İBB ve Ümraniye Belediyesi Arasında Yaşanan “Halk Ekmek” Krizi

Geçtiğimiz günlerde İBB ile Ümraniye belediyeleri arasında Halk Ekmek büfesinin koyulacağı yer hakkında çıkan tartışma sosyal medya ve basının gündemindeydi. Bu çalışmamızda söz konusu krizi inceleyeceğiz.7 min


81

Ne Olmuştu?

Olay, Halk Ekmek büfesinin yer tahsisi hakkında İBB ile Ümraniye Belediyelerin kolluk mensuplarının çatışması hakkındadır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 14 Ocak 2021 tarihli 121 sayılı kararına göre, Halk Ekmek büfeleri, Belediye Meclisi’nin 12.03.2020 tarih ve 387 sayılı kararıyla tahsisine karar verilen 117 adet Halk Ekmek büfesine ilaveten, ekteki listede adresleri bulunan 142 adet noktada ilgili ilçe belediyesinden imar ve şehircilik yönünden uygun görüş alınmak kaydıyla Halk Ekmek büfesi koyma yetkisinin İstanbul Halk Ekmek A.Ş.’ye verilmiştir. İlgili belediye meclisi kararına istinaden Halk Ekmek büfesinin koyulacağı yer hakkında ilçe belediyesinden imar ve şehircilik yönünden uygun görüş alınmalıdır. Olayda, uygun görüş alınması adına İBB tarafından ilçe belediyesine 31 Mart ve 10 Mart tarihlerinde yazı gönderilmiştir. Ancak istişare kurulamamış ve belediye meclisinin koyulmasına karar kılındığı nokta hakkında ihtilafa düşülmüş, Ümraniye Belediyesi Halk Ekmek büfesinin koyulacağı noktaya zabıta aracı park ederek işlemin tahsisini engellemiş, halk emek büfesinin koyulacağı yerin kaldırım olduğu ve yaya yolunun üzerinde bulunmasından dolayı uygun olmadığı belirtilerek uygun olacağı nokta hakkında İBB’ye cevap yazısı göndermiştir.

Olayı mahalli idareler bakımından incelemek gerekirse; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Ümraniye Belediyesi arasında hiyerarşik bir yapı olmadığı, birbirlerinin işlemlerine karşı ancak vesayet yetkisine bağlı olarak denetleme yapılabileceği söylenebilir. Mahalli idarelerden olan belediyeler yer yönünden yerinden yönetim kuruluşlarıdır.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 27. maddesinde belediyeler arasında ihtilaf çıkması halinde ihtilafın ne şekilde çözümleneceği belirtilmiştir. Büyükşehir kapsamındaki belediyeler arasında hizmetlerin yerine getirilmesi bakımından uyum ve koordinasyon, büyükşehir belediyesi tarafından sağlanır. Büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyeleri veya ilçe belediyelerinin kendi aralarında hizmetlerin yürütülmesiyle ilgili ihtilaf çıkması durumunda, büyükşehir belediye meclisi yönlendirici ve düzenleyici kararlar almaya yetkilidir. Aynı kanunun 5. madddesinde büyükşehir belediyesinin sınırları ve ilçe belediyeleri sınırları belirtilmiştir. Olayın geçtiği mahal Ümraniye Belediyesi’nin yetki sınırları içerisindedir.

Belediyeler Arası Hizmet İlişkileri ve Koordinasyon

Madde 27 – (Değişik birinci fıkra: 12/11/2012-6360/11 md.) (5216 Sayılı Kanun)

“Büyükşehir kapsamındaki belediyeler arasında hizmetlerin yerine getirilmesi bakımından uyum ve koordinasyon, büyükşehir belediyesi tarafından sağlanır. Büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyeleri veya ilçe belediyelerinin kendi aralarında hizmetlerin yürütülmesiyle ilgili ihtilaf çıkması durumunda, büyükşehir belediye meclisi yönlendirici ve düzenleyici kararlar almaya yetkilidir.”

Madde 5 – (Değişik: 12/11/2012-6360/6 md.) (5216 Sayılı Kanun)

“Büyükşehir belediyelerinin sınırları, il mülki sınırlarıdır.

İlçe belediyelerinin sınırları, bu ilçelerin mülki sınırlarıdır.”

5393 Belediye Kanunu’nun 17. maddesinde belediye meclisi, belediyenin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usûllere göre seçilmiş üyelerden oluşur denilerek karar organı olduğu hükme bağlanmıştır.

Belediye Meclisi

Madde 17 (5393 sayılı Kanun)

Belediye meclisi, belediyenin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usûllere göre seçilmiş üyelerden oluşur.

Birbiri arasında hiyerarşik denetim olmayan, tüzel kişiliğe haiz iki belediyenin birbiri üzerinde ancak vesayet yetkisine sahiptir. Bu yetki Belediye Kanunu’nun 54. maddesinde belediyelerin denetimi; faaliyet ve işlemlerde hataların önlenmesine yardımcı olmak, çalışanların ve belediye teşkilâtının gelişmesine, yönetim ve kontrol sistemlerinin geçerli, güvenilir ve tutarlı duruma gelmesine rehberlik etmek amacıyla; hizmetlerin süreç ve sonuçlarını mevzuata, önceden belirlenmiş amaç ve hedeflere, performans ölçütlerine ve kalite standartlarına göre tarafsız olarak analiz etmek, karşılaştırmak ve ölçmek; kanıtlara dayalı olarak değerlendirmek, elde edilen sonuçları rapor hâline getirerek ilgililere duyurmak şeklinde açıklanmaktadır.

Sonuç olarak İBB Meclisi’nin Halk Ekmek büfelerine ilişkin olarak aldığı kararda, büfelerin koyulacağı yerin ilçe belediyesinden uygun görüş alınarak kararlaştırılması gerektiği ortadadır. Her ne kadar İBB’nin işlemi hukuka aykırı olsa da, halen idare mahkemesinde iptal edilmediği için hukuka uygunluk karinesinden faydalanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin işlemine karşı (iptal edilmediği için hukuka uygun olan işlemi) Ümraniye Belediyesi’nin yapmış olduğu davranış veya tahsis etmiş olduğu işlem nihai olarak hukuka aykırıdır.

Ümraniye Belediyesi’nin bu karara karşılık olarak zabıta güçleriyle yer tahsisini engellemesi hukuka uygun değildir. Bu işlemin iptali için idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekmektedir. Ümraniye Belediyesi işlemin iptalini sağlamak için herhangi bir hukuk yoluna başvurmamıştır.

Sorunun Değerlendirilmesi

Büyükşehir yönetimlerinin Anayasal dayanağı 1982 Anayasa’sının 127. maddesinde yer alan “Kanun büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir” hükmüdür. 3030 sayılı Yasa’da büyükşehir kavramı “belediye sınırları içinde birden fazla ilçe bulunan şehirler” olarak tanımlanmıştır (m. 3/1). Ayrıca aynı yasanın 4. maddesi ile büyükşehrin adı ile büyükşehir belediyeleri, büyük şehir sınırları içerisinde bulunan ilçeler için de bulunduğu yerin adına göre de ilçe belediyelerinin kurulması hükme bağlanmıştır. Bu haliyle belediye yönetiminde iki kademeli bir yapı oluşturulmuştur. Hızla gelişen büyük şehirlerde bu iki kademi yapının yetersiz kalmasından dolayı yeni sistemler ve kriterlerin aranması doğal bir sonuç olarak karşımıza çıktı. Bununla birlikte 3030 sayılı Yasa yürürlükten kalkmış yerini 5216 sayılı Yasa’ya bırakmıştır. Yeni yasada, iki kademeli sistem bazı değişiklerle sürdürülmüştür. Yeni yasa eskisinden farklı olarak büyükşehir kurulabilmesi için 750.000 nüfus kriterini getirmiştir. 1984 yılında sadece 3 adet olan büyükşehirlerin sayısı günümüzde bu sayı 30’a kadar yükselmiştir. 2012 yılında Resmi Gazete’de yayınlanan ancak 2014 yılında uygulamaya koyulan 6360 sayılı Kanun özellikle il ve ilçe belediyeleri arasındaki etkinlik ve verimliliği artırma bağlamında bir dizi köklü değişiklikler getirmiştir. Bazı önemli değişikliklere bakacak olursak, bu kanun ile 16 olan büyükşehir sayısı 30’a yükselmiş, büyükşehir belediye sınırları il mülki sınırlarına kadar genişlemiş, büyükşehir belediyesi olan yerlerde ilçe belediyesi olma nüfus kriteri 50.000’den 20.000’e düşürülmüş ve son olarak nüfus kriterinin il nüfusuna dönüştürülmüş, bu sayının da 750.000 üzerinde olması sağlanmıştır.

Hatay ili örneği üzerinde yapılan araştırmaların sonucu ortaya koymaktadır ki; yetki paylaşımı ile ilgili sorunların başında, yasada yetki tanımlamalarının açık bir şekilde yapılmaması gelmektedir. Bazı hizmetlerin yerine getirilmesinde hem büyükşehir belediyelerinin hem de ilçe belediyelerinin sorumlu olması, yetki karmaşasına neden olmaktadır. Yasanın uygulama noktasında objektif kriterlerinin bulundurmaması, hizmet sunumunda her belediyenin farklı bir yaklaşım sergilemesi, ilçe belediyelerinin yerine getirmesi daha doğru ve uygun olan bir takım hizmetlerin büyükşehir belediyesinin yetkisine bırakılması uygulamada çeşitli sorunlara sebep olmaktadır.

İl ve ilçe belediyeleri arasında siyasi görüş ayrılıkları olması, aynı zamanda kanunda net bir şekilde sınırları belirtilmemiş bazı hizmetlerin görülmesinde engel teşkil etmektedir. Büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyelerinin farklı siyasi partilerden olması zaman zaman sunulan hizmetlerde aksaklıklar meydana getirmekte ve uygulamada farklı yorumlamalara sebep olmaktadır.

İncelediğimiz olayımızda da yaşanılan problemin temel kaynağı budur. İlçe belediyesi yönetimi ile büyükşehir belediyesi yönetiminin farklı siyasi partileri temsil etmesinden kaynaklanan politik çıkar çatışması, büyükşehir belediye meclisince ve mecliste oy çoğunluğuyla alınan aslında hizmete yönelik basit bir uygulamanın bile sorunsuzca yerine getirilmemesi sorununu doğurmaktadır.

Benzer Yargı Kararları

  • Gerçekten de eğer mevzuatta bir hüküm ya da belediye meclisinde uygun görüş alınır şeklinde bir karar varsa (“ilçe belediyesinin uygun görüşü”, “ilgili bakanlığın uygun görüşü” ya da “taşra teşkilatının uygun görüşü”) uygun görüşün alınmamış olması iptal sebebi teşkil edebilir. Uygun görüş yazının daha sonra alınması, işlemin şekil unsuru yönünden hukuka uygun kılacak  düzeltmenin yapılması işlemi hukuka uygun kılabilir (Danıştay, 6D., 16.05.2018, 3536/4737).
  • (…) 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 3. maddesinde, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı hükme bağlanmıştır. Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik’in 27/1. maddesinde “İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık ve kuruluşların görüşü alınacaktır.” hükmüne yer verilmiştir.  Diğer taraftan, söz konusu taşınmazlara yönelik olarak ilgili belediye tarafından plan değişikliği yapılabilmesi için yukarıda anılan yönetmelik hükmü uyarınca ilgili yatırımcı kuruluş olan davalı idareden uygun görüş alınması gerekmektedir. (…) Bu anlamda, plan değişiklik talebine olumsuz görüş verilmesine ilişkin davalı idare işleminin davacının başvuru dilekçesinde yer alan taleplerinin niteliği gereği, taşınmaz maliklerinin mülkiyet hakkı kullanımını doğrudan kısıtladığı, planda değişiklik yapılması aşamasında mevzuat gereği davalı idarenin görüşünün alınmasının zorunlu olduğu ve planlamaya doğrudan etki ettiği açık olup, kesin ve yürütülebilir nitelikte bir işlem olduğu görüldüğünden, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır (Danıştay, 6D., 02.07.2013, 13189/4608).  (Uygun görüş almaya yönelik olan işlem ve alınan olumsuz cevap ilgili idari işleme doğrudan etki ettiğinden ve icrai nitelikte olduğundan iptal davasına konu olabilir.)
  • Dava, Kınıklı Belediye Encümeni’nin 14.02.2007 günlü, 3/1 sayılı kararıyla onaylanan parselasyon işlemi ile bu işlemin dayanağını oluşturan uygulama imar planında ve nazım imar planında değişiklik yapılmasına ilişkin 08.01.2007 günlü, 9 sayılı Kınıklı Belediye Meclisi kararının ve plan değişikliğine yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmış, idare mahkemesince; dava konusu plan değişiklikleri ve parselasyon işlemi yapılırken 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca Denizli Belediyesi’nden uygun görüş alınmadığından dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı, (...) 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 12. maddesine 06.03.2007 günlü, 5594 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile eklenen üçüncü fıkrada “Birleşme, katılma veya tüzel kişiliğin kaldırılması sonucu tüzel kişiliği ilk mahallî idare seçimlerine kadar devam edecek olan belediye ve köylerde, birleşme ve katılma işleminin gerçekleşmesi veya müşterek kararnamenin yayımlandığı tarihten itibaren yeni nazım ve uygulama planı yapılmaz; mevcut planlarda yapılması gereken zorunlu değişiklik ve her türlü imar uygulaması katılacak belediyenin uygun görüşü alınarak yapılır. Uygun görüş verilmeyen plan değişiklikleri yapılamaz.” hükmüne yer verilmiş olup; söz konusu hüküm, 10.03.2007 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır (Danıştay, 6D., 21.04.2010, 5063/4117).

Kaynakça

  • Büyükşehir Belediyesi Kanunu (2004), Resmi Gazete, 25531, 23.07.2004.
  • Belediye Kanunu (2005), Resmi Gazete, 25874, 13.07.2005.
  • Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun (1984), Resmi Gazete, 18453, 27.6.1984.
  • DÖNMEZ, Y. B., 6360 Sayılı Düzenlemeyle Oluşan Büyükşehir Modelinde Büyükşehir Belediyesi ile İlçe Belediyeleri Arasında Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri: Hatay İli Örneği, Uluslararası Yönetim Akademisi Dergisi, 2(1), 29-40.

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

81

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.