Ceza Hukukunun Vatandaşa Yüklediği Bir Sorumluluk: Yakalama

Faili suçüstü yakalamak ve orantılı bir biçimde söz konusu saldırıyı defetmek kanun tarafından vatandaşa yüklenmiş bir sorumluluk ve güvencedir.2 min


72

Sosyal medya hayatımıza girdiğinden beri şiddet olaylarını daha sık görmeye başladık. Şahit olduğumuz şiddet içerikli olayları videoya almak ve sosyal medya hesaplarından paylaşmak kendimizi zorunlu hissettiğimiz bir davranış haline geldi. Polisi aramak ya da ambulans çağırmak için ilgili numaraları çevirmek yerine artık kamerayı açıyoruz, olayları kaydediyoruz, insanlarla paylaşıyoruz. Bu noktada unuttuğumuz bir şey var: söz konusu şiddetin mağdurunu kurtarmak ve faili etkisiz hale getirmek.

Bu unutmanın çeşitli sebepleri sayılabilir. Korkma, ilgilenmeme, “Kimse bir şey yapmıyor, durduk yere başımıza iş almayalım”, “Biri çıkar, engel olur”, “Biri polisi aramıştır”, “Biri ambulansı çağırmıştır, şimdi bir de ben meşgul etmeyeyim” içerikli düşünceler, “Sosyal medyada paylaşayım da herkes bu vahşeti görsün” telaşıyla kameraya sarılmak, “Eğer bu video kaydı olmazsa adalet yerini yine bulamayacak” endişesi vb. cümlelerle odak noktamızı söz konusu fiilden farklı bir noktaya kaydırıyoruz.

Elbette bu noktada akıllara birtakım sorular gelebilir. Sade bir vatandaşın bu tarz bir şiddet olayını -genel anlamda bir suçu- önleme yükümlülüğü var mıdır, varsa sınırları nasıl çizilmiştir? Bu açıdan bakıldığında karşımıza ilgili iki maddenin çıktığını söyleyebiliriz.

TCK m.25

Meşru Savunma ve Zorunluluk Hâli

(1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

TCK m.25 hükmünden de anlaşılacağı üzere; başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırı orantılı olmak koşuluyla defetmek ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran bir hukuka uygunluk nedenidir.

Yakalama ve Yakalanan Kişi Hakkında Yapılacak İşlemler

TCK’nın verdiği bu güvence CMK m.90/1 ile de bir yükümlülük halini almıştır.

(1) Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir:

a) Kişiye suçu işlerken rastlanması.

b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması.

Aynı maddenin 5.fıkrasına göre suçüstü yakalanan kişi, kolluğa teslim edilmelidir.

İlgili iki hükümden anlaşılacağı üzere faili suçüstü yakalamak ve orantılı bir biçimde söz konusu saldırıyı defetmek kanun tarafından vatandaşa yüklenmiş bir sorumluluk ve güvencedir. Sosyal medyada gördüğümüz şiddet içerikli fiilleri kayda almadan önce söz konusu fiili engellemeye çalışmak, faili etkisiz hale getirmek ve polisi/ambulansı bilgilendirmek yapmamız gereken ilk işlem olmalıdır. Yasanın bu konuda biz vatandaşlara yüklediği sorumluluk ve güvencenin farkında olmalı, şiddetin önlenmesi bakımından üzerimize düşen somut görevleri yerine getirmeliyiz.

Kaynakça:

  • Koca, Mahmut – Üzülmez, İlhan. Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler. Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2019.
  • Şahin, Cumhur – Göktürk, Neslihan. Ceza Muhakemesi Hukuku. Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2020

Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

72

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.