Yürürlükte olduğu dönem boyunca birçok eleştiriye maruz kalmış, işlevini yerine getirip getirmediği hususunda tartışmalara sebep olmuş, iki darbenin ürünü olan Devlet Güvenlik Mahkemelerini inceleyeceğiz bu metinde.

Devlet Güvenlik Mahkemeleri, devletin güvenliğini ihlal eden suçlara bakmakla yükümlü olan mahkemelerdir. Bir başkan ve iki üyeden meydana gelir ayrıca her Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde iki yedek üye, bir savcı ve yeteri kadar savcı yardımcısı bulunmaktadır. Bu mahkemelerin kararlarına karşı temyiz yeri Yargıtay’dır. Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin yargı çevresine giren bölgelerde sıkıyönetim ilan edilmesi halinde, bu bölgelerle sınırlı olmak üzere kanunla belirlenen esaslara göre Devlet Güvenlik Mahkemesi, Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi’ne dönüştürülebilir.
DGM’LERDE İLK DÖNEM
Devlet Güvenlik Mahkemeleri ilk olarak 12 Mart darbesinin ardından 1961 Anayasası’nda 1973 yılında yapılan değişikliklerle kurulmuştur. Amacı ise 1773 No’lu kanunun 1.maddesinde de belirtildiği üzere devletin ülkesi ve milleti ile bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devlet güvenliğini ilgilendiren suçlara bakmakla görevlidir. Kuruluşunun üzerinden henüz fazla bir zaman geçmeden Anayasa Mahkemesi’nin kanunu şekil yönünden iptal etmesi üzerine 11 Ekim 1976’da kaldırılmıştır. Böylelikle Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin ilk dönemi bir süreliğine kapanmıştır.
DGM’LER YENİDEN KURULUYOR!

1982 Anayasası’yla 12 Eylül Darbesi’nin ardından bu mahkemeler yeniden gündeme gelmiştir. MGK Başkanı ve Devlet Başkanı Kenan Evren darbe sonrasında hızlı karar alınması amacıyla ve sıkıyönetim sonrası sıkıyönetim mahkemelerinin devam etmesi gerektiğini söylemişlerdir. Bunun ardından 1982 Anayasası’nın 143. maddesiyle Devlet Güvenlik Mahkemeleri yeniden kurulmuştur. 1984’de ise resmen göreve başlamışlardır.
DGM’LERDE SONA GELİNMESİ
Birçok eleştiri sonrasında 07.05.2004 tarihinde çıkarılan 5170 numaralı kanunla Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılmıştır. Bu mahkemelerin yerine HSYK tarafından sekiz ilde Ağır Ceza Mahkemeleri kurulmuştur. Bu iller: Ankara, İstanbul, İzmir, Erzurum, Malatya, Diyarbakır, Adana ve Van’dır.
DGM’LERİN ELEŞTİRİLERİN ORTASINDA KALMASI
Devlet Güvenlik Mahkemeleri yapısı ve yargılama usulleri yönünden sürekli tartışmalara sebep olmuştur. İlk konulardan birisi darbelerin mirası olması sebebiyle mahkemelerde bulunan askeri üyelerdir. Bu durumun mahkemelerin bağımsızlığına gölge düşürdüğü iddiası sürekli öne sürülmüştür. Diğer mevzu ise olağanüstü hal durumlarında, bu mahkemelerin her türlü suçu yargılama yetkisinin bulunmasıdır. Bu durum mahkemelerin sıkıyönetim durumunda sıkıyönetim mahkemesine dönüşmesine, Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin siyasal olağanüstü mahkeme niteliği taşıdığına işaretti. Ayrıca birçok hukukçu da Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin uyguladığı özel yargılama sisteminin, savunma hakkını, yargı ve kişi güvencesini ve yargı bağımsızlığını sınırlayıcı nitelikte olduğunu düşünüyordu. Gözaltı süresinin uzunluğu, savunma haklarının kısıtlanması, HSYK’nın Adalet Bakanlığı’nın emrindeymiş gibi çalışması, soruşturma açmanın kolaylığı gibi sebepler de bu mahkemelerin eleştirilmesine sebep olmuştur.
DGM’LERDE YARGILANAN BAZI KİŞİLER
-Abdullah ÖCALAN
-Necmettin ERBAKAN
-Fethullah GÜLEN
-Adnan Hoca lakabıyla bilinen Adnan OKTAR
-Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Hanefi AVCI
-Uluslararsı Uyuşturu Kaçakçısı Urfi ÇETİNKAYA
-İnsan Hakları Derneği eski Genel Başkanı Akın BİRDAL
KAYNAKÇA
https://www.birgun.net/haber-detay/dgm-donemi-bitiyor-21180.html
https://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5170.html
[zombify_post]
0 Yorum