4 Muhalefet Partisi İttifak İçin Anlaştı ! Peki Seçime Etkileri Neler, Seçmen Nasıl Oy Verecek ?

Bildiğiniz üzere 24 Haziran'da oy kullanacağımız erken seçimde 2 ittifak oluştu. Peki bu ittifaklar ile ilgili teknik bilgiler neler? Sizler için toparladık.5 min


115

Dün gece bildiğiniz üzere birçok haber ajansı Cumhuriyet Halk Partisi, İyi Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti ittifakının kesinleştiğini son dakika olarak verdiler. İsmi henüz belirlenmeyen bu ittifak dışında bir de Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı var. Dün gece boyunca tüm haber kanalları canlı yayında bu konuyu konuştu. Sosyal medyada da bir numaralı gündem oldu. Ben de bunun üzerine kamuoyunda çok bilinmeyen ya da yer yer hatalı bilinen ufak tefek konuların doğrularını yazayım biraz da kendimce değerlendirme yapayım istedim. O kadar Anayasa Hukuku ile cebelleştik. Bir işe yarasın değil mi? 🙂 Konular hakkında bilgi verirken soru cevap şeklinde gideceğim. Haydi başlayalım.

  • İttifaka mı oy verilecek yoksa partiye mi?

Biz 24 Haziran’da iki seçim aynı anda yapacağız. 1.si Milletvekili seçimleri, 2.si de Anayasa değişikliği sonucu halk arasında “Başkanlık Seçimleri” olarak söylenen Cumhurbaşkanlığı Seçimleri. 1.seçimde ittifakın tek farkı oyların hesaplanmasında olacak, onun dışında herkes yine bir partiye oy verecek. Yani pusulada yine her parti ayrı ayrı olacak ama D’hondt sistemine göre hesaplanacak vekil sayıları belirlenirken ittifakın farkı ortaya çıkacak. Mesela normalde %10’u geçemeyen ve mecliste yer alamayan bir parti eğer ki ittifakında toplam oyu %10’u geçmiş bir parti varsa aldığı oy oranına göre vekil sayısına sahip olacak ve mecliste yer alacak.

2. seçimde ise ittifak zaten sistem içerisinde söz konusu değil fiilen söz konusu. Bu ittifak sadece aday göstermede söz konusu olacak. Yani biz kişilere oy vereceğiz. Şimdiye kadar bildiğimiz Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan. Diğer partilerin kimi aday göstereceği henüz kesin değil. Ama diğer ittifakın adaylarını ayrı ayrı çıkaracağı konuşuluyor. Ki zaten Saadet Partisi Temel Karamollaoğlu’nun aday olduğunu açıkladı.

  • İttifakın ne faydası/zararı olur?

Ülkemizde görünen ittifaklar 2 taraf gibi gözüküyor. Yüksek kitlesi olabilecek olmasına rağmen ittifakların dışında kalan tek parti kaldı o da HDP. Onun dışında resmen 2 taraflı bir seçim olacak gibi görünüyor. Bu bizlere Amerika’daki Cumhuriyetçiler ve Demokratlar ayrışmasını andırıyor. Bunun ne faydası olabilir konusuna gelirsek: İttifak yapan partiler eğer ki birbirine yakın kesimlerden ise kararsızların oylarını ve kendi tabanlarının oylarını korumuş olurlar. Mesela Cumhur İttifakı buna örnek gösterilebilir. Bu ittifak sayesinde Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi toplam oy oranı hesabı sayesinde meclis aritmetiğinde daha fazla milletvekili elde edebilir. Bunun yapılmış hesapları var şuradan ulaşabilirsiniz. Onun dışında yine faydalarına eklenebilecek bir başka nokta, ittifak sayesinde %10’u geçemeyecekken ittifak ile Meclis’e girebilecek örneğin Saadet Partisi ve Demokrat Parti gibi partilerin de kendi tabanını temsil edebilecek olmaları olarak belirtilebilir. Zararlarına geçecek olursak da bu konu ülkelerin siyasi gündemine göre değişkenlik gösterebilir. Ama biz kendi ülkemiz için bu konuyu değerlendirirsek çok net bir noktadan konuya girebiliriz. O da: Ayrıştırma. Maalesef ki ülkemiz son yıllarda gergin bir iklimde. Nefret söylemleri farklı kökenden insanların ağzından asla eksilmiyor. Bu tarz kutuplaşmalar zaten mevcutken bir de ittifaklar ile siyasi partiler adeta 2 grup haline gelirse bu kez de bu 2 grubun sebep olabileceği bir başka ayrışma daha söz konusu olabilir. Sıkıntıların anında oluşabileceği ortamları bulabildiği ülkemizde bu konunun bir risk olduğu tartışmaya kapalı maalesef.

  • İttifak Meclis’teki aritmetiği nasıl etkiler?

Buna iki açıdan yaklaşabiliriz: 

1- Daha yüksek oy alması muhtemel olan Cumhur ittifakı açısından. 

2- Cumhur ittifakından daha fazla oy almaya çalışan diğer (henüz ismi belirli değil) ittifak açısından.

Cumhur ittifakı açısından şöyle bir durum var: Bu iki parti eğer bekledikleri oyu alırlarsa karar verme yetileri çok yüksek olacak şekilde Milletvekili sayısına sahip olacaklar. İşte buradan şu ortaya çıkıyor: İttifaklar ittifakları doğurur. Buradan da 2. açıya geçiyoruz. O da şu ki: Diğer ittifak, Cumhur ittifakı bu sayıya ulaşamasın diye %1-2 oy alan partilerin dahi oyunu değerlendirmek ve o çoğunluğu onların elinden almak için kaçınılmaz bir şekilde ittifak kurmak durumunda kalıyorlar. Yani işin özü şu ki: İttifak yapan partilerin hiçbir oyu kaybolmuyor. Aldıkları her oy kendilerine meclis aritmetiğinde söz sahibi olma şanslarını artırıyor. Yani ittifaklar meclis aritmetiğini ve sayısını doğrudan etkiliyor diyebiliriz. 25 Haziran sabahı birçok haber bülteninde “İttifak olmasaydı şu olurdu, bu olurdu, yeter sayı (karar alabilmek için) yakalanırdı, şimdi yeter sayı yok vs” gibi konuşmalar yapılabilir. Çünkü görünen o ki bizi 24 Haziran’da kıl payı sonuçlanacak bir seçim bekliyor. Burada da rakiplerine avantaj vermemek isteyen partilerin ittifak yapmaları kaçınılmaz oluyor.

Ufak bir beyin fırtınası ve değerlendirme:

Yukarıda ittifaklar ile ilgili teknik bilgiler verdim. Bunlar biraz kağıt üstünde. Biraz da sosyal etkileri üzerine bir şeylerden bahsetmek istiyorum. Şu an diğer ittifakın tek amacı artık Recep Tayyip Erdoğan’ı ülke siyasetinden uzak tutmak ve bir şekilde bu seçimi kazanmak olarak görülüyor. Bu halde de ittifak yapmaları şöyle faydalı: Partilerin, sayısal olmasa da manevi etkilerini kullanarak ve tabanlarına “Bir şekilde karşı tarafı alt etmeli ve seçimi biz kazanmalıyız. Başka şansımız yok!” mesajını verebilmek için tek yol ittifak. Bu net. Çünkü sayıları olmasa da bazı partilerin etkileri yüksektir. Mesela Saadet Partisi bunların başında gelir. Diğer ittifakın en yüksek oy oranlı partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin amacı söylemlerinde olduğu gibi Recep Tayyip Erdoğan’ı alt etmek ise yaptıkları ittifak hamlesi ve bu hamlenin içinde Saadet Partisi’nin olması çok yerinde bir hamledir. Zira Saadet Partisi ismen korkutucu gelmese de Anayasa değişikliği oylamasında en sağcı ve en Erdoğan sempatizanı gözüken Üsküdar, Eyüp gibi büyük İstanbul semtlerinde, sağcı bir şehir olan Ankara’da “Hayır” çıkmasının en büyük sebebidir. Bu bütün siyasi kesimler tarafından söylenilegelen bir Türkiye gerçeğinin tecellisidir. 

Aynı şekilde Cumhur ittifakına gelecek olursak, son seçimde neredeyse kaybedecek olan “Evet” cephesinin devamı olarak bu ittifakın oluşması zaten kaçınılmazdı. Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi tabanıyla birlikte zar zor %50’yi geçen Recep Tayyip Erdoğan’ın başkan seçilmek için Milliyetçi Hareket Partisi tabanını elde tutmak zorunda olduğu çok netti. Aynı şekilde zaten oy kaybetmekte olan ve bir de açılması sonrasında İyi Parti’ye tabanının çoğunu kaybeden Milliyetçi Hareket Partisi’nin de baraj altında kalma korkusuyla böyle bir ittifaka muhtaç olduğu tartışılmazdı. Bence, herkes kendisi için en iyisini yaptı. Bu saatten sonra bizi zorlu bir seçim gündemi bekliyor. Umarım 24 Haziran 2018 günü sandıktan ülkemiz için en hayırlı sonuç çıkar.

Bunca ittifak, çekişme, rekabet ve manevradan sonra görünen o ki tüm unsurları hesap etmenin ardından ortaya çıkan sonuçta bizlere büyük iş düşüyor. Çünkü ülkenin kaderine etki edecek bu tarihi seçimde tek söz sahibi biziz. Bu ülkenin vatandaşları olarak Türkiye Cumhuriyeti tarihinin belki de en önemli seçiminde oy vermeyi unutmayın. Bu bir tercih değil. Görevdir.

KAYNAKÇA

BarakaFikir

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

115

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.