Koronavirüs
Koronavirüs Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıktıktan sonra Avrupa’ya kadar ulaşmış ve en son geldiği ülkelerden biri ise Türkiye olmuştur. Bu zaman diliminde ülkemizde salgına karşı birçok önlem alınmıştır.
Bu süreçte bilim kurulu kuruldu, tüm uçuşlar durduruldu, sınır kapıları kapatıldı ve okullarda eğitime ara verildi. Ayrıca festival ve etkinlikler iptal edildi. Ardından 65 yaş üstü kişiler için sokağa çıkma yasağı koyuldu, şehirlerarası yolculuklara valilik izni getirildi. Sahil kenarlarında yürüyüşler, balık tutma, mangal yapma vb aktiviteler de yasaklandı. 1 Ocak 2000 tarihinden sonra doğanlar için sokağa çıkma yasağı getirildi. Büyükşehirlerin ise giriş çıkışları araç geçişine kapatıldı. Vaka sayısının her gün artışı sebebiyle alınan önlemler her geçen gün arttırılsa da henüz Avrupa’da olduğu gibi bir sokağa çıkma yasağı ülkemizde uygulanmıyor.
–
Sokağa Çıkma Yasağı
Sokağa çıkma yasağı, devletlerin olağanüstü durumlarda vatandaşlarının sokağa çıkma özgürlüklerini kısmen veya belirli süre için askıya almasına denir.
Sokağa çıkma yasağı kararı; olağanüstü hal şartları ile temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanması durumlarında alınabilir.
Olağanüstü Hal Nedir?
OHAL ilanı anayasada açıkça ifade edilmiştir. 1982 Anayasa’nın 119’ncu maddesinde OHAL kararının salgın hastalıklar için de verilebileceği belirtilmiştir.
Madde 119 (Değişik: 16/4/2017-6771/12 md.): Cumhurbaşkanı; savaş, savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, seferberlik, ayaklanma, vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışma, ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması, anayasal düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerinin ortaya çıkması, şiddet olayları nedeniyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması, tabii afet veya tehlikeli salgın hastalık ya da ağır ekonomik bunalımın ortaya çıkması hallerinde yurdun tamamında veya bir bölgesinde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir.
OHAL, Cumhurbaşkanı tarafından anayasada belirtilen bu olaylardan biri veya bir kaçı yaşandığı durumlarda ilan edilebilir. Cumhurbaşkanı tarafından alınan bu karar, Meclisten otomatik olarak geçmektedir. OHAL ile sokağa çıkma yasağı verilebilmesi için OHAL ilan edildikten sonra Olağanüstü Hal Kanunu’na bakılmalıdır. Olağanüstü Hal Kanunu’nda OHAL durumunda sokağa çıkma yasağı ilanı, sadece şiddet hareketlerinin artması durumlarında ilan edilir. Kanunda bu şekilde belirtildiği için sokağa çıkma yasağı kararı verilebilmesi için ayrı bir durum daha vardır. Bu da Anayasa’da düzenlenmiş olan temel hak ve hürriyetlerin belirli bir süre kısıtlanmasına olanak sağlamaktadır. 1982 Anayasası, temel hak ve hürriyetlerin belirli sebeplerle kısıtlanabileceği öngörüsünde bulunmaktadır.
1982 Anayasası m. 13: “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
İl İdaresi Kanunu ve Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na dayanarak çıkan genelgelerle şu ana kadar 65 yaş üstü ve kronik hastalara sokağa çıkma yasağı getirilmişti. Her ne kadar genelgeler ile sadece yönetmeliklerin uygulanması açıklansa ve hiçbir yeni karar alınamasa da belirttiğimiz yasakta çıkartılan bu genelge yoluyla yasak genişletilebilir. Ayrıca belirtmek gerekir ki burada hukuka uygun olarak ilerlenmemiştir ve bu süreç hukuka aykırıdır.
“65 yaş üstü ile kronik rahatsızlığı olanlara sokağa çıkma yasağı Genelgesi”, İl İdaresi Kanunu’nun 11/C maddesi ve Umuma Hıfzıssıhha Kanunu’nun 27’nci ve 72’nci maddesine dayandırılmıştır. Bu kanun maddeleri yoluyla getirilen yasaklar genişletilerek genel bir sokağa çıkma yasağı haline gelebilir.
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda yer alan tecrit hükümleri de bu anlamda bir sokağa çıkma yasağı ya da evde kalma zorunluluğu için dayanak oluşturmaktadır. Bu maddelere dayanarak da sokağa çıkma yasağı getirilebilir.
Madde 27: Umumi hıfzıssıhha meclisleri mahallin sıhhi ahvalini daima nazarı dikkat önünde bulundurarak şehir ve kasaba ve köyler sıhhi vaziyetinin ıslahına ve mevcut mahzurların izalesine yarayan tedbirleri alırlar. Sari ve salgın hastalıklar hakkında istihbaratı tanzim, sari ve içtimai hastalıklardan korunmak çareleri ve sıhhi hayatın faideleri hakkında halkı tenvir ve bir sari hastalık zuhurunda hastalığın izalesi için alınan tedbirlerin ifasına muavenet eylerler.
Madde 73: Kolera ve veba ve ruam musaplarından gayrı hastaların evlerinde tecrit edilmelerine müsaade olunur. Yalnız alakadar sıhhi memurlar tarafından bu tecridin müessir olmasını temin edecek şartların mevcudiyeti kabul edilmiş olmalıdır. Bu takdirde hastaların evlerine bir alameti mahsus vazedilerek hariçle olan ihtilat menedilir. Kolera, veba, ruam musaplarıyla bulunduğu mahallerde tecridi mümkün ve kafi görülmeyen sair hastalık musapları ve kolera ve vebayı neşir ve sirayet ettirmeleri muhtemel olanlar icap ederse cebri tecride tabi olurlar. Cebri tecrit, hastaların veya bu maddede zikredilen şüphelilerin Hükümetçe tayin edilecek mahallerde, her türlü ihtilattan memnu olarak ve zabıta murakabesi altında bulundurulmalarıdır.”
Bunlar dışında İl İdaresi Kanunu’nun 11/c ve 32/ç maddelerindeki ifadeler valilerin ve kaymakamların sokağa çıkma yasağı ilan etmesine imkân tanımaktadır.
İl İdaresi Kanunu’nun 11/c maddesindeki düzenleme şu şekildedir: “İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerinden” olduğu belirtilmektedir.
İl İdaresi Kanunu’nun 32/ç maddesi ise, 11/c maddesinde valilere verilen yetkinin aynısını, aynı ifadelerle ilçede kaymakamlara vermektedir.
Her ne kadar bu maddelerde direkt olarak sokağa çıkma yasağından bahsedilmese de daha eski tarihlerde verilen yasakların verilmesinde geçerli bu maddeler ile sokağa çıkma yasağı getirilmişti. Sonuç olarak bu maddelerden yola çıkarak Mülki İdare Amirleri de sokağa çıkma yasağı kararı verebilir.
–
Sokağa Çıkma Yasağı Kararı Kim Tarafından Verilir?
Sokağa çıkma yasağının ana mercii İç İşleri Bakanlığı olsa da bölgesel sokağa çıkma yasağı kararını Mülki İdari Amir olan Vali ya da Kaymakam da verebilmektedir. Bu kararı uygulayanlar ise kolluk kuvvetleridir.
–
Sokağa Çıkma Yasağının Uygulanacağı Taraflar
Koronavirüs sebebiyle alınacak sokağa çıkma yasağı kararı; ülke genelinde veya bölgesel olarak uygulanabilir. Buna göre 21 Mart 2020 tarihinde İç İşleri Bakanlığı’nın getirmiş olduğu 65 yaş üzerine sokağa çıkma kısıtlaması ve 3 Nisan 2020 tarihi itibariyle 1 Ocak 2000 tarihinden sonra doğanlar için getirilen sokağa çıkma yasağı ilerleyen dönemlerde herkes için ülke çapında uygulanabilir.
–
Sokağa Çıkma Yasağı İhlalinin Cezası Nedir?
Sokağa çıkma yasağını ihlal edenler için uygulanacak cezalar Kabahatler Kanunu’na göre belirlenmektedir.
Kabahatler Kanunu m. 32’ye göre sokağa çıkma yasağını ihlal eden kişilere para cezası verilir. Bu cezaya rağmen kişi evine dönmezse TCK- Madde195 uygulanır.
–
Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma
TCK m. 195/1: Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Ayrıca belirtmek gerekir ki Ceza Hukuku’nda lafzi yorum çok önemlidir, hiçbir şekilde kıyas yapılamaz ve yorum yapılabilse de kanun maddelerinin amacı asla genişletilemez. Her madde gibi şartları sağlanmış ise günümüz koşullarında m. 195’in uygulanması söz konusudur. Ancak bizim ülkemizde karantina altına alınan yerler sınırlıdır ve genel bir tedbir bulunmamaktadır.
Karantinanın hukuken tanımlanması ve o maddeye göre bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kişinin bulunduğu yerin karantina altına alındıktan sonra yapılan ihlallerde, bu ihlali gerçekleştiren kişilere bu maddenin uygulanması gerekir.
Bu maddenin uygulanması tartışmalıdır. Yine de maddenin başlığı ve içeriği, somut duruma uygundur.
–
İlgili Mevzuat
- Umumi Hıfzısıhha Kanunu
- İl İdaresi Kanunu
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
- Kabahatler Kanunu
- Türk Ceza Kanunu
0 Yorum