Sınavdan Önce Son Çıkış I: “Sebepsiz Zenginleşme”

Borçlar hukukunun en temel kavramlarından olan sebepsiz zenginleşmeyi inceliyoruz. Özelliklerini, unsurlarını ve ilgili kanuni düzenlemeleri kapsayan bu yazımız sınavdan önce özet niteliğinde okuyabileceğiniz bir ders notu niteliğinde. Başarılar.6 min


67

Sebepsiz Zenginleşme Nedir?

‘’Iure naturae aeguum est neminem cum alterius detrimento et iniuria fieri tocupletiorem’’ tabii hukuka göre hiç kimsenin başkasının zararına ve haksız olarak zenginleşmemesinin hakkaniyet gereği olduğu kuralı, I. Iustinianus tarafından hazırlatılan Corpus Iuris Civilis’ ten beri hukukta var olan ve bugün de sebepsiz zenginleşme olarak bilinen kuraldır.

Sebepsiz zenginleşme; bir kimsenin mal varlığında haklı bir nedene dayanmaksızın, başkasının zararına meydana gelen zenginleşme olarak tanımlanmaktadır. Taraflardan birinin diğerine karşı sözleşmeden doğan bir alacak hakkı, haksız bir fiile dayanan bir tazminat talebi veya ileri sürülecek bir ayni hak olmadan, karşı tarafı elinde olan bir değeri hukuken zorlamanın adaletli olacağı durumlarda sebepsiz zenginleşme hükümlerine başvurulabildiği öngörülür. Örneğin; Nişanın bozulması halinde tarafların alınan hediyeleri geri vermesi gerekmektedir. Aksi takdirde, TMK. m.122/II gereğince, sebepsiz zenginleşme hükümlerini uygulanacaktır.

Sebepsiz zenginleşmenin üç işlevi bulunmaktadır. Bunlar; hakkaniyeti sağlama amacıyla denkleştirici ve adaleti gerçekleştirme işlevi, eski hale iade amacıyla iadeyi sağlama işlevi ve tamamlama/düzeltme işlevleridir.

Sebepsiz Zenginleşmenin Özellikleri

Sebepsiz zenginleşmenin birçok özelliği bulunmaktadır. Bunlardan ilki, sebepsiz zenginleşmenin nisbi bir hakkı temsil etmesidir. Yani bu haklar sadece o hakkı ilgilendiren kişi ve kişileri bağlar. Bu kişiler dışındaki bireylerden hakkın karşılanması istenmez. Zenginleşen ve fakirleşen arasında bir borç ilişkisinin doğmasına sebep olan borcun konusu, malvarlığında oluşan fazlalığı iade etmektir. İadeye konu olan şey, iade borçlusundan başkasının eline geçmişse ona karşı ileri sürülemez.

Bir diğer özellik alacak hakkının doğumunun fiil ehliyeti şartına bağlı olmamasıdır. Sebepsiz zenginleşmeden bir borç doğması için fakirleşenin veya zenginleşenin fiil ehliyetine sahip olması şart değildir. Hak ehliyetine sahip olmak (TMK. m.8) yeterlidir.

Sebepsiz Zenginleşmenin Şartları

Sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşebilmesi için birtakım şartlara ihtiyaç vardır. Bunlar; zenginleşmenin olması, geçerli bir sebebe dayanması, malvarlığının azalması ve nedensellik bağının varlığıdır.

1. Zenginleşme

Malvarlığının Aktifinin Artması: Malvarlığının aktifine yeni bir hak girmekte veya mevcut bir hakkın değeri artmaktadır. Örneğin; bir eşyanın onarılması, o eşyanın sahibinin malvarlığının aktifini arttırmaya sebep olur.

Malvarlığının Pasifinin Azalması: Bir borçtan kısmen veya tamamen kurtulma yoluyla malvarlığı iyileşmiş olmaktadır. Örneğin; A, kendi cep telefonu faturasını ödemek isterken yanlışlıkla B’nin cep telefonu faturasını öderse bu durum, B’nin malvarlığının pasifini azaltmış olduğu gerekçesiyle, sebepsiz zenginleşme olarak kabul edilecektir.

Fakirleşmeden kurtulma veya tasarruf yoluyla zenginleşme şeklinde de meydana gelebilmektedir. Örneğin; A, Akçay’dan İstanbul’a gitmek istiyor ancak otobüs bileti alacak kadar parası yok. Somut olayda A, otobüs görevlilerine fark ettirmeden otobüse biner ve İstanbul’a gelirse, otobüs firması A’ya sebepsiz zenginleşme davası açabilme hakkına sahip olacaktır.

2. Geçerli Bir Sebebin Bulunmaması 

Bir kimsenin malvarlığında ortaya çıkan zenginleşmenin geçerli bir sebebe dayanmaması gerekir. Aksi takdirde TBK. m.77 gereğince sebepsiz zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olacaktır.

İfa Sonucu Zenginleşmelerde: Bir borcu ifa etmek düşüncesiyle veya karşı taraftan bir edimin ifası beklentisiyle yapılan ifalar sonucu gelişen kazandırmalardır.

Geçersiz sebebe dayalı, gerçekleşmemiş sebebe dayalı ve sona ermiş sebebe dayalı ifa sonucu zenginleşmeler olarak üç ayrı grupta incelenir. Örneğin; A’nın sahip olduğu saati, alkol aldığı yerdeki barmene hediye etmesi durumunda barmenin geçersiz sebebe dayalı sebepsiz zenginleştiğini söyleyebiliriz. Çünkü A’nın somut olaydaki hareketi, alkol etkisinde olması barmene saatin mülkiyetini kazandırmaz, bu halde saatin geri alınması mümkün olacaktır. Bu durum geçersiz sebebe dayalı bir sebepsiz zenginleşme örneğidir.

Gerçekleşmemiş sebebe dayalı sebepsiz zenginleşmede ise henüz sebepsiz zenginleşme gerçekleşmemiş ancak gelecekte gerçekleşme olasılığı bulunan bir durum mevcut olmalıdır. Bu duruma örnek olarak; bir dede torununa dönem sonunda 3,5 ortalama getirirse ona bir miktar para vereceğini söyler ancak paranın yarısını dönem sona ermeden torununa verirse ve daha sonra torun ortalamayı tutturamazsa dedenin verdiği parayı sebepsiz zenginleşme hükümlerince geri alması mümkün olacaktır.

Sona ermiş sebebe dayalı olan sözleşmelerde, adından da anlaşılacağı üzere, mevcut bir sözleşmenin sonlanmış olması gerekmektedir. Örneğin A, B’ye saatini 10.000 liraya satmak istediğini ve B de alacağını söyledi, sözleşme kuruldu. Ancak B, sadece C’den borcunu temin edebilirse bu saati alabilir. Eğer A, saati teslim etmesine rağmen B parayı ödemezse bu halde A sözleşmeden dönebilir ve sözleşmeyi sona erdirebilir. Buna bağlı olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerince A, saati geri alma hakkına sahiptir.

İfa Dışındaki Zenginleşmelerde: Karşı tarafa kazandırmada bulunulduğu bilinerek ve özel bir amaç izlenerek yapılan kazandırmalarda başkası aleyhinde gerçekleşen zenginleşmeler, ifa dışı sebepsiz zenginleşmeler olarak adlandırılır.

3. Fakirleşme (Malvarlığının Azalması)

Zenginleşme ancak bir başkasının malvarlığındaki fakirleşmenin karşılığı olarak ortaya çıkmışsa bir iade borcundan söz edilebilir. Fakirleşme miktarı, sebepsiz zenginleşmede iade talebinin üst sınırını oluşturur.

4. Nedensellik Bağı 

Sebepsiz zenginleşmeye dayanan bir alacak hakkının doğması için, malvarlığı azalanın fakirleşmesiyle diğer tarafın zenginleşmesi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir.

Sebepsiz Zenginleşmede İade

Sebepsiz zenginleşmede önemli olan; zenginleşen kişinin zenginleştiği şey aynen mevcut ise bunu iade ile yükümlü olmasıdır. Aynen iadenin mümkün olmadığı durumlarda ise zenginleşen kişinin sorumluluğu, malvarlığında meydana gelen artışla sınırlı olacaktır. Zenginleşen şeyin başkasına devri sonucu onun yerine geçen bir değer söz konusu ise zenginleşen kişi bunu iade etmekle yükümlüdür.

İyi Niyet

TBK. m.79 gereğince; sebepsiz zenginleşen, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısmın dışında kalanı geri vermekle yükümlüdür. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyi niyetli olduğu tüm hallerde zenginleşme konusu şeyin, zenginleşenin malvarlığında hiçbir artışa yol açmadan elden çıkması söz konusu olmalıdır. Aksi takdirde m.79/II uyarınca zenginleşmenin tamamını geri vermekle yükümlü olması mümkün olacaktır. Burada esas alınması gereken nokta sebepsiz zenginleşen kişinin iyi niyetli olup olmadığının değerlendirilmesidir (TMK m.3). Eğer zenginleşen iade borçlusu olduğunu bilmiyor veya bilecek durumda değilse sorumlu tutulamayacaktır. Aksi şekildeki her durumda zenginleşenin sorumluluğu mevcut olacaktır.

İade Borçlusunun Elde Ettiği Şeye Yaptığı Masraflar (TBK. m.80)

  •  Zorunlu Gider: Zenginleşmeye konu olan malın varlığını devam ettirmesi ve korunması için yapılması zaruri olan masraf. Kişi iyi niyetliyse istenebilir, kişi iyi niyetli değilse sadece geri verme zamanında mevcut olan değer artışının ödenmesini isteyebilir.
  • Faydalı Gider: Malın değerini arttıran giderlerdir. Kişi iyi niyetliyse istenebilir, kişi iyi niyetli değilse sadece geri verme zamanında mevcut olan değer artışının ödenmesini isteyebilir.
  •  Lüks Gider: Kişisel zevk amacıyla yapılan masraflardır. İyi niyetli olsun olmasın iade borçlusu bunu talep edemez.

Sebepsiz Zenginleşmede İade Talebi İleri Sürülemeyen Durumlar

Türk Borçlar Kanunu’nda sebepsiz zenginleşme taleplerini önleyen hükümler mevcuttur.

1. Borçlanılmamış Edimin İfası

TBK. m. 78 uyarınca borçlanılmadığı edimi ifa eden, bu hususta yanılarak ifada bulunduğunu ispat etmedikçe, iade talep edemeyecektir.

2. Hukuka ve Ahlaka Aykırı Amaçla Yapılan Kazandırmalar

TBK. m. 81 gereğince hukuka ve ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez. Bu hükmün uygulandığı olayların çoğu, TBK. m.27 hükmündeki hukuka ve ahlaka aykırı sözleşmelerden kaynaklanır. Örneğin, kızı karşılığında babaya para verilmesine yönelik tahsis edilen başlık parası hukuka aykırı şekilde değerlendirilecek ve TBK. m. 27 gereğince geçersiz bir anlaşmadan doğan sözleşme olarak değerlendirilecektir.

3. Zamanaşımına Uğramış Borcun İfası 

Zamanaşımına uğramış borç ifa edilirse, ifa geçerlidir ve bir sebepsiz zenginleşme söz konusu değildir. Bu borç, ifa edilebilen fakat dava edilemeyen eksik borç şeklinde ifade edilebilir. TBK. m.78/II gereğince borçlu eğer borcunu zamanaşımına uğradıktan sonra veya zamanaşımına uğradığını bilmeden öderse, her iki halde de iade talep edemeyecektir.

Sebepsiz Zenginleşmede Zamanaşımı

TBK. m.82 gereğince, malvarlığındaki azalmanın ve zenginleşen kişinin öğrenildiği andan itibaren başlayarak iki yılın ve her halde sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği andan itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğranılır.

Kaynakça

  • Prof. Dr. R. FEENSTRA, Hukuk Tarihi Açısından Sebepsiz Zenginleşme Dogmatiği, Çeviren: Doç. Dr. Özcan KARADENİZ, s.310, Son Erişim: 30.04.2021
  • Dr. Andre BUSSY, İsviçre Hukukunda Sebepsiz Zenginleşmenin (Haksız İktisap) Umumi Şartları Üzerinde Bir İnceleme, Çeviren: Dr. Kemal Tahir GÜRSOY, Son Erişim: 30.04.2021
  • Prof. Dr. M. Kemal OĞUZMAN, Prof. Dr. M. Turgut ÖZ, Borçlar Hukuku Genel Hükümler

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

67

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.