Robotların vergilendirilmesi konusu Microsoft kurucusu Bill Gates’in önerisi ile gündeme gelmiştir. Bill Gates önerisini, ”işçi fabrikada çalışması karşılığı 50 bin dolarlık gelir kazanıyorsa, bu gelirin vergilendirildiğini ve eğer bir robot aynı şeyi yapıyorsa robotun da benzer şekilde vergi ödeyeceğini düşünürsünüz’’ sözleriyle temellendirmektedir. Bu konu daha sonra Avrupa Parlamentosu’na taşınmıştır.

Avrupa Parlamentosu, 2017 yılında hızla ilerleyen yapay zeka ve robot teknolojilerine karşı hazırlık adına robotlara “elektronik kişi” statüsü veren ve Asimov yasaları kapsamında haklar tanıyan bir raporu onaylamıştır.

AB milletvekili Mady Delvaux tarafından hazırlanan ve sunulan rapor, robotların 10-15 sene gibi kısa bir zaman içinde günlük yaşamın bir parçası haline geleceği ve insanlar ile birlikte bir sosyal hayat içinde var olacakları için, robotlu yaşama dair bir hukuksal çerçeve çizilmesinin gerektiği görüşüne dayanmaktadır. Robotların bu denli sosyal hayatın bir parçası olmasının işsizlik, eşitsizlik ve sosyal güvenlik sistemleri gibi konularda birtakım problemlere yol açacağı muhakkaktır. Meydana gelebilecek bazı problemleri önlemek amacıyla da robotların elektronik kişi kabul edilmesi bir çözüm olarak sunulmuştur. Yapay zekanın elektronik kişi kavramı içerisine dahil edilmesi aynı zamanda robotların birtakım hakların yanında yükümlülüklere de sahip olacağı anlamına gelmektedir.

Bu yükümlülüklerden biri de vergi yükümlülüğüdür. AP, bir robot yasası düzenlenmesini kabul etmiştir ancak robot vergisinin getirilmesini reddetmiştir. Fakat ilerleyen günlerde robotların vergilendirilmesinin tekrar gündeme gelmesi yine de mümkündür. Çünkü yapay zeka ve robot teknolojisindeki gelişmeler, yerel ve ulusal vergilendirme için de zorlukların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Emek geliri üzerinden alınan vergiler göz önünde tutulduğunda robot sanayisi sonucu bu vergilerden muaf olan şirketlerin karı oldukça büyük oranda artmaktadır. Bunun yanında robotların birçok alanda insan emeğinin yerini alması, istihdamı düşürecektir ve bu da vergiye tabi kesimin azalması sonucunu ortaya çıkaracaktır. Vergiye tabi kesimin azalması beraberinde vergi gelirlerinde düşüş meydana getirecektir. Vergi gelirinin düşmesi ise sosyal devlet anlayışında sıkıntılara yol açacaktır. Çünkü hükümet gelirinin önemli bir kısmı emek geliri üzerinden alınan vergiden oluşmaktadır ve verginin karşılığı kamu hizmetidir. Ayrıca robotların tüketim ürünleri yok denecek kadar az olduğu için kdv ve ötv’ye katkıları da olmayacaktır.İleride meydana gelmesi olası bu tür problemler verginin kaynağının değişmesine sebep olacaktır.

Peki robotları nasıl vergiye tabi tutabiliriz? Verginin süjesi kişidir. Bu gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilir. Nitekim bizim hukuk sistemimizde de mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüb eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmaktadır. Bu sebeple robotların da kişi sayılmadıkları sürece vergilendirilmesi mümkün olmayacaktır.

Peki robotların vergilendirilmesi ile igili dünyadan örnekler var mı?
Yakın zamanda Suudi Arabistan Sophia adlı robota vatandaşlık vermiştir. Yani Sophia devlet nezdinde ‘kişi’ olarak kabul görmektedir. Verginin süjesinin kişi olduğunu söylemiştik. Bu durumda Sophia’nın da vergi vemesi gerekmektedir. Ancak Suudi Arabistan’da gelir üzerinden alınan bir vergi bulunmamaktadır. Ayrıca Sophia’nın çalışma iznine sahip olup olmadığı da bir soru işaretidir.
- Güney Kore: Hükümet 2017’de ‘robot vergisi’ni vergi tasarısına almıştır. Öneri kabul edilip yürürlüğe girerse dünyanın ilk ‘robot vergisi’ haline gelecektir.
- ABD: Tam tersi bir sermaye yatırımı olarak 2017 yılı sonunda yürürlüğe giren ‘Vergi İndirimi ve İşgücü Yasası’ makine ve teçhizat alımlarına yüzde 100 indirim imkânı tanımıştır. ABD’nin gündeminde böyle bir vergi bulunmamaktadır.
http://www.girisimhaber.com/post/2018/01/23/Dunya-Robot-Vergisini-Tartisiyor.aspx
[zombify_post]
0 Yorum