Bu Kasabada Ölmek Yasak!

Ölmenin yasak olduğu bir yer hayal edebildiniz mi? Ya da neden yasak olabileceğini düşündünüz mü?3 min


35

Ölüm, insan hayatının evrelerinden biri ve hatta son evresidir. Yalnızca insanlar için değil tüm canlıların yaşamını yitirdiği bir evredir. Fakat Norveç’in Longyearbyen isimli kasabasında ölmek yasak. 

Kasaba, Kuzey Sahili ile Kuzey Kutbu arasında, neredeyse Kuzey Kutbu’na sıfır bir noktada yer alıyor. Oldukça soğuk olan kasabada 1971 yılında bir salgın çıkmış ve pek çok insan hayatını kaybetmiş. Yapılan araştırmalar sonucu ise salgına neden olan virüsün 70 yıl önce gömülmüş bir cesetten yayıldığı ortaya çıkmış. Havanın soğuk olması cesetlerin deformasyona uğramasını engellediği için cesetler üzerinde virüslerin var olmayı sürdürdüğü anlaşılmış. Bu sebeple bu kasabada ölmek yasaklanmış. O tarihten beri de bu kasabada talihsiz bir olayla ölüm tehlikesi ile karşılaşan kişiler uçak ile kasabadan çıkarılmaya başlanmış. Ayrıca kasabada hiç huzurevi de bulunmuyor. Ölebileceği anlaşılan kişiler de kasabadan başka yerlere taşınıyor. Kısacası bu köyde ölmek yasak, ölmenin ötesinde de gömülmek yasak. 

Peki, bunun hukuk ile ne alakası var? Hukuk ile çok yakından bağı olan bir durum.  Çünkü idarenin faaliyetleriyle oldukça alakalı.

İdarenin faaliyetleri dört başlık  altında incelenebilir:

  • Kamu hizmeti
  • Kolluk
  • Regülasyon
  • Özendirme ve destekleme

Bahsi geçen Longyearbyen Kasabası örneğinde değinilmesi gereken faaliyetler ise kamu hizmeti ve kolluk. Anayasa Mahkemesi kamu hizmetini şöyle tanımlamıştır:

“En geniş tanıma göre kamu hizmeti, devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından ya da bunların gözetimi ve denetimleri altında, genel ve ortak gereksinimleri karşılamak, kamu yararı ya da çıkarını sağlamak için yapılan ve topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinliklerdir.”

Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere düzenlilik ve süreklilik kamu hizmetinin önemli öğretilerinden biridir. Kanımca, kamu yararının devamlılığının sağlanması ve toplumun ortak ve genel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yürütülen her faaliyetin kamu hizmeti olduğu söylenebilir. Zira yine Anayasa Mahkemesi bir kararında bir hizmetin kamu hizmeti olup olmadığı saptamasını yaparken niteliğine bakılması gerektiğini belirtmiştir. 

Kamu hizmeti ile kolluk arasında sınırları birbirine çok yakın ve hatta bazı durumlarda iç içe geçen bir ilişki mevcuttur. İdare kolluk faaliyeti ile kamu düzenini sağlamayı, korumayı ve bozulmasını engel olmayı ve en nihayetinde bozulduğu takdirde eski haline getirmeyi hedefler. Bu manada kamu hizmetinin edimler sunma; kolluk faaliyetlerinin ise bazı yaptırımlar çerçevesinde hareket ederek kamu düzenini koruma görevlerini üstlendiği söylenebilir. Her iki faaliyetin -daha çok kolluk faaliyetinin- ana hareket noktası da kamu düzenidir. Çünkü bireylerin hak ve özgürlüklerini sağlıklı bir şekilde kullanabilmeleri, huzur ve refah içerisinde yaşayabilmeleri kamu düzeninin varlığını sürdürmesine bağlıdır. Kamu düzeni güvenlik, dirlik ve esenlik, genel ahlak ve genel sağlık olmak üzere dört unsurdan oluşur. İdare kolluk gücü aracılığıyla bireylerin can ve mal güvenliklerini sağlamak ve bireyleri tehlikelerden korumakla yükümlüdür. Bu güvenlik unsurunun tezahür etmesidir. Aynı zamanda idare bireylerin sağlıklı bir ortamda yaşamlarını sürdürmek ve bu bağlamda bireyleri her türlü bulaşıcı hastalıktan korumakla da görevlidir. Bu yükümlülük ise genel sağlık unsurunun tezahür etmesidir.

SONUÇ OLARAK

Yazının başında bahsi geçen Lonyearbyen Kasabası’nda “ölme”nin yasaklanması idarenin kolluk ve kamu hizmeti faaliyetlerinin yansıması olarak değerlendirilebilir. Söz konusu faaliyetin kolluk ve kamu hizmetinin ortak kesişim alanına girdiği de savunulabilir ancak ,fikrimce, faaliyetin kamu düzeninin güvenlik ve genel sağlık unsurlarını korumaya yönelmiş olması kolluk faaliyeti olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Son olarak ,kanımca, Longyearbyen Kasabası ile edebiyat arasında bir bağlantı da Atilla İlhan’nın “Ölmek Yasak” isimli şiiri ile kurulabilir: 

“Olur mu gecemi yeşile çalmak
 Yıldız çivilemek parmakuçlarıma
 Ölüm kadar çabuksa eğer yaşamak
 Hiç doğmamayı isterdim ama
 Bir kere doğmuşum ölmek yasak

Kaynakça:

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

35

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.