Gelecekte Bizi Bekleyen Teknoloji : Yapay Zeka

Bu yazımda yapay zekanın gelecekteki hukuki yeri ve robotların cezai sorumluluklarına ilişkin sorunları ele aldım.7 min


58

I- Yapay Zeka Nedir?

İngilizcede adı ”Artificial İntelligence” olarak adlandırılan yapay zeka en indirgenmiş tanımıyla, olağan zamanda insanların zekasına ihtiyaç duyulan işlemlerde; insan zekasına gerek kalmadan robotların ve bilgisayarların bu işlemleri yapma teknolojisine denir. Yapay zekanın ortaya çıkış amacı insanların işlerini kolaylaştırmak ve yeteneklerini geliştirmektir. Yapay zeka, bir girdi sağlamadan kendisi sonuçlara varan, birtakım bağlantılar kuran, sorunları bulup otomatik olarak çözebilen bir sistemdir. Büyük oranda veri işleyerek daha önceki verileri tanıyarak bazı görevleri yerine getirecek şekilde eğitilebilecek yapıya sahiptir. Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde öğretim üyesi Prof. Cem Say’ın 20. yüzyılda geçen yazısında ‘’Yapay zeka, insanlık tarihinin en büyük mühendislik projesidir. İnşa etmek istediğimiz şey sonuçta bir bilgisayar programından yani formel bir dilde yazılmış bir metinden ibarettir, ama bu metin o denli uzun ve karmaşık olacaktır ki, yazılması hemen aklınıza gelebilecek diğer dev mühendislik projelerinden daha çok adam-yıl alırsa şaşmamak gerekir. Bu programı çalıştırdığımızda, insanlarca yapıldığında ‘’zekice’’ bulduğumuz her şeyi, en zeki insanın düzeyinde yapabilecektir.’’

Yapay zeka henüz TDK kapsamında tanımlanmamıştır. Bu yüzden tek bir tanımı yoktur. Günümüzde yapay zekanın tanımı hakkında birden çok yorum ortaya çıkmıştır. Örneğin, Tesla’nın CEO’su Elon Musk’a göre yapay zeka, ‘’İblisin çağrılması’’ olarak nitelendirilir. Oxford Üniversitesi Felsefe Profesörü Nick Bostrom’a göre ‘’İnsanlığın karşılaştığı en büyük sorundur.”

Yapay zeka ismi ise ilk defa 1956 yılında bir konferansta John McCarty tarafından kullanılmıştır. Yapay zeka her yerde yer bulduğu gibi kendine eserlerde de yer bulmuştur. 1818 yılında Mary Shelley’in, Frankestein or, The Modern Prometheus adlı eserinde bir insan tarafından yaratılan ve sonrasında kontrolden çıkan bir yaratık konuya alınmıştır. Arthur C. Clarke’ın A Space Odissey eserinde HAL adında bir yapay zekadan bahsedilmiştir.

Bilim kurgu yazarı Isaac Asimov’un ‘’I, Robot’’ adlı eserinde robot yasalarından bahsedilmiştir. Bu yasalar, (1) bir robot insana zarar veremez veya ihmali davranışla bir insanın zarar görmesine göz yumamaz; (2) bir robot insanlar tarafından kendisine verilen emirlere, birinci yasayla çelişenler dışında itaat etmelidir; (3) bir robot, birinci ve ikinci yasayla çelişmemek kaydıyla kendi varlığını korumalıdır.

Alan Turing’in gerçekleştirdiği Turing testinde bir bilgisayar ve insana yöneltilen sorular ışığında kimin yapay zeka ürünü olduğu tespitine çalışılmıştır. Testin amacı bir makinenin düşünebildiğini söylemenin mantıksal olup olmadığıdır.

Bütün bunların ışığında önemli olan soru yapay zekanın insan gibi sorumluluğunun olup olmayacağı, yapay zeka ile ceza hukuku arasındaki ilişkinin durumudur.

II- Yapay Zeka ve Ceza Sorumluluğu

Yapay zeka, haksız fiillerle hukuka aykırı olarak zarar verebilir. Buna örnek olacak birçok olay yaşanmıştır. 1981 yılında Japonya’nın Kawasaki fabrikasında gerçekleşen olayda, fabrikada çalışan 37 yaşındaki Kenji Urada, fabrikaya ait robotun bakım işlerinde görevlidir. Urada, robotun bakım işlerini yaptığı sırada robotu kapatmayı unutur. Bakımını gerçekleştirirken, faaliyetinin engellendiğini düşünen robot, Urada’ya hidrolik kolları ile vurur ve Urada’nın ölümüne sebep olur. Kawasaki fabrikasında gerçekleşen olay bir robotun insanı ölümüne sebep olan ilk olay olarak tarihe kazınmıştır.

Amerika’nın Arizona eyaletinde de otonom sürüş modunda olan Uber’in yayanın ölümüne yol açmıştı. Bir benzeri olay, Tesla’nın otomatik pilot kontrolünde olan aracının önünde sürüşe devam eden beyaz traktörü tespit edemeyerek kaza yapmıştı.

Önemli olan noktaysa bu ve bunun gibi olaylarda yapay zekanın ceza sorumluluğunun ne durumda olacağı, bu fiillerden kimin sorumlu olacağıdır. Genellikle Türk Borçlar Kanunu’na göre zararın tazmini robotun üreticisine veya kullanıcısına ait olacaktır. Ancak bu durum şu anki teknolojiyi karşılayabilecek güçtedir. İlerleyen teknolojik gelişmelerde robotun da fail olup olmaması sorunu karşımıza çıkacaktır. Ceza hukukumuz suçun faili olarak doğrudan insanın olabileceğini kabul etmiştir. Ceza hukukumuzda fail olabilecek kişilerin kusurlu hareket edebilmesi önemli husustur. Ceza hukukunda kişinin sorumluluğundan bahsedebilmek için, kanunda suç olarak yer alan fiillerin maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmiş olması gerekir. İrade yeteneği olmayan tüzel kişiler suçun faili olamazlar. Yapay zekanın kusuruyla hareket edip edememesi, davranışlarının sonucunu kavrayıp kavrayamaması birtakım tartışmalara yol açmıştır.

Eski dönemlerden beri suç faili olamayacak insan grupları da vardır. Akıl hastaları, kadınlar, cenin ve köleler buna örnek olarak gösterilebilirler.

Yapay zekalar ve robotlar da gitgide hayatımızın içine yerleşmeye başlamış, yokluğu fazlasıyla hissedilen ve günlük hayatımızdaki ihtiyaçlarımızın birçoğunu, işlerimizin büyük kısmını yapay zekaya yaptırmamızdan olsa gerek ki yapay zekayla ilgili araştırmaları, ceza sorumlulukları hakkında hukuki düzenlemeler yapılması ihtiyacı doğmaya başlayacaktır.

Ceza Sorumluluğu Türleri ve Araç Olarak Kullanma

Yapay zekanın araç olarak kullanıldığı durumlarda programlayıcının ya da kullanıcının sorumlu olduğu durumlar oluşabilir. Araç olarak kullanılan robotlar, tamir aleti gibi sadece belli bir sonucu gerçekleştirmek için araçtan ibarettir. Bizim için önemli olan kısım bu değildir. Robot, üreticisinden kaynaklanan bir program hatasından dolayı zarar vermiş olabilir, bu durumda üreticinin sorumluluğuna gitmek doğru olacaktır. Şayet robot programlamadan çıkarak kendisine göre bir hareketle zarar vermişse, programlayıcının sorumluluğunda illiyet bağı kesilebilir ve programlayıcının sorumluluğundan bahsetmek zor hale gelir.

Bir diğer sorumluluk olarak, kullanıcının sorumluluğundan bahsedilebilir. Programlayıcı insan hayatını tehlikeye sokacak silahı üretmiş, kullanıcıysa başkalarının hayatına bu silahla müdahale etmiş olabilir. Bu gibi durumlarda kullanıcının sorumluluğuna, programlayıcının da dolaylı failliğine gidilebilir. Ölümcül robotlar da denilen ‘’otonom silah sistemleri’’ bunlara örnektir. Burada silah sistemleri basit araç olmaktan çıkmış olup suç işlemeye araç olarak kullanılan bir insan özelliğine girmiştir. Türk Ceza Kanun’u madde 37/2’ye göre ‘’ Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur.’’ Bu maddeye dayanılarak, yapay zekayı araç olarak kullanan ve bir başkasına zarar veren kişinin sorumluluğu da ortaya çıkabilir. Yapay zeka programlanırken veya kullanılırken ortaya çıkan ihmallerden dolayı taksirli sorumluluğu kabul edilebilir.

III- Robotların Doğrudan Sorumluluğu

Gelişen teknoloji ile birlikte ileride yapay zeka alanına hukuki düzenlemeler gelmelidir. Bu düzenlemelerde asıl önemli olan nokta, yapay zekanın doğrudan suçun faili olup olamayacağıdır. Yapay zekanın kullanıcısı yahut programlayıcısının en azından ceza hukuku genel hükümlerimize göre taksiri aranmıştır. Yapay zekanın şu an için bir kusurundan bahsetmek pek mümkün değildir ancak yapay zeka geçmişinden beri takip edildiğinde gelecekte kusurunun mümkün olacağı, yapay zekanın insanlar kadar hatta insanlardan daha zeki durumda olacağı tahmin edilebilir boyuttadır. Yapay zekanın kusurunda, yeteneğinin olup olmamasının tespiti önemlidir. Örneğin Google’ın yapay zeka uzmanı Ray Kurzweill, günümüzden 15 yıl sonra yapay zekanın insanlardan daha akıllı olacağını, söyleyeceklerimizi anlayabileceğini, tecrübe ederek öğreneceğini hatta insanlarla flört edebileceğini ileri sürmüştür. Moore Yasası’na göre de bilgisayarların işlem kapasitelerinin her geçen yıl evvelki senenin iki katına çıkacağını öngörmüştür. Yapay zekanın da buna paralel olarak ortaya çıktığı her makinede, robotun bir sonraki versiyonunda daha güçlüsünün ortaya çıkacağı aşikardır.

Yapay Zekanın Kişiliği Olması

Yapay zekanın hareketlerinden doğan zararların giderilmesinde tazmin edilecek kişi ve suçun faili, üretici veya kullanıcı olmaktadır. Yapay zekanın henüz bir kişiliği olmadığı için uygulanmasında zorluk çıkmaz. Ceza hukukumuza göre kişi sadece kendisinin işlediği fiiller nedeniyle sorumlu tutulabilir. Yapay zekaya ileride verilecek kişilik sayesinde yapay zekanın doğrudan failliği söz konusu olabilir. Teknolojik gelişmelerle birlikte yapay zekanın insandan daha zeki hale gelmesi mümkündür. Yapay zekanın kendini programlayabilir yapıda olursa insanlardan bağımsızlığını gerçekleştirmiş olabilecektir. Tüm bunların ışığında yapay zekanın ceza sorumluluğu kabul edilebilir.

Yaptırım

TCK madde 45’te yaptırımlar düzenlenmiştir, bunlar hapis cezası ve adli para cezası olarak karşımıza çıkar. Ayrıca tüzel kişilere ilişkin güvenlik tedbirleri de düzenlenmiştir. Suçlara ilişkin yapılan bu cezalar suçun yeniden işlenmesini önlemek ve kişinin topluma yeniden dönüşünü sağlamak içindir. Yapay zekaya uygulanacak yaptırım ilk bakışta güvenlik tedbirleri olarak düşünülebilir. Ancak yapay zekaya, tüzel kişi gibi uygulanacak güvenlik tedbiri yapay zekanın amacına ve fonksiyonuna aykırı olabilir.

IV- Sonuç

Gelişen teknolojiyle birlikte insana çoğu alanda ihtiyacın azalması, robotların insanların yapabileceği her işi yapmaya başlaması ve önümüzdeki zaman diliminde yapay zekanın insanlardan güçlü olabilme ihtimalleri göz önüne alındığında mevcut olan hukuk sistemimiz için yapay zekanın sorumluluğu için yeni bir düzenleme elbet gerekli olacaktır.

Kaynakça


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

58

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.