Hukukçulara Özel Kitap Tavsiyeleri – 2

Evde kaldığımız sürede, daha çok okuyup gelişmek için...4 min


54

Daha önce eğitime verilen üç haftalık arayı verimli geçirmek için okuyabileceğimiz kitapları listelemiştik. Eğitime verilen ara dönem sonuna kadar uzadı ve yeni bir liste yapma ihtiyacı doğdu. Bu listede biz hukukçular için birkaç kitabı sıraladık.

Sağlıkla kalın.

A. Can Tuncay – Tarihte Ünlü Davalar

“İnsanlık tarihi, haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik ve acılarla doludur. Bu kitap insanlığın yetiştirdiği başlıca mümtaz kişilerin, filozofların, bilginlerin, düşünce fedailerinin, özgürlük şehitlerinin acı hikayelerini dile getirmektedir. Bu kitapta davaları anlatılan kişiler siyasi ve dini gücün yönlendirdiği bağımlı, önyargılı, gayri adil yargılamaların kurbanlarından bazılarıdır. Bu kitap önyargılı, taraflı ve politik yargılamaya bir başkaldırı kitabıdır.”

Tarihte Ünlü Davalar ilk olarak yargısal etik kavramını ele alıyor. Günümüzde birçok meslektaşımızın etik değerlerini unuttuğu herkes tarafından kınanan bir gerçek. Bu yüzden etik değerlerimizi hatırlamak adına güzel bir başlangıç. Kitabın devamında tarihteki ünlü davalar anlatılıyor. Bu davalar sokratesin savunmasından Jeanne d’Arc efsanesine kadar uzanıyor. Ortaçağ mahkemeleri, cadı avı ve davaları kitapta anlatılanlardan yalnızca birkaçı. Özetle, bu kitap etik değerlerimizi tekrar etmek ve anlatılan davalardan yola çıkarak adaletin ne olmadığını anlamamız için çok faydalı bir eser.

Mehmed Nâzım-Mekteb-i Hukuk Günlerim

Mekteb-i Hukuk Günlerim, Mehmed Nâzım’ın hukuk fakültesi okumaya başladığı günden itibaren çoğunlukla günü gününe kaydettiği anılarından oluşmaktadır. Mehmed Nâzım bu kitapta derlenmiş olan anılarında fakülte derslerinden ve imtihanlarından bahsetmiş. Bu eseri özellikle halihazırda hukuk fakültesinde eğitim hayatına devam eden arkadaşlarımızın öğrencilik hayatına başka bir açıdan bakmasına yardımcı olacağına inanıyorum.

Jacques Verges – Savunma Saldırıyor

“Kimsiniz? Neyi temsil ediyorsunuz? Nedir tarihsel olarak varlık nedeniniz? Bunlar yargıçların savcıların ve sanıkların her davanın eşiğinde kendi kendine sormaları gereken sorular.

Savunma politikasında her zaman iki yöntem olmuştur: Varolan adalet mekanizmasını kabul eden uyum savunmaları (Dreyfus, Challe) ve yeni bir gerçekliği gözler önüne sermeyi hedefleyen kopuş savunmaları (Sokrates, Dimitrov) Birinciler kafalarını kurtarırken, ikinciler davalarını kazanmıştır.

Davaların, mahkeme salonunun dört duvarı arasında kalmadığı, dünyanın gözleri ve kulakları önünde yer aldığı günümüzde, hem davasını kazanıp hem de kafasını kurtaranların sayısı artmaktadır. -uygarlık-larının ve ellerinde tuttukları öldürme gücünün verdiği güvenle davranan tuzukurular,-adaletlerinin- geçerliliğinin kalmadığını, tek söz söyleme hakkının kendilerinde olmadığını anlamalıdırlar artık.”

Savunma saldırıyor; uyum davaları, kopuş davaları ve siyasi dava tekniği başlıkları altında üç bölümden oluşmaktadır. Tarihteki ünlü isimlerin iz bırakan davalarının işlendiği bu kitap adalet anlayışımıza son derece katkı sunacak.

Robert A.Dahl – Demokrasi Üzerine

Demokrasi Üzerine, ilk olarak “Demokrasi Nerede ve Nasıl Ortaya Çıktı?” başlığı ile anlatıma başlıyor. Demokrasinin tarihsel sürecini, gelişimini ve geldiği son noktanın ne olduğundan ve alternatiflerinin ortadan nasıl kaybolduğundan bahsediyor. Ulaşılması imkansız da olsa ideal demokrasinin tarifini veriyor. Farklı devletlerde ve anayasalarda demokrasinin izlerini sürüyor. Kısacası eğer demokrasi hakkında bir bilginiz yoksa veya bildiklerinizin yetersiz olduğunu düşünüyorsanız; demokrasinin ne olduğu sadece hukukçular için değil herkes için basit ve yalın bir anlatımla anlatılmış.

Forrest Cartes – Küçük Ağaç’ın Eğitimi

“Egemenlik ve güç tutkusu peşinde koşan Beyaz Adam’ın acımasızca yok ettiği Çerokilere ithaf edilen bu kitap, insanı umursayan, acılarını paylaşan, yaşamın bütünselliğini savunan bir kültürün mesajı… Evrensel dostluk ve barışın hikâyesi… İnsani duyarlılığın görkemli direnişi… Yüzeysel ve mekanik ilişkilerin hâkim olduğu günümüzde, yitirilen değerlere saygı duruşunda bulunma denemesi… Heidi, Küçük Prens, Şeker Portakalı ve Martı’daki samimiyeti, dürüstlüğü özleyenler; coşmak, sevmek, özgür olmak, hüzünlenmek, doya doya ağlamak isteyenler için… En çok da kitle iletişim araçlarının kölesi olanlar, yaratıcılığı körelten eğitimi sorgulamak isteyenler için…”

Küçük Ağaç, anne ve babasını kaybetmiş, büyükbabası ve büyükannesi ile birlikte yaşamaya devam eden 5 yaşındaki bir çocuktur. Büyükanne ve büyükbaba evin geçimini viski yaparak sağlıyor. Küçük ağaç ise onların yanında gidişatı öğrenmektedir. Gidişat bir anlamda doğanın kuralıdır. Hayatta kalmak ve dengeyi bozmamak için gidişatı öğrenmeli.

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

54

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.