğini en üst safhaya çıkararak oluşabilecek zararlarda koruma yoluna giden bir mekanizmadır. İnsanların bu mekanizmayı kullanarak sistem içerisinde “akıllı sözleşmeler”meydana getirmektedirler. Bu sistem sayesinde hızlı ve güvenli erişilebilir alanların yanı sıra tasarruf bakımından da yararlılık sağlamaktadır.

Bu gelişmekte olan bir araç olduğundan ve geliştikçe veri koruma sağlığını üst düzeye çıkarıp menfaat dengesini koruyabilecek düzeye gelebilecektir. Bu sayede hem paranın yeni görünümü hem de elektronik ortamdaki sözleşmelerin hayatımızda yer edineceği hususu hasıl olmaktadır.

Kaynakça

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

34

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.